WhatsApp’tan Üste Hakaret Etmek Askerî Suç Sayılır mı?
Asker kişinin amirine veya rütbe ve kıdem bakımından üstü olan başka bir asker kişiye WhatsApp üzerinden hakaret niteliğinde mesaj göndermesi, sözlerin içeriği ve olayın şartlarına göre 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen amire veya üste hakaret suçunu oluşturabilir. Suçun oluşabilmesi için hakaretin mutlaka yüz yüze veya askerî birlik içerisinde gerçekleştirilmesi gerekmez. Yazılı iletişim araçları kullanılarak gönderilen mesajlar da kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelik hakaret niteliği taşıyorsa askerî ceza sorumluluğuna neden olabilir.
Bununla birlikte WhatsApp üzerinden üst veya amire gönderilen her sert, kaba, eleştirel ya da nezaketsiz mesajın otomatik olarak Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında suç oluşturduğunu söylemek doğru değildir. Mesajda kullanılan ifadelerin gerçekten üstün veya amirin kişisel onurunu, şerefini ve saygınlığını rencide edecek ağırlıkta olup olmadığı; sözlerin hangi olay üzerine yazıldığı, taraflar arasındaki konuşmanın bütünü, mesajın gönderildiği ortam ve failin hakaret kastıyla hareket edip etmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu ayrım özellikle askerî ceza hukuku bakımından önemlidir. Bir mesaj hakaret suçunun ağırlığına ulaşmamış olsa bile askerî nezaket ve saygı kurallarına aykırı olması nedeniyle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında disiplin sorumluluğu doğurabilir. Dolayısıyla aynı WhatsApp mesajı hakkında yapılacak hukuki değerlendirmede ilk soru yalnızca “mesaj uygun mu?” değil, “mesaj Askerî Ceza Kanunu anlamında hakaret mi, yoksa daha düşük yoğunlukta bir disiplin ihlali mi?” olmalıdır.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?
Ast durumundaki asker kişinin amirine veya üstüne yönelik hakareti esas olarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenmektedir. Bu hüküm, yalnızca mağdurun kişisel onur ve saygınlığını değil, askerî hiyerarşi ve disiplin düzenini de korumayı amaçlamaktadır. Askerî sistem içerisinde ast ile üst veya amir arasındaki ilişkinin otorite ve disiplin esaslarına dayanması nedeniyle kanun koyucu bu tür hakaretleri Türk Ceza Kanunu’ndaki genel hakaret suçundan ayrı bir askerî suç olarak düzenlemiştir.
Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca amire veya üste hakaretin basit şekli üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla karşılanmaktadır. Hakaret hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlemden dolayı gerçekleştirilirse ceza altı aydan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Hakaretin daha ağır biçimlerde gerçekleştirilmesi durumunda ise aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında daha yüksek cezalar öngörülmektedir.
2021 yılında Askerî Ceza Kanunu’na eklenen düzenlemelerle 85. maddede yer alan üste hakaret suçu ayrıca sırf askerî suçlar arasında sayılmıştır. Bu husus soruşturma usulü, askerî hiyerarşinin suç üzerindeki etkisi ve bazı ceza hukuku kurumlarının uygulanması bakımından önem taşımaktadır. Bu nedenle WhatsApp’tan amire veya üste gönderilen hakaret içerikli mesaj, tarafların asker kişi olması ve ast-üst ilişkisinin bulunması hâlinde yalnızca TCK 125 kapsamında sıradan bir hakaret dosyası olarak değerlendirilmemelidir.
Askerî Ceza Kanunu Madde 85’e Göre Üste Hakaret Cezası Nedir?
Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde amire veya üste hakaret farklı ağırlık derecelerine göre cezalandırılmaktadır. Suçun temel şeklinde, başka bir ağırlaştırıcı durum bulunmaksızın amire veya üste hakaret eden asker kişi hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Örneğin tamamen özel bir zamanda, askerî hizmetle doğrudan ilgisi olmayan bir uyuşmazlık sırasında astın üstüne hakaret içeren WhatsApp mesajı göndermesi, ast-üst ilişkisinin hukuken dikkate alınmaya devam ettiği bir durumda suçun temel şekli kapsamında değerlendirilebilir.
Hakaretin hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlemden dolayı gerçekleştirilmesi hâlinde ceza ağırlaşmaktadır. Bu durumda kanunda altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Örneğin nöbet görevlendirmesi, izin işlemi, görev dağılımı, verilen emir, sicil işlemi, disiplin işlemi veya başka bir askerî hizmet nedeniyle sinirlenen astın daha sonra WhatsApp üzerinden amirine hakaret etmesi durumunda mesaj mesai dışında gönderilmiş olsa dahi “hizmete ilişkin bir işlemden dolayı” işlenmiş hakaret tartışması gündeme gelebilir.
Maddenin ikinci fıkrasında hakaretin “madde-i mahsusa tayini” suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde altı aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu hüküm uygulamada hakaretin belirli ve somut bir fiil veya olgu isnadıyla gerçekleştirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Üçüncü fıkrada ise hakaretin umuma teşhir edilmiş yazı, resim veya diğer yayın araçlarıyla ya da resmî makamlara verilerek işlem görmüş evrakla gerçekleştirilmesi hâlinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir.
Bu nedenle “WhatsApp’tan hakaretin cezası kaç yıl?” sorusuna tek bir ceza aralığı verilmesi doğru değildir. Mesajın hangi nedenle gönderildiği, hizmetle bağlantısı, kullanılan sözlerin niteliği ve mesajın kimlerle paylaşıldığı suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğini etkileyebilir.
Amir ile Üst Arasındaki Fark Nedir?
Askerî Ceza Kanunu bakımından “amir” ve “üst” aynı kavram değildir. Amir, makam ve memuriyet itibarıyla emir verme yetkisine sahip olan kişidir. Dolayısıyla kişinin doğrudan emir-komuta zincirinde bulunan bölük komutanı, takım komutanı veya görev gereği emir verme yetkisine sahip başka asker kişiler amir sıfatını taşıyabilir.
Üst kavramı ise rütbe veya kıdem büyüklüğünü ifade eder. Kişinin mutlaka doğrudan amiri olması gerekmez. Rütbe veya kıdem bakımından yüksek olan asker kişi, aralarında doğrudan emir-komuta ilişkisi bulunmasa dahi “üst” olabilir. Örneğin başka bir birlikte görev yapan daha yüksek rütbeli asker kişi somut şartlara göre failin üstü konumunda bulunabilir.
Bu ayrım WhatsApp mesajlarında özellikle önemlidir. “Benim doğrudan komutanım değildi” şeklindeki savunma, mağdurun rütbe veya kıdem bakımından üst olması hâlinde tek başına AsCK 85’in uygulanmasını engellemeyebilir. Çünkü madde yalnızca amire değil, amire veya üste hakareti cezalandırmaktadır.
Buna karşılık tarafların aynı rütbe ve kıdem düzeyinde olması veya askerî mevzuat bakımından aralarında ast-üst ilişkisi bulunmaması hâlinde AsCK 85’in uygulanma şartları ayrıca değerlendirilir. Bu durumda olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’ndaki genel hakaret hükümleri veya yalnızca disiplin hükümleri gündeme gelebilir.
WhatsApp Mesajının Mesai Dışında Gönderilmesi Askerî Suçu Engeller mi?
WhatsApp mesajının mesai saatleri dışında gönderilmiş olması tek başına üste hakaret suçunun oluşmasını engellemez. Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin temel şekli zaten hakaretin mutlaka hizmet sırasında gerçekleştirilmesini şart koşmamaktadır. Taraflar arasındaki ast-üst ilişkisi hukuken devam ediyorsa hizmet dışındaki bir zamanda gerçekleştirilen hakaret de suçun temel şeklini oluşturabilir.
Bununla birlikte mesajın hizmet dışındaki bir zamanda gönderilmiş olması cezanın hangi bölümden belirleneceği açısından önem taşıyabilir. Hakaret tamamen özel bir uyuşmazlık nedeniyle gerçekleştirilmişse üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını düzenleyen temel hüküm gündeme gelebilir. Buna karşılık mesaj akşam saatlerinde veya izin gününde gönderilmiş olsa bile içeriği doğrudan görev, emir, nöbet, disiplin işlemi veya başka bir askerî hizmete ilişkinse hakaretin “hizmete müteallik bir muameleden dolayı” işlendiği kabul edilerek daha ağır ceza gündeme gelebilir.
Dolayısıyla WhatsApp mesajının gönderildiği saatin tek başına belirleyici kabul edilmesi doğru değildir. Mesajın neden gönderildiği ve hakarete yol açan olayın askerî hizmetle bağlantısı daha önemli olabilir.
Görev Nedeniyle Üste WhatsApp’tan Hakaret Etmenin Cezası Daha mı Ağırdır?
Askerî Ceza Kanunu, hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlemden dolayı gerçekleştirilen üste hakareti suçun daha ağır şekli olarak düzenlemiştir. Bunun nedeni hakaretin yalnızca üstün kişisel onurunu hedef almaması, aynı zamanda emir-komuta ilişkisini ve askerî hizmetin yürütülmesini de doğrudan etkilemesidir.
Örneğin amirin nöbet yazması, izin vermemesi, görev dağılımı yapması, emir vermesi, personel hakkında tutanak tutması veya disiplin işlemi başlatması nedeniyle astın amirine WhatsApp’tan hakaret içeren mesaj göndermesi durumunda hakaretin askerî hizmetle bağlantılı olduğu değerlendirmesi yapılabilir. Mesajın görev bittikten birkaç saat sonra gönderilmiş olması bu bağlantıyı kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.
Bu nedenle soruşturma sırasında mesajın hemen öncesindeki olayın ne olduğu özellikle araştırılmalıdır. Savunma açısından da yalnızca mesajın gönderildiği saate değil, konuşmanın tamamına ve mesajın hangi olay üzerine gönderildiğine bakılması gerekir.
Her Küfürlü veya Sert WhatsApp Mesajı Üste Hakaret Suçunu Oluşturur mu?
Bir mesajın kaba, nezaketsiz veya askerî terbiye kurallarına aykırı olması ile ceza hukuku anlamında hakaret oluşturması aynı şey değildir. Üste hakaret suçunun oluşabilmesi için kullanılan sözlerin amir veya üstün onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olması gerekir. Bunun yanında sözlerin kullanıldığı bağlam ve failin hakaret kastı da değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın güncel kararlarında bu ayrım açık biçimde görülmektedir. Bir askerin üstüne “ya defol git” demesi kaba, saygısız ve askerî nezaket açısından uygun olmayan bir davranış olarak değerlendirilmiş; ancak somut olayda bu sözün tek başına üstün onur ve saygınlığına saldırı boyutuna ulaşmadığı kabul edilmiştir. Benzer biçimde bazı kaba hitapların veya “terbiyesiz” gibi ifadelerin her olayda hakaret suçunu oluşturmayabileceğine ilişkin yargı kararları bulunmaktadır.
Buna karşılık doğrudan ağır sövme sözleri, kişinin namusuna veya ailesine yönelik açık küfürler ya da kişiyi toplum içinde aşağılayan yoğun ifadeler AsCK 85 kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle WhatsApp mesajındaki kelime tek başına değil, mesajın tüm içeriği, önceki ve sonraki yazışmalar ile olayın gelişimi dikkate alınmalıdır.
Amire Eleştiri Yazmak ile Hakaret Etmek Arasındaki Fark Nedir?
Asker kişinin amirinin bir işleminden rahatsız olması veya verilen kararın yanlış olduğunu düşünmesi, amire hakaret etme hakkı vermez. Bununla birlikte amirin işlemini hukuki ve ölçülü bir dille eleştirmekle kişiliğine yönelik aşağılayıcı sözler kullanmak birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin “verilen görevlendirmenin adil olmadığını düşünüyorum” veya “bu işlem nedeniyle mağdur olduğumu değerlendiriyorum” şeklindeki ifadeler tek başına hakaret sayılmaz. Buna karşılık aynı düşüncenin amire yönelik ağır aşağılayıcı ifadelerle, küfürle veya şeref ve saygınlığı hedef alan sözlerle ifade edilmesi ceza ve disiplin sorumluluğuna yol açabilir.
Askerî hiyerarşi nedeniyle müracaat ve şikâyetlerin belirli usuller içerisinde yapılması gerektiği de unutulmamalıdır. Dolayısıyla mesaj hakaret seviyesine ulaşmasa bile kullanılan yöntem veya üslup disiplin hukuku bakımından ayrıca sorun oluşturabilir.
“Defol”, “Terbiyesiz”, “Sen Kimsin?” Gibi Sözler Üste Hakaret midir?
Bu tür ifadeler bakımından otomatik bir suç listesi oluşturulması doğru değildir. Yargıtay ve önceki askerî yargı uygulamalarında sözlerin olayın bütünü içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Aynı ifade bir olayda yalnızca kaba söz olarak değerlendirilirken başka bir olayda kullanılan ton, bağlam ve diğer ifadeler nedeniyle daha ağır hukuki sonuç doğurabilir.
Örneğin “defol git” veya “terbiyesiz” şeklindeki ifadelerin tek başına hakaret suçunun ağırlığına ulaşmadığına ilişkin kararlar bulunmaktadır. Ancak bu ifadelerin yanında açık küfür, somut aşağılayıcı isnatlar veya amirin şeref ve haysiyetini hedef alan başka sözlerin bulunması durumunda değerlendirme farklılaşabilir.
Bu nedenle WhatsApp ekran görüntüsünde yalnızca tartışmalı tek bir kelimenin alınması yerine konuşmanın tamamının incelenmesi gerekir. Mesajın öncesi, amirin verdiği cevaplar, tarafların hangi konuda tartıştığı ve mesajın hangi anlamda kullanıldığı suç kastının belirlenmesine yardımcı olabilir.
WhatsApp’tan Üste Doğrudan Mesaj Göndermek Hakaret Suçunu Oluşturabilir mi?
Hakaret içerikli mesajın doğrudan amirin veya üstün telefonuna gönderilmesi, AsCK 85 kapsamında suçun oluşması bakımından yeterli olabilir. Mesajın mutlaka bir WhatsApp grubunda paylaşılması veya başka kişiler tarafından görülmesi şart değildir. Üste hakaret suçunda korunan hukuki değer yalnızca kişinin sosyal çevredeki itibarı değil, askerî hiyerarşi ve disiplin düzenidir.
Bu nedenle “mesajı sadece komutana gönderdim, başka kimse görmedi” savunması, kullanılan ifadelerin gerçekten hakaret niteliğinde olması hâlinde tek başına suçun oluşmasını engellemeyebilir. Türk Ceza Kanunu’ndaki gıyapta hakaret bakımından tartışılan ihtilat koşulları ile askerî üste hakaret suçunun yapısı aynı değildir.
Ancak mesajın yalnızca amire gönderilmiş olması, AsCK 85’in üçüncü fıkrasında düzenlenen “umuma teşhir” şeklindeki ağırlaştırılmış hâlin uygulanıp uygulanamayacağı bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Özel mesaj ile kamuya veya geniş bir topluluğa açık şekilde yapılan paylaşım aynı hukuki durumda değildir.
WhatsApp Grubunda Üste Hakaret Etmek Suçu Ağırlaştırır mı?
Askerî personelin bulunduğu bir WhatsApp grubunda üst veya amir hakkında hakaret içeren mesaj yazılması hem suçun ispatı hem askerî disipline etkisi bakımından doğrudan özel mesajdan farklı sonuçlar doğurabilir. Grup içerisinde çok sayıda ast veya mesai arkadaşının hakareti görmesi, sözlerin üstün otoritesi ve askerî disiplin üzerindeki etkisini artırabilir.
Bununla birlikte her kapalı WhatsApp grubunun Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “umuma teşhir olunmuş yazı” kavramına otomatik olarak girdiği söylenmemelidir. Grubun niteliği, üye sayısı, erişimin sınırlı olup olmadığı ve mesajın daha geniş çevrelere dağıtılıp dağıtılmadığı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle WhatsApp grubundaki hakaret bakımından temel AsCK 85/1 suçunun oluşup oluşmadığı ile daha ağır nitelikli hâlin uygulanıp uygulanmayacağı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Üst WhatsApp Grubunda Değilse Arkasından Yazılan Hakaret Suç Olur mu?
Üste hakaret suçunun yalnızca üstün yüzüne karşı veya doğrudan kendisine gönderilen mesajla işlenebileceğini söylemek doğru değildir. Askerî ceza hukuku uygulamasında gıyapta gerçekleştirilen hakaretlerin de AsCK 85 kapsamında değerlendirilebildiği görülmektedir. Bunun nedeni suçun yalnızca bireysel şeref ve saygınlığı değil, askerî disiplin ve hiyerarşiyi de korumasıdır.
Örneğin astların bulunduğu bir WhatsApp grubunda grup üyesi olmayan bölük komutanı veya başka bir üst hakkında ağır hakaret içeren ifadeler kullanılması, mesajın daha sonra üst tarafından öğrenilmesi hâlinde soruşturma konusu olabilir. Burada sözlerin gerçekten belirli bir üstü hedefleyip hedeflemediği ve mesajı yazan kişinin kimi kastettiğinin anlaşılır olup olmadığı önemlidir.
“Komutanların hepsi şöyle” gibi belirsiz ve belirli kişiye yönelmeyen ifadelerle, adı veya görevi açıkça belirtilen belirli bir üst hakkında yazılan sözler aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Hakaret suçunda mağdurun belirlenebilir olması önem taşır.
WhatsApp Mesajında Üstün İsmi Yazılmamışsa Hakaret Suçu Oluşur mu?
Mesajda mağdurun adının açıkça yazılmamış olması hakaret suçunun oluşmasını her durumda engellemez. Mesajın içeriğinden, konuşmanın geçtiği bağlamdan veya kullanılan görev ve rütbe ifadelerinden kimin hedef alındığı açıkça anlaşılabiliyorsa belirli bir üst veya amire yönelik hakaret kabul edilebilir.
Örneğin aynı birlikte yalnızca bir bölük komutanı bulunurken “bölük komutanının…” şeklinde başlayan mesajdan hangi kişinin kastedildiği açıkça anlaşılabilir. Buna karşılık mesajın hiçbir gerçek kişiyi belirlememesi ve yalnızca soyut olarak kuruma, sisteme veya askerlik hizmetine yönelik kaba ifadeler içermesi durumunda AsCK 85 bakımından mağdur unsurunun oluşup oluşmadığı ayrıca tartışılır.
Bu nedenle soruşturmada yalnızca mesaj metnine değil, mesajın gönderildiği grubun yapısına, konuşmanın önceki bölümlerine ve tarafların kimi kastettiğini anlayıp anlamadığına da bakılması gerekir.
WhatsApp Mesajını Sildikten Sonra Hakaret Suçu Ortadan Kalkar mı?
Hakaret içerikli mesajın daha sonra silinmiş olması, suçun daha önce gerçekleşmiş olması hâlinde hukuki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mesaj mağdura ulaşmış veya grup üyeleri tarafından görülmüşse, daha sonra “herkesten sil” seçeneğinin kullanılması fiilin gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Bununla birlikte silinen mesajın içeriğinin nasıl ispatlandığı ayrı bir konudur. Karşı tarafta bulunan ekran görüntüsü, mesajın alıntılandığı başka yazışmalar, tanık anlatımları, cihaz incelemesi veya başka dijital deliller kullanılabilir. Mesajın yalnızca tek bir ekran görüntüsüyle ispat edilmeye çalışıldığı dosyalarda ekran görüntüsünün bütünlüğü ve gerçekliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mesajı silmek, hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir yöntem olarak görülmemelidir. Aksine bazı olaylarda mesajın silinmesi soruşturma makamınca olayın sonrasında gerçekleştirilen davranış olarak ayrıca değerlendirilebilir.
WhatsApp Ekran Görüntüsü Üste Hakaret Suçunda Delil Olur mu?
WhatsApp ekran görüntüleri askerî suç soruşturmalarında delil olarak değerlendirilebilir. Ekran görüntüsünde gönderen telefon numarası veya isim, mesajın tarihi ve saati, konuşmanın içeriği ve mesajın kime gönderildiği görülebilir. Bununla birlikte ekran görüntüsünün bulunması her durumda mesajın sanık tarafından gönderildiğinin kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Mesajın gönderildiği telefon numarasının kime ait olduğu, cihazı olay tarihinde kimin kullandığı, ekran görüntüsünün üzerinde oynama bulunup bulunmadığı ve konuşmanın öncesi ile sonrasının ne olduğu önem taşır. Özellikle yalnızca tek mesajın kesilerek dosyaya sunulduğu hâllerde bağlamın yanlış yansıtılması ihtimali bulunabilir.
Sanığın mesajı kendisinin göndermediğini savunması durumunda telefon incelemesi, hesap ve cihaz kayıtları, tarafların diğer mesajları ve gerektiğinde dijital inceleme gündeme gelebilir. Bu nedenle WhatsApp ekran görüntüsü önemli bir delil olmakla birlikte bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.
WhatsApp Mesajının Başka Kişiye Gönderilmek İstenirken Yanlışlıkla Üste Gitmesi
Uygulamada mesajın yanlış kişiye gönderildiği savunmasıyla karşılaşılabilir. Örneğin kişinin eşine veya arkadaşına göndermek istediği mesajı yanlışlıkla üstüne göndermesi mümkündür. Ancak mesajın yanlışlıkla üstüne ulaşmış olması tek başına hakaret kastının bulunmadığı anlamına gelmeyebilir; çünkü mesajın içeriğinde doğrudan o üstü hedef alan ifadelerin bulunması durumunda kişinin hakaret kastının kime yönelik olduğu ayrıca değerlendirilecektir.
Askerî yargı uygulamasına yansıyan mesaj dosyalarında da sanığın mesajı başka kişiye göndermek istediği yönündeki savunmasının, mesajın açık biçimde üstü hedef alması durumunda tek başına yeterli kabul edilmediği örnekler bulunmaktadır. Bu nedenle savunmanın mesajın içeriği, kullanılan hitap ve olayın bütün koşullarıyla uyumlu olması gerekir.
Buna karşılık mesajın gerçekten başka bir kişiyi hedeflediği ve mağdur üstle hiçbir bağlantısının bulunmadığı açıkça ortaya konulabiliyorsa suç kastı yönünden farklı bir değerlendirme yapılabilir.
WhatsApp’tan Amire Hakaret ile Amire Saygısızlık Aynı Şey midir?
Ceza hukuku anlamındaki üste hakaret ile 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu kapsamındaki amire saygısızlık aynı hukuki kurum değildir. AsCK 85 kapsamında hakaret bir askerî suçtur ve hapis cezası sonucunu doğurabilir. 6413 sayılı Kanundaki amire saygısızlık ise disiplin hukuku kapsamında değerlendirilen bir disiplinsizliktir.
6413 sayılı Kanun’un 18. maddesinde “amire saygısızlık”, hizmette veya hizmete ilişkin hâllerde amire gösterilmesi gereken saygının kasıtlı olarak gösterilmemesi veya amirin ikaz, tenkit ve muahezesinin saygıyla kabul edilmemesi şeklinde düzenlenmiştir ve aylıktan kesme cezasını gerektirebilir. Bunun yanında hizmet dışındaki bilinen ve tanınan amir veya üstlere karşı saygısız davranışlar Kanunun 15. maddesinde, hakaret seviyesine ulaşmayan askerî nezaketsizlikler ise 16. maddesinde ayrıca düzenlenmektedir.
Bu nedenle aynı mesajın ceza mahkemesinde hakaret suçunu oluşturmadığı sonucuna varılması, davranışın disiplin yönünden tamamen sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. Yargıtay’ın “hakaret değil, kaba veya nezaketsiz söz” şeklindeki değerlendirmeleri özellikle bu ayrım bakımından önemlidir.
WhatsApp Mesajı Hem Askerî Suç Hem Disiplin Cezası Doğurabilir mi?
Asker kişinin üste hakaret teşkil eden eylemi nedeniyle adli ceza soruşturması yürütülmesi, aynı olayın askerî disiplin yönünden ayrıca değerlendirilmesine engel değildir. Ceza sorumluluğu ve disiplin sorumluluğu farklı hukuki amaçlara sahip olduğundan aynı olayın iki ayrı süreçte incelenmesi mümkündür.
Örneğin WhatsApp mesajı nedeniyle AsCK 85 kapsamında soruşturma yürütülürken mesajın aynı zamanda amire saygısızlık, askerî nezaket kurallarına aykırılık veya başka bir disiplinsizlik oluşturup oluşturmadığı değerlendirilebilir. Ancak aynı davranışın disiplin hukukunda hangi madde kapsamında cezalandırılacağı belirlenirken fiilin özellikleri ve kanundaki özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Ceza yargılamasının beraatle sonuçlanması da disiplin soruşturmasını her durumda otomatik olarak sona erdirmez. Beraatin hangi gerekçeye dayandığı özellikle önem taşır.
Üste Hakaret Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen üste hakaret suçu sırf askerî suç niteliğindedir. Bu nedenle TCK 125 kapsamında bazı hakaret suçlarında görülen şikâyet sistemiyle aynı şekilde değerlendirilmez. Askerî disiplin ve hiyerarşinin korunması suçun temel hukuki amaçlarından biri olduğundan mağdur üstün daha sonra “şikâyetçi değilim” demesi tek başına askerî ceza soruşturmasının sona ermesini sağlamayabilir.
Bu nedenle tarafların sonradan barışması veya üstün şikâyetini geri aldığını belirtmesi de suçun kamu makamlarınca değerlendirilmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte mağdurun sonraki beyanları olayın gerçekleşme biçimi ve delillerin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabilir.
Üste hakaret ile taraflar arasında ast-üst ilişkisi bulunmadığı için TCK 125 kapsamında kalabilecek genel hakaret suçu birbirine karıştırılmamalıdır. İkinci durumda şikâyet rejimi farklı şekilde uygulanabilir.
Üste Hakaret Suçunda Soruşturma İzni Gerekir mi?
Asker kişilerin işlediği askerî suçların soruşturulması Askerî Ceza Kanunu’nun güncel sistemi içerisinde kural olarak soruşturma iznine tabidir. Bu nedenle AsCK 85 kapsamında üste hakaret iddiası ortaya çıktığında doğrudan klasik bir hakaret soruşturmasından farklı bir usul uygulanmaktadır.
Soruşturma izni konusunda asker kişinin görev yaptığı birlik veya askerî kurumun niteliğine ve personelin statüsüne göre kanunda belirtilen yetkili makamlar görev yapmaktadır. Yetkili merci, ihbar veya şikâyetin işleme konulması hâlinde ön inceleme yaptırabilir ve soruşturma izni verilip verilmemesine karar verir.
Soruşturma izni sürecinde personelin isnat edilen WhatsApp mesajına ilişkin açıklamasının alınması, mesajların incelenmesi ve olayın askerî hizmetle bağlantısının araştırılması mümkündür. İzin kararına karşı kanunda ayrıca itiraz mekanizması bulunmaktadır.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Suçuna Hangi Mahkeme Bakar?
Anayasa değişiklikleri sonrasında askerî mahkemelerin kaldırılmasıyla asker kişiler hakkında Askerî Ceza Kanunu kapsamında yürütülen ceza davaları adli yargı mahkemelerinde görülmektedir. AsCK 85 kapsamındaki üste hakaret dosyalarında suçun ceza sınırı ve somut nitelendirmesine göre görevli adli ceza mahkemesi belirlenmektedir.
Soruşturma Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülür ve iddianamenin kabulü hâlinde ceza davası adli yargı içerisinde devam eder. Ancak suç askerî suç niteliğini koruduğundan Askerî Ceza Kanunu’nun özel hükümleri uygulanmaktadır.
Bu nedenle askerî mahkemelerin kaldırılmış olması AsCK 85’in uygulanmadığı anlamına gelmez. Değişen husus yargılama merciidir; suç tipi yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
Üste Hakaret Suçunda HAGB veya Erteleme Uygulanabilir mi?
Üste hakaret suçunda hükmedilen cezanın miktarı ve sanığın kişisel durumu, cezanın bireyselleştirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya diğer ceza hukuku kurumlarının uygulanıp uygulanamayacağı güncel kanuni şartlara ve Askerî Ceza Kanunu’nun özel hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Ancak askerî personel bakımından ceza mahkemesinde verilecek kararın yalnızca infaz sonucuna bakılması yeterli değildir. Özellikle uzman erbaş, subay veya astsubayların belirli askerî suçlardan mahkûmiyetinin personel statüsü üzerinde ayrıca sonuçları bulunabilir. Uzman erbaş mevzuatında üste hakaret suçundan mahkûmiyet, sözleşmenin ve askerî statünün devamı bakımından açıkça önem taşıyan suçlar arasında düzenlenmiştir.
Bu nedenle “ceza ertelendi, meslek açısından sorun kalmadı” şeklindeki genel yaklaşım doğru olmayabilir. Ceza yargılamasının sonucu ile personel mevzuatındaki mesleki sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Üste Hakaret Mahkûmiyeti Uzman Erbaşın Sözleşmesini Etkiler mi?
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, belirli suçlardan mahkûm olan uzman erbaşların Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilerinin kesilmesine ilişkin hükümler içermektedir. Bu suçlar arasında üste hakaret suçu da yer almaktadır. Bu nedenle WhatsApp mesajı nedeniyle AsCK 85 kapsamında verilen bir mahkûmiyet, yalnızca hapis cezası yönünden değil uzman erbaşın mesleki statüsü bakımından da son derece ciddi sonuç doğurabilir.
Kanundaki düzenleme, bazı hâllerde cezanın ertelenmiş, seçenek yaptırıma çevrilmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasının dahi personel mevzuatı açısından ayrıca değerlendirilmesini gerektirebilir. Bu nedenle uzman erbaş açısından ceza dosyasındaki savunma ile sözleşme ve statü hukukunun birlikte ele alınması önem taşır.
Özellikle mesajın hakaret değil kaba veya nezaketsiz söz niteliğinde olduğu, mağdurla üst-ast ilişkisinin bulunmadığı veya fiilin AsCK 85’in daha ağır hizmet bağlantılı hâlini oluşturmadığı yönündeki savunmalar yalnızca hapis cezası miktarını değil, personelin mesleki geleceğini de etkileyebilir.
Subay veya Astsubayın Üste Hakaret Mahkûmiyetinin Mesleğe Etkisi
Subay ve astsubaylar açısından da üste hakaret suçu yalnızca ceza hukuku sonucu meydana getiren sıradan bir suç değildir. Fiilin askerî disiplin ve hiyerarşiye doğrudan yönelik olması nedeniyle mahkûmiyet, disiplin ve personel mevzuatı bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Somut olayın niteliğine göre personel hakkında disiplin işlemleri yürütülmesi, Yüksek Disiplin Kurulu sürecinin gündeme gelmesi veya mesleki statüyü etkileyebilecek başka idari işlemler tesis edilmesi mümkündür. Ancak ceza mahkûmiyetiyle disiplin işleminin hukuki dayanakları ve usulleri birbirinden ayrıdır.
Bu nedenle subay veya astsubayın WhatsApp hakaret soruşturmasında yalnızca “ne kadar ceza alırım?” sorusuna odaklanması yeterli değildir. Ceza davasının olası personel hukuku sonuçları da baştan değerlendirilmelidir.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Savunması Nasıl Yapılmalıdır?
Üste hakaret soruşturmasında savunma yalnızca “hakaret kastım yoktu” veya “mesajı sinirle yazdım” şeklindeki genel ifadelerden oluşmamalıdır. İlk olarak mağdurun olay tarihinde gerçekten amir veya üst sıfatını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Tarafların rütbe, kıdem, görev yeri ve emir-komuta ilişkisi somut olarak ortaya konulmalıdır.
İkinci olarak mesajın tamamı incelenmelidir. Soruşturma dosyasına yalnızca tek bir mesaj veya ekran görüntüsü sunulmuşsa konuşmanın öncesi ve sonrası getirtilmeli, kullanılan sözlerin hangi olay üzerine yazıldığı belirlenmelidir. Bir ifadenin hakaret mi, kaba söz mü, ağır eleştiri mi veya anlık tepki mi olduğu bağlamdan bağımsız değerlendirilmemelidir.
Üçüncü olarak hakaretin hizmet sırasında veya hizmete ilişkin işlem nedeniyle işlendiği ileri sürülüyorsa bu bağlantı ayrıca tartışılmalıdır. Mesaj tamamen özel bir uyuşmazlık nedeniyle gönderilmişse AsCK 85/1’in ağırlaştırılmış bölümünün uygulanmaması gündeme gelebilir.
Son olarak mesajın gerçekten şüpheli tarafından gönderilip gönderilmediği, ekran görüntüsünün bütünlüğü, telefon ve hesap bilgileri ile mesajın başka kişiye gönderilmek istenirken yanlışlıkla ulaştığı yönünde bir iddia varsa bunun somut olayla uyumu değerlendirilmelidir.
Hakaret Kastı Nasıl Belirlenir?
Üste hakaret suçunun oluşabilmesi için failin kullandığı sözlerin anlamını bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Bununla birlikte kişinin sonradan “hakaret etmek istemedim” demesi tek başına suç kastını ortadan kaldırmaz. Kullanılan ifadelerin açık anlamı ve olayın bağlamı birlikte değerlendirilir.
Örneğin açık ve ağır bir küfür içeren mesajın ardından “sinirliydim, hakaret kastım yoktu” şeklindeki savunmanın kabul edilmesi daha güç olabilir. Buna karşılık kullanılan sözün farklı anlamlara gelebilmesi, tartışma içerisinde anlık tepki niteliğinde bulunması veya doğrudan üstün kişiliğini hedeflememesi hâlinde kast ve tipiklik ayrıca incelenebilir.
Yargıtay’ın bazı kararlarında sözlerin kaba ve saygısız olduğu kabul edilmesine rağmen hakaret kastının veya hakaret suçunun maddi unsurunun yeterince oluşmadığı sonucuna varılması bu nedenle önemlidir.
Üstün Haksız Davranışı Hakareti Hukuka Uygun Hâle Getirir mi?
Amirin veya üstün haksız davrandığı düşüncesi, asta hakaret etme konusunda genel bir hak tanımaz. Asker kişinin amirinin hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemine karşı mevzuatta öngörülen müracaat, şikâyet veya yargı yollarını kullanması gerekir.
Bununla birlikte hakarete yol açan olayın gelişimi cezanın ve suç kastının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Üstün ağır tahrik niteliğinde söz veya davranışlarının bulunması, olayın aniden gelişmesi veya taraflar arasındaki karşılıklı sözlerin niteliği ceza hukuku bakımından değerlendirilmesi gereken hususlardır.
Bu nedenle soruşturma dosyasında yalnızca astın son mesajına değil, tartışmanın başlangıcına ve amirin mesajlarına da bakılması gerekir. Özellikle ekran görüntülerinin konuşmanın tamamını göstermesi bu açıdan önem taşır.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
WhatsApp’tan Komutana Küfür Etmenin Cezası Nedir?
Komutan aynı zamanda kişinin amiri veya rütbe ve kıdem bakımından üstü konumundaysa, WhatsApp üzerinden doğrudan onur ve saygınlığını hedef alan küfürlü mesaj gönderilmesi Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında değerlendirilebilir. Suçun temel şeklinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülürken, hakaret askerî hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlem nedeniyle gerçekleştirilmişse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Mesajın içeriğine ve hakaretin gerçekleştirilme biçimine göre maddenin daha ağır ceza öngören diğer fıkralarının uygulanması da tartışılabilir. Bu nedenle ceza miktarının yalnızca “WhatsApp’tan gönderildi” bilgisine göre belirlenmesi mümkün değildir.
Ayrıca olay disiplin soruşturmasına da konu olabilir ve özellikle uzman erbaş gibi sözleşmeli askerî personel bakımından kesinleşecek mahkûmiyet mesleki statü üzerinde önemli sonuçlar meydana getirebilir.
Komutan WhatsApp’tan Hakareti Affederse Ceza Davası Kapanır mı?
Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen üste hakaret sırf askerî suç niteliğinde olduğundan, mağdur üstün sonradan şikâyetçi olmadığını söylemesi veya tarafların barışması klasik şikâyete bağlı suçlarda olduğu gibi davayı otomatik biçimde sona erdirmez. Suçla korunan hukuki değer yalnızca mağdurun kişisel şerefi değil, aynı zamanda askerî hiyerarşi ve disiplindir.
Bu nedenle komutanın daha sonra “şikâyetçi değilim” şeklindeki beyanı soruşturmanın kendiliğinden düşmesi sonucunu doğurmayabilir. Bununla birlikte mağdurun olay hakkındaki sonraki açıklamaları, mesajın nasıl algılandığı ve olayın gerçekleşme biçimi bakımından delil olarak dikkate alınabilir.
WhatsApp’tan “Defol Git” Demek Üste Hakaret Suçu mudur?
“Defol git” gibi kaba ve saygısız bir ifadenin kullanılması her olayda AsCK 85 anlamında hakaret suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Yargıtay’ın güncel kararlarında da bu tür bir sözün somut olayda askerî nezaket ve saygı kurallarına aykırı olmasına rağmen üstün onur ve şerefine saldırı ağırlığına ulaşmadığı kabul edilebilmiştir.
Ancak aynı söz başka ağır ifadelerle birlikte kullanılmışsa veya konuşmanın bütünü açık biçimde üstün kişiliğini aşağılamaya yönelikse değerlendirme farklılaşabilir. Bu nedenle tek bir kelimeye göre değil, bütün mesajlaşmaya göre karar verilmesi gerekir.
Hakaret suçunun oluşmaması hâlinde dahi davranış 6413 sayılı Kanun kapsamında amire saygısızlık veya başka bir disiplin ihlali oluşturabilir.
WhatsApp’tan “Terbiyesiz” Demek Üste Hakaret midir?
“Terbiyesiz” kelimesi bakımından da otomatik olarak üste hakaret suçunun oluştuğu söylenemez. Yargı uygulamasında bu kelimenin bazı somut olaylarda rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap olduğu ancak kişinin onur ve saygınlığını rencide edecek hakaret yoğunluğuna ulaşmadığı kabul edilmiştir.
Bununla birlikte mesajın geri kalanında daha ağır ifadeler bulunması veya kelimenin belirli aşağılayıcı isnatlarla birlikte kullanılması hâlinde sonuç değişebilir. Askerî ceza hukukunda kullanılan sözün bağlamı, olayın sebebi ve kast birlikte değerlendirilmelidir.
WhatsApp Grubunda Komutanın Arkasından Küfür Etmek Suç mudur?
Komutanın WhatsApp grubunda bulunmaması, hakkında yazılan hakaret içerikli mesajların hiçbir şekilde suç oluşturmayacağı anlamına gelmez. Askerî ceza hukuku uygulamasında üste hakaretin gıyapta da işlenebileceği kabul edilmektedir. Bunun temelinde, suçun yalnızca kişisel onuru değil askerî disiplin ve hiyerarşiyi de koruması bulunmaktadır.
Grup mesajında kastedilen üstün açık biçimde belirlenebilir olması ve sözlerin hakaret niteliğinde bulunması hâlinde AsCK 85 kapsamında soruşturma yapılabilir. Ayrıca mesajın diğer asker kişiler arasında yayılması disipline etkisi bakımından da önem taşıyabilir.
Bununla birlikte kapalı bir WhatsApp grubuna yazılan her mesajın AsCK 85/3’teki “umuma teşhir” ağırlaştırıcı hâlini otomatik olarak oluşturduğu kabul edilmemelidir. Grubun niteliği ve paylaşımın kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Mesai Dışında Komutana WhatsApp’tan Hakaret Etmek Askerî Suç mudur?
Mesajın mesai dışında gönderilmesi AsCK 85’in uygulanmasını kendiliğinden engellemez. Ast ile üst veya amir arasındaki askerî ilişki hukuken mevcutsa hizmet dışındaki hakaret de suçun temel şeklini oluşturabilir.
Mesajın hizmetle herhangi bir bağlantısı bulunmuyorsa temel ceza aralığı gündeme gelir. Ancak hakaretin sebebi nöbet, izin, emir, görev dağılımı veya başka askerî işlemse mesaj gece veya izin gününde gönderilmiş olsa bile hizmete ilişkin işlem nedeniyle gerçekleştirilen nitelikli hâl tartışılabilir.
Bu nedenle soruşturma bakımından mesajın saatinden daha çok, hakarete yol açan olayın ne olduğu önem taşır.
Amir Olmayan Ancak Rütbece Üst Kişiye WhatsApp’tan Hakaret Suç mudur?
Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi yalnızca “amir” kavramını kullanmamakta, “amire veya üste” hakareti düzenlemektedir. Bu nedenle mağdurun failin doğrudan emir verme yetkisine sahip amiri olmaması, rütbe veya kıdem bakımından üst olması hâlinde suçun oluşmasını tek başına engellemez.
Örneğin başka bir bölükte görev yapan ancak rütbece daha yüksek asker kişi de kanunun tanımladığı anlamda üst olabilir. Bu nedenle savunmada yalnızca “benim doğrudan komutanım değildi” şeklindeki açıklama yeterli olmayabilir.
Tarafların rütbe ve kıdem durumlarının olay tarihinde ne olduğu somut olarak belirlenmelidir.
Aynı Rütbedeki Askerlerin WhatsApp’tan Birbirine Hakareti AsCK 85 midir?
Taraflar arasında amir-maiyet veya üst-ast ilişkisi bulunmuyorsa Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin uygulanma şartları oluşmayabilir. Bu durumda olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun hakaret suçuna ilişkin hükümleri veya askerî disiplin mevzuatı gündeme gelebilir.
Ancak aynı rütbenin her zaman aynı kıdem anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Askerî mevzuatta üstlük yalnızca rütbe değil kıdem büyüklüğünden de kaynaklanabilir. Bu nedenle “ikimiz de astsubaydık” veya “ikimiz de uzman çavuştuk” denilerek doğrudan ast-üst ilişkisi olmadığı sonucuna ulaşılmamalıdır.
Olay tarihindeki kıdem ve varsa makam nedeniyle emir verme yetkisi ayrıca incelenmelidir.
Yanlışlıkla Komutana Gönderilen Küfürlü Mesaj Suç Olur mu?
Mesajın yanlışlıkla komutana gönderildiği iddiası, hakaret kastının belirlenmesi bakımından araştırılması gereken bir savunmadır. Ancak mesajın içeriğinde doğrudan komutanı hedef alan ifadeler bulunuyorsa “başkasına gönderecektim” savunması tek başına yeterli olmayabilir.
Mesajın kime hitaben yazıldığı, önceki konuşmalar, mesajda kullanılan isim veya unvan ve gönderim sonrasında yapılan açıklamalar birlikte değerlendirilmelidir. Gerçekten başka bir kişiye yönelik mesaj olduğu açık şekilde anlaşılabiliyorsa suç kastı bakımından farklı bir sonuç ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yanlış gönderim iddiası her olayda otomatik beraat nedeni olmadığı gibi, hiçbir zaman dikkate alınmayacak bir savunma da değildir.
Ekran Görüntüsü Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Ekran görüntüsünün ispat gücü somut dosyanın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilir. Görüntüde mesajı gönderen numaranın, tarihin ve konuşmanın açıkça görülmesi güçlü bir delil oluşturabilir. Ancak sanık mesajı göndermediğini veya görüntünün değiştirildiğini ileri sürüyorsa dijital verinin güvenilirliği ayrıca incelenmelidir.
Konuşmanın yalnızca hakaret içerdiği ileri sürülen kısmının dosyaya sunulması durumunda önceki ve sonraki mesajların getirtilmesi özellikle önemlidir. Hakaret kastı ve sözlerin gerçek anlamı çoğu zaman konuşmanın bütününden anlaşılabilir.
Bu nedenle savunmada ekran görüntüsünün tek başına bulunmasından ziyade dijital delilin bütünlüğü, kaynağı ve diğer delillerle uyumu üzerinde durulmalıdır.
Üste Hakaret Suçunda Komutanın Tanık Bulması Gerekir mi?
Hakaret içerikli mesaj doğrudan mağdurun telefonuna gönderilmişse üçüncü bir tanığın bulunması suçun oluşması için zorunlu değildir. WhatsApp mesajının kendisi, mağdur beyanı ve diğer dijital deliller soruşturmada değerlendirilebilir.
Gıyapta hakaret iddiasında da askerî ceza hukukunda Türk Ceza Kanunu’ndaki genel hakaret suçundan farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir. Üste hakaretin askerî disiplin boyutu nedeniyle AsCK 85 uygulamasında gıyapta hakaret için klasik ihtilat koşulunun aynı biçimde aranmadığı yargı kararları bulunmaktadır.
Dolayısıyla “kimse duymadı” veya “yalnızca bir kişi gördü” savunması her olayda suçun oluşmasını engellemez.
Üste Hakaret Nedeniyle Hem Hapis Cezası Hem Disiplin Cezası Verilebilir mi?
AsCK 85 kapsamında yürütülen ceza soruşturması ile 6413 sayılı Kanun kapsamında yürütülen disiplin süreci birbirinden farklıdır. Aynı olay ceza hukuku bakımından askerî suç, disiplin hukuku bakımından ise askerî disiplin ihlali oluşturabilir.
Bu nedenle personelin ceza mahkemesinde yargılanması disiplin makamlarının olay hakkında ayrıca değerlendirme yapmasına engel değildir. Ancak disiplin cezasının hangi fiile ve hangi kanun maddesine dayanacağı ayrıca belirlenmelidir.
Ceza mahkemesinin beraat kararı verilmesi hâlinde de beraatin gerekçesi önem taşır. Fiilin gerçekleşmediği tespit edilmişse disiplin işleminin maddi temeli etkilenebilir; yalnızca hakaret suçunun ağırlığına ulaşmadığı kabul edilmişse daha düşük yoğunlukta disiplin sorumluluğu devam edebilir.
Üste Hakaretten Beraat Edilirse Disiplin Cezası da Kalkar mı?
Beraat kararının disiplin işlemine etkisi, mahkemenin neden beraat verdiğine göre değişmektedir. Mahkeme mesajın sanık tarafından gönderilmediğini veya olayın hiç gerçekleşmediğini tespit etmişse aynı maddi olaya dayanan disiplin cezasının hukuki dayanağı ciddi biçimde etkilenebilir.
Buna karşılık mahkeme sözlerin ceza hukuku anlamında hakaret yoğunluğuna ulaşmadığını ancak kaba ve nezaketsiz olduğunu kabul etmişse davranış 6413 sayılı Kanun bakımından disiplin ihlali olarak değerlendirilmeye devam edebilir.
Bu nedenle beraat kararının yalnızca hüküm fıkrasına değil, gerekçesine bakılmalıdır.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Uzman Erbaşın Sözleşmesinin Feshine Neden Olabilir mi?
Üste hakaret suçundan kesinleşen mahkûmiyet, uzman erbaşlar bakımından son derece önemli statü sonuçları doğurabilir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nda üste hakaret, uzman erbaşın Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin devamını etkileyebilecek suçlar arasında açıkça yer almaktadır.
Bu nedenle uzman erbaşın WhatsApp üzerinden üstüne gönderdiği mesaj nedeniyle yürütülen AsCK 85 soruşturması yalnızca hapis cezası riski üzerinden değerlendirilmemelidir. Mahkûmiyetin sözleşmenin feshi veya statünün sona ermesi üzerindeki etkisi de dosyanın başından itibaren dikkate alınmalıdır.
Özellikle sözlerin hakaret yerine kaba veya nezaketsiz söz kapsamında bulunduğu, mağdurun gerçekten üst olmadığı veya hakaretin hizmet bağlantılı ağırlaştırılmış hâlinin oluşmadığı yönündeki savunmalar bu nedenle büyük önem taşımaktadır.
WhatsApp’tan Üste Hakaret Dosyasında Savunmada Nelere Dikkat Edilmelidir?
Savunmanın ilk aşamasında taraflar arasındaki askerî ilişkinin doğru belirlenmesi gerekir. Mağdurun olay tarihinde amir veya üst olup olmadığı, rütbe ve kıdem bilgileri ile görev ilişkisi üzerinden ortaya konulmalıdır. Ardından mesajın yalnızca seçilmiş bir bölümü değil, konuşmanın tamamı incelenmeli ve tartışmanın hangi olay üzerine başladığı belirlenmelidir.
İkinci olarak mesajın hakaret yoğunluğuna ulaşıp ulaşmadığı tartışılmalıdır. Yargıtay uygulamasında kaba, sert veya nezaketsiz her ifadenin hakaret sayılmadığı göz önüne alınarak kullanılan sözlerin üstün onur ve saygınlığını gerçekten rencide edip etmediği değerlendirilmelidir.
Üçüncü olarak hakaretin hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlem nedeniyle gerçekleştiği ileri sürülüyorsa bu bağlantı ayrıca araştırılmalıdır. Hizmet bağlantısının bulunmaması temel suç ile nitelikli hâl arasındaki ceza farkı bakımından önemlidir.
Son olarak ekran görüntülerinin gerçekliği, mesajın kim tarafından gönderildiği, yanlış gönderim iddiası varsa bunun inandırıcılığı, önceki ve sonraki yazışmalar ile olası tahrik edici olayların tamamı savunmada birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
WhatsApp’tan üste veya amire hakaret edilmesi, mesajlaşma uygulamasının özel bir iletişim aracı olması nedeniyle askerî ceza sorumluluğunun dışında kalan bir davranış değildir. Ast konumundaki asker kişinin üst veya amirinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte mesaj göndermesi, şartların oluşması hâlinde 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen üste hakaret suçunu oluşturabilir.
Ancak askerî ceza hukuku bakımından her kaba, saygısız veya nezaketsiz sözün hakaret sayılması mümkün değildir. Kullanılan ifadenin anlamı, konuşmanın bütünlüğü, taraflar arasındaki ilişki, olayın meydana geliş nedeni ve failin hakaret kastı birlikte değerlendirilmelidir. Yargıtay’ın güncel kararlarında da askerî hiyerarşiye uygun olmayan bazı kaba sözlerin ceza hukuku anlamında hakaret yoğunluğuna ulaşmadığı kabul edilebilmektedir.
Suçun hangi ceza aralığına tabi olacağı bakımından hakaretin askerî hizmetle bağlantısı özellikle önem taşır. Hizmetle ilgisi olmayan durumda temel olarak üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gündeme gelirken, hakaret hizmet sırasında veya hizmete ilişkin bir işlemden dolayı gerçekleştirilmişse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanabilir. Mesajın mesai dışında gönderilmiş olması, hakaretin nöbet, emir, izin veya başka askerî işlem nedeniyle yazılmış olması hâlinde hizmet bağlantısını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
WhatsApp mesajının doğrudan üste gönderilmesi suçun oluşması bakımından yeterli olabilir ve başka kişilerin mesajı görmüş olması her durumda şart değildir. Bunun yanında üst grupta bulunmasa dahi onun hakkında gıyabında yazılan hakaret içerikli mesajlar da askerî ceza hukuku kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kapalı bir WhatsApp grubundaki her mesajın AsCK 85’in “umuma teşhir” şeklindeki ağırlaştırılmış hâline girdiği otomatik olarak kabul edilmemeli; paylaşımın kapsamı ve grubun niteliği ayrıca incelenmelidir.
WhatsApp ekran görüntüleri önemli delil olmakla birlikte konuşmanın yalnızca belirli bir bölümünün dosyaya sunulması yeterli hukuki değerlendirmeyi engelleyebilir. Mesajların öncesi ve sonrası, kullanılan telefon numarası, mesajı gerçekte kimin gönderdiği ve varsa yanlış gönderim iddiası birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle hakaret kastının bulunup bulunmadığı çoğu zaman konuşmanın tamamından anlaşılmaktadır.
Üste hakaret aynı zamanda askerî disiplin yönünden de sonuç doğurabilir. Ceza mahkemesinin sözleri AsCK 85 anlamında hakaret olarak görmemesi, davranışın 6413 sayılı Kanun kapsamında amire saygısızlık, askerî nezaketsizlik veya başka bir disiplinsizlik oluşturamayacağı anlamına gelmez. Ceza hukuku ile disiplin hukuku bu nedenle ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Ayrıca AsCK 85 kapsamında üste hakaret sırf askerî suç niteliğindedir ve askerî suçların soruşturulmasına ilişkin özel izin sistemi uygulanmaktadır. Bu nedenle olayın klasik TCK hakaret dosyası gibi değerlendirilmesi doğru değildir. Mağdurun daha sonra şikâyetçi olmadığını söylemesi de soruşturmayı her durumda kendiliğinden sona erdirmez.
Özellikle uzman erbaşlar bakımından üste hakaret mahkûmiyetinin sonuçları yalnızca ceza mahkemesinin vereceği hapis cezasıyla sınırlı değildir. Uzman erbaş mevzuatında üste hakaret mahkûmiyeti personelin sözleşmesi ve askerî statüsü üzerinde ayrıca ciddi sonuç doğurabilmektedir. Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren mesajın gerçekten hakaret olup olmadığı, mağdurun üst veya amir sıfatı, hizmet bağlantısı ve dijital deliller ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak WhatsApp’tan üste hakaret dosyalarında yalnızca mesajdaki tek bir kelimeye bakılarak karar verilmemelidir. Tarafların askerî statüsü, rütbe ve kıdem ilişkisi, mesajın gönderilme nedeni, konuşmanın tamamı, hizmet bağlantısı, mesajın kimlere ulaştığı, dijital deliller ve failin kastı birlikte değerlendirilerek fiilin Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.