Uzman Çavuş İzinsiz Göreve Gelmemesi Sonuçları

Uzman Çavuşun İzinsiz Olarak Göreve Gelmemesi Ne Anlama Gelir? Uzman çavuşun izinli, raporlu veya hukuken […]

Uzman Çavuşun İzinsiz Olarak Göreve Gelmemesi Ne Anlama Gelir?

Uzman çavuşun izinli, raporlu veya hukuken kabul edilebilir başka bir mazereti bulunmaksızın görev yerine veya mesaiye katılmaması, devamsızlığın süresine ve gerçekleşme biçimine göre disiplin hukuku, ceza hukuku ve uzman erbaş sözleşmesi bakımından birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir. Bir günlük göreve gelmeme ile yedi gün boyunca birliğe katılmama aynı hukuki sonuçlara tabi değildir. Aynı şekilde normal mesaiye hiç gelmemek ile verilen izin veya sağlık raporu sona erdiği hâlde birliğe zamanında dönmemek de farklı hukuki nitelendirmelere konu olabilir.

Bu nedenle uzman çavuşun göreve gelmemesiyle ilgili bir dosyada ilk olarak personelin hangi tarihte ve hangi saatte görevde bulunması gerektiği, göreve ne zaman katıldığı, aradaki sürede geçerli bir izin veya sağlık raporunun bulunup bulunmadığı ve personelin devamsızlığa ilişkin kabul edilebilir bir mazeretinin olup olmadığı belirlenmelidir. Devamsızlık süresinin hesabındaki bir günlük farklılık dahi disiplin cezasının türünü, Askerî Ceza Kanunu bakımından suç oluşup oluşmadığını ve sözleşmenin feshedilip edilemeyeceğini değiştirebilir.

Uzman çavuşlar bakımından konu ayrıca önemlidir; çünkü devamsızlık yalnızca 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında disiplin cezası sonucunu doğurmaz. Uzman Erbaş Yönetmeliğinde, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmeyen personelin “kendisinden istifade edilemeyeceği” kabul edilerek sözleşmesinin feshedilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesilmesi öngörülmektedir. Devamsızlığın Askerî Ceza Kanunu’ndaki süreyi aşması hâlinde ise ayrıca firar veya izin tecavüzü suçu gündeme gelebilir.

Uzman Erbaş Devamsızlığı Hangi Kanunlarda Düzenlenmiştir?

Uzman çavuşun izinsiz olarak göreve gelmemesinin hukuki sonuçları tek bir kanunda düzenlenmemiştir. Disiplin hukuku bakımından 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, uzman erbaş statüsünün devamı ve sözleşmenin feshi bakımından 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Uzman Erbaş Yönetmeliği, devamsızlığın belirli süreyi aşarak askerî suç hâline gelmesi bakımından ise 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu birlikte uygulanmaktadır.

6413 sayılı Kanun, devamsızlığın süresine ve niteliğine göre farklı disiplin suçları düzenlemektedir. Mesaiye kabul edilebilir mazeret olmaksızın bir tam mesai günü gelmemek “görev yerini izinsiz terk etmek” kapsamında değerlendirilirken, daha uzun süreli ve Kanunda belirtilen şartları taşıyan devamsızlık “kısa süreli kaçmak” olarak nitelendirilebilmektedir. İzin, istirahat veya hava değişimi süresinin mazeretsiz biçimde geçirilmesi ise ayrıca düzenlenmiştir.

Uzman Erbaş Yönetmeliği ise devamsızlığın yalnızca disiplin boyutuna bakmamakta, personelin hizmetinden artık yararlanılıp yararlanılamayacağını statü hukuku açısından değerlendirmektedir. Bir sözleşme yılı içerisinde mazeretsiz şekilde yedi gün veya daha uzun süre göreve gelmeyen uzman erbaş bakımından sözleşmenin feshi gündeme gelebilmektedir. Askerî Ceza Kanunu ise izinsiz uzaklığın altı günü aşması hâlinde fiili ceza hukuku anlamında firar veya izin tecavüzü olarak düzenlemektedir.

Bir Gün Göreve Gelmeyen Uzman Çavuşun Cezası Nedir?

Uzman çavuşun kabul edilebilir bir mazereti bulunmaksızın mesaiye bir tam mesai günü gelmemesi, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 17. maddesinde düzenlenen “görev yerini izinsiz terk etmek” disiplinsizliği kapsamında değerlendirilebilir. Kanun bu fiili, kıtadan veya görev yerinden yirmi dört saati geçmeyecek şekilde kaçmak ya da kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın mesaiye bir tam mesai günü gelmemek şeklinde tanımlamaktadır.

Bu disiplinsizliğin karşılığı hizmete kısmi süreli devam cezasıdır. Hizmete kısmi süreli devam cezasında personel normal mesaisini yaptıktan sonra, kanunda belirtilen sınırlar içerisinde ilave askerî hizmet yapmaya devam eder. Dolayısıyla uzman çavuşun bir gün işe gelmemesinin doğrudan sözleşmesinin feshedilmesi veya ceza mahkemesinde firar suçundan cezalandırılması sonucunu doğuracağı şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.

Bununla birlikte aynı sözleşme yılı içerisinde farklı tarihlerde yapılan mazeretsiz devamsızlıkların artması, personelin sözleşmesinin geleceği bakımından ayrıca önem taşır. Bir günlük devamsızlık tek başına sözleşme feshi sınırına ulaşmasa dahi aynı sözleşme yılı içerisinde mazeretsiz devamsızlıkların toplamının yedi gün veya üzerine çıkması, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesi kapsamında sözleşme feshi değerlendirmesine yol açabilir.

İki veya Üç Gün Göreve Gelmeyen Uzman Çavuşun Durumu Nedir?

Devamsızlığın bir tam mesai gününü aşması hâlinde 6413 sayılı Kanun’daki “kısa süreli kaçmak” hükümleri gündeme gelebilir. Kanunun 19. maddesinde kısa süreli kaçmak, kişinin kıtasından veya görev yerinden yedi günü aşmayacak şekilde kaçması veya mesaiye gitmemesi ve bu süre içerisinde kendiliğinden geri gelmesi şeklinde düzenlenmiştir. Bu fiil hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasındadır.

Bu nedenle iki, üç, dört veya daha fazla günlük mazeretsiz devamsızlık basit bir “mesaiye geç gelme” olarak değerlendirilmez. Devamsızlığın süresi, personelin kendiliğinden dönüp dönmediği ve birliğini bilgilendirip bilgilendirmediği önem taşır. Hizmet yerini terk etmeme cezası, personelin normal mesai sonrasında görev yaptığı yerde kalmaya ve askerî hizmete devam etmeye zorlandığı daha ağır bir disiplin yaptırımıdır.

Ancak devamsızlık günlerinin artması yalnızca disiplin cezasını ağırlaştırmakla kalmaz. Altı günlük sınırın aşılması durumunda Askerî Ceza Kanunu bakımından firar veya izin tecavüzü suçu, yedi günlük sınırın gerçekleşmesi durumunda ise uzman erbaş sözleşmesinin feshi gündeme gelebilir. Bu nedenle özellikle beşinci ve altıncı günden itibaren devamsızlığın hukuki sonuçları çok daha ağır bir hâl almaktadır.

Uzman Çavuşun Yedi Gün Göreve Gelmemesi Ne Sonuç Doğurur?

Uzman çavuşun mazeretsiz olarak yedi gün göreve gelmemesi, aynı olay nedeniyle üç farklı hukuki alanı birden ilgilendirebilir. Öncelikle 6413 sayılı Kanun bakımından kısa süreli kaçmak disiplinsizliği oluşabilir. İkinci olarak, izinsiz uzaklığın altı günü aşması nedeniyle Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenen firar suçu gündeme gelebilir. Üçüncü olarak ise Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesinde öngörülen yedi günlük devamsızlık sınırına ulaşılması nedeniyle uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi mümkün olabilir.

Buradaki sürelerin birbirine çok yakın olması uygulamada karışıklığa yol açmaktadır. Askerî Ceza Kanunu, kıtasından veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşan asker kişiler için firar suçunu düzenlemektedir. Bu nedenle yedinci güne ulaşan kesintisiz izinsiz devamsızlık ceza hukuku bakımından da önemlidir. Uzman Erbaş Yönetmeliğinde ise mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmeme sözleşmenin feshi bakımından özel olarak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla “yedi güne kadar herhangi bir sorun olmaz” şeklindeki düşünce son derece yanlıştır. Tam tersine yedinci gün, uzman erbaş bakımından hem askerî suç hem sözleşme feshi açısından kritik eşiklerden biridir. Fiilin niteliğine göre disiplin soruşturması, ceza soruşturması ve sözleşme feshi süreci aynı dönemde yürüyebilir.

Yedi Günlük Devamsızlığın Aralıksız Olması Şart mıdır?

Uzman Erbaş Yönetmeliğinde kullanılan ifade, mazeretsiz olarak “bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeme” şeklindedir. Bu nedenle uygulamada önemli sorunlardan biri yedi günlük devamsızlığın mutlaka arka arkaya gerçekleşmesinin gerekip gerekmediğidir. Danıştay’ın güncel kararlarında aynı sözleşme yılı içerisinde farklı tarihlerde gerçekleştirilen mazeretsiz devamsızlık günlerinin birlikte değerlendirilerek sözleşme feshi işleminin hukuka uygun bulunduğu örnekler bulunmaktadır.

Örneğin personelin bir sözleşme yılı içerisinde farklı aylarda birer veya birkaç günlük mazeretsiz devamsızlık yapması ve toplam devamsızlığın yedi günü aşması hâlinde de sözleşme feshi riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzman erbaşın “hiçbir zaman aralıksız yedi gün gelmemezlik yapmadım” şeklindeki savunması tek başına yeterli olmayabilir. Her bir devamsızlığın mazeretli olup olmadığı ve aynı sözleşme yılı içerisinde toplam kaç günlük devamsızlık bulunduğu ayrıca hesaplanmalıdır.

Bununla birlikte her günün gerçekten mazeretsiz olduğunun idare tarafından ortaya konulması gerekir. Sağlık raporu, izin, mücbir sebep veya başka hukuken kabul edilebilir mazeret bulunan günlerin yedi günlük hesaplamaya dahil edilmesi sözleşme feshi işlemini hukuka aykırı hâle getirebilir. Bu nedenle özellikle farklı tarihlere yayılan devamsızlıklarda gün gün inceleme yapılması önemlidir.

Bir Sözleşme Yılı Ne Demektir?

Uzman Erbaş Yönetmeliğinin sözleşme feshi açısından kullandığı ölçüt “takvim yılı” değil, “bir sözleşme yılı”dır. Bu nedenle devamsızlık günlerinin 1 Ocak ile 31 Aralık arasındaki takvim yılına göre otomatik olarak hesaplanması doğru olmayabilir. Uzman erbaşın sözleşme döneminin başlangıç ve bitiş tarihleri dikkate alınarak hangi devamsızlıkların aynı sözleşme yılı içerisinde gerçekleştiği belirlenmelidir.

Örneğin personelin farklı takvim yıllarına yayılan ancak aynı sözleşme döneminin içerisinde kalan devamsızlıkları bulunabilir. Bunun tersi olarak aynı takvim yılı içerisindeki bazı devamsızlıkların farklı sözleşme dönemlerine denk gelmesi de mümkündür. Bu nedenle fesih işleminde idarenin devamsızlık çizelgesini personelin sözleşme tarihleriyle birlikte ortaya koyması gerekir.

Sözleşme feshi davasında yalnızca “toplam yedi gün devamsızlık vardır” şeklindeki tespit yeterli görülmemelidir. Bu yedi günün hangi sözleşme yılı içerisinde gerçekleştiği, her bir günün mazeret durumu ve devamsızlığın nasıl belgelendiği ayrı ayrı incelenmelidir.

Uzman Çavuşun Göreve Gelmemesi Firar Suçu mudur?

Her göreve gelmeme fiili firar suçu oluşturmaz. Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde firar suçunun oluşması için belirli süre şartı öngörülmüştür. Kıtasından veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz şekilde altı günden fazla uzaklaşan asker kişi hakkında firar suçu gündeme gelir. Bu nedenle bir veya birkaç günlük devamsızlık disiplin hukuku bakımından yaptırım doğurabilirken henüz Askerî Ceza Kanunu anlamında firar suçunun süre unsurunu taşımayabilir.

Firar suçunun temel hâli bakımından kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Suçun silah, mühimmat veya askerî malzeme götürülerek işlenmesi, hizmet yapılırken kaçılması veya kişinin mükerrir olması gibi bazı durumlarda daha ağır sonuçlar doğabilir. Seferberlik hâlinde ise Kanundaki süreler ayrıca kısalmaktadır.

Bu nedenle uzman çavuşun yedi gün boyunca izinsiz biçimde birliğine gelmemesi yalnızca disiplin ihlali olarak görülmemelidir. Altı günlük kanuni sürenin aşılmasıyla birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından askerî suç soruşturması yürütülmesi de gündeme gelebilir. Adli soruşturmanın yapılması ise aynı fiil nedeniyle disiplin soruşturması yürütülmesine engel değildir.

Firar ile Kısa Süreli Kaçmak Arasındaki Fark Nedir?

“Kısa süreli kaçmak” 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununda düzenlenen bir disiplinsizlik, firar ise 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununda düzenlenen bir askerî suçtur. Bu nedenle iki kavramın hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Kısa süreli kaçma disiplin cezasına neden olurken firar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturması ve ceza mahkemesinde hapis cezası riski doğurabilir.

6413 sayılı Kanun, kısa süreli kaçmayı görev yerinden yedi günü aşmayacak şekilde uzaklaşma veya mesaiye gitmeme ve bu süre içerisinde kendiliğinden dönme şeklinde düzenlemiştir. Askerî Ceza Kanunu ise izinsiz uzaklığın altı günü aşmasını firar suçunun süre unsuru olarak kabul etmektedir. Bu nedenle mevzuattaki süreler nedeniyle aynı yedi günlük olayın hem disiplin hukuku hem ceza hukuku bakımından sonuç doğurması mümkündür.

Bu durum çelişki değildir. 6413 sayılı Kanun açıkça, bir fiil hakkında adli soruşturma veya kovuşturma yapılmasının aynı fiil nedeniyle disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine engel olmadığını düzenlemektedir. Dolayısıyla uzman çavuş aynı devamsızlık nedeniyle hem disiplin cezasıyla karşılaşabilir hem askerî suç soruşturmasına tabi tutulabilir.

İzin Süresi Bittiği Hâlde Birliğe Dönmemek Ne Sonuç Doğurur?

Uzman çavuşun izinli olarak birlikten ayrılması ancak izin süresinin bitiminde birliğine zamanında dönmemesi, baştan itibaren izinsiz şekilde görev yerini terk etmekten farklıdır. Bu durumda personelin başlangıçta birlikten ayrılması hukuka uygundur; hukuka aykırılık, izin süresinin bitmesine rağmen mazeretsiz olarak göreve dönülmemesiyle ortaya çıkar.

6413 sayılı Kanunun 19. maddesinde “izin süresini geçirmek”, izin, istirahat veya hava değişimi süresini yasal veya kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın altı günü aşmayacak ve bu süre içinde kendiliğinden gelecek şekilde geçirmek olarak düzenlenmiştir. Bu fiilin disiplin hukuku bakımından karşılığı hizmet yerini terk etmeme cezasıdır.

Ancak izin süresinin geçirilmesi altı günlük sınırı aştığında mesele yalnızca disiplin hukuku içerisinde kalmaz. Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesi, izin, istirahat veya hava değişimi alarak birlikten ayrılan personelin dönmeye mecbur olduğu tarihten itibaren altı gün içerisinde özürsüz biçimde gelmemesini ceza hukuku kapsamında düzenlemektedir. Uygulamada bu durum sıklıkla “izin tecavüzü” olarak ifade edilmektedir.

İzin Tecavüzü ile Firar Arasındaki Fark Nedir?

Firar ile izin tecavüzü arasındaki temel fark, personelin görev yerinden başlangıçta nasıl ayrıldığıyla ilgilidir. Firarda asker kişi kıtasından veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden izin almaksızın uzaklaşmaktadır. İzin tecavüzünde ise personelin birlikten ayrılması başlangıçta hukuka uygundur; çünkü geçerli izin, istirahat veya hava değişimi bulunmaktadır. Suç, personelin dönmesi gereken tarihte birliğine katılmaması ve kanunda belirtilen sürenin geçmesiyle ortaya çıkar.

Her iki durumda da Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uygulanabilir ve temel ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Ancak olayın nasıl başladığının doğru belirlenmesi savunma açısından önemlidir. İzinli olarak ayrılan personelin doğrudan “firar etti” şeklinde nitelendirilmesi yerine izin süresinin ne zaman sona erdiği ve dönüş yükümlülüğünün hangi tarihte başladığı tespit edilmelidir.

Süre hesabındaki birkaç saatlik hata dahi suçun oluşup oluşmadığını etkileyebilir. Bu nedenle izin belgesi, izin başlangıç ve bitiş tarihleri, göreve katılış saati ve personelin dönüş sırasında yaşadığı olağanüstü durumlar ceza dosyasında ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.

Rapor Bittikten Sonra Göreve Gelmeyen Uzman Çavuşun Durumu Nedir?

Sağlık raporu veya istirahat süresi boyunca personelin görevde bulunmaması hukuken mazeretli kabul edilir. Ancak sağlık raporunun sona erdiği tarihten sonra personelin yeniden birliğine veya görev yerine katılması gerekir. Rapor süresi sona ermesine rağmen hukuken geçerli yeni bir rapor, izin veya kabul edilebilir başka bir mazeret bulunmaksızın göreve dönülmemesi hâlinde devamsızlık süresi işlemeye başlayabilir.

Uygulamada önemli uyuşmazlıklardan biri, personelin rapor sonrasında yeni rapor almaya çalışması veya farklı bir sağlık kuruluşundan rapor almasıdır. Her sağlık belgesinin askerî personel mevzuatı açısından otomatik olarak geçerli kabul edileceği söylenemez. Raporun yetkili sağlık kuruluşundan, mevzuata uygun şekilde ve personelin bulunduğu yer bakımından geçerli usulle alınıp alınmadığı ayrıca incelenebilir.

Danıştay’ın güncel kararlarında da raporun varlığının tek başına yeterli görülmediği örnekler bulunmaktadır. Özellikle personelin izin süresi dışında bulunduğu başka bir şehirde, mevzuata uygun şartlar gerçekleşmeden aldığı raporların mazeret kabul edilmediği uyuşmazlıklar vardır. Buna karşılık geçerli sağlık raporu bulunan günlerin mazeretsiz devamsızlık hesabına eklenmesi de sözleşme feshi işlemini hukuka aykırı hâle getirebilir.

Sağlık Raporu Olan Uzman Çavuş Devamsız Sayılır mı?

Usulüne uygun düzenlenmiş ve personelin ilgili tarihlerde istirahatli olduğunu gösteren geçerli bir sağlık raporunun bulunması hâlinde bu sürelerin mazeretsiz devamsızlık olarak kabul edilmemesi gerekir. Devamsızlık nedeniyle sözleşme feshi yapılabilmesi için Yönetmelikte özellikle mazeretsiz göreve gelmeme şartı aranmaktadır. Bu nedenle geçerli sağlık raporunun varlığı fesih işleminin temel unsurlarından biri olan mazeretsizlik unsurunu ortadan kaldırabilir.

Ancak raporun geçerliliği somut olayda ayrıca incelenebilir. Personelin sağlık raporunu yetkisiz sağlık kuruluşundan alması, bulunduğu yer bakımından tabi olduğu rapor alma usulüne uymaması veya raporun gerçeğe aykırı olduğu konusunda somut delil bulunması durumunda idare raporu kabul etmeyebilir. Böyle bir durumda uyuşmazlık raporun gerçekten hastalığı gösterip göstermemesinden ziyade askerî sağlık ve izin mevzuatı bakımından geçerli olup olmadığı noktasına kayabilir.

Bu nedenle uzman erbaşın hastalık nedeniyle göreve gelememesi hâlinde yalnızca sağlık kuruluşuna gitmesi değil, raporun birliğine zamanında bildirilmesi ve tabi olunan usule uygun şekilde alınması da önem taşır.

Hastane Randevusu Göreve Gelmeme İçin Mazeret Sayılır mı?

Hastane randevusunun bulunması, randevunun saati ve niteliğine göre personelin belirli süreyle görev yerinde bulunmamasını açıklayabilir; ancak tek başına bütün gün veya birden fazla gün göreve gelmeme yetkisi sağlamayabilir. Askerî personel bakımından sağlık kuruluşuna müracaat ve sevk işlemlerinin ilgili emir ve mevzuata uygun yürütülmesi gerekir.

Personel acil sağlık sorunu nedeniyle doğrudan sağlık kuruluşuna başvurmak zorunda kalmış olabilir. Böyle bir durumda hastane giriş kayıtları, muayene belgeleri ve tıbbi durum kabul edilebilir mazeretin varlığını gösterebilir. Buna karşılık yalnızca önceden alınmış sıradan bir poliklinik randevusunun personele amirine bilgi vermeksizin bütün gün mesaiye katılmama hakkı sağladığı kabul edilmemelidir.

Mazeret değerlendirmesinde olayın gerçekliği, personelin birliğini bilgilendirip bilgilendirmediği ve tıbbi durumun göreve katılmayı gerçekten engelleyip engellemediği birlikte incelenmelidir.

Ailevi Mazeret Nedeniyle Göreve Gelmemek Sözleşme Feshini Engeller mi?

Uzman Erbaş Yönetmeliği sözleşme feshi bakımından herhangi bir devamsızlığı değil, mazeretsiz devamsızlığı esas almaktadır. Bu nedenle personelin göreve gelmemesine neden olan ciddi ve kaçınılmaz bir ailevi olay bulunması hâlinde bunun kabul edilebilir mazeret teşkil edip etmediğinin araştırılması gerekir. Yakının acil hastalığı, ölüm, ağır kaza veya personelin iradesi dışında ortaya çıkan başka olağanüstü durumlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye alınabilir.

Ancak ailevi bir sorunun bulunması personelin istediği kadar süreyle birliğine haber vermeksizin görevden uzak kalabileceği anlamına gelmez. Mümkün olduğu ölçüde amire haber verilmesi, izin veya mazeret izni talebinde bulunulması ve olayın belgelendirilmesi gerekir. Personelin hiçbir bildirim yapmaksızın uzun süre göreve gelmemesi, sonradan ileri sürülen mazeretin inandırıcılığını zayıflatabilir.

Bu nedenle ailevi mazeret savunmasında hastane kayıtları, ölüm belgesi, kaza tutanağı, ulaşım engelleri veya ilgili diğer belgeler mümkün olduğunca dosyaya sunulmalıdır.

Telefonla veya WhatsApp’tan Amire Haber Vermek İzin Yerine Geçer mi?

Personelin amirine telefon veya WhatsApp üzerinden “bugün gelemeyeceğim” şeklinde bilgi vermesi, kural olarak kendiliğinden izin verilmiş olduğu anlamına gelmez. İzin ve mazeret işlemlerinin mevzuatta öngörülen usullere göre yetkili makam tarafından onaylanması gerekir. Dolayısıyla yalnızca mesaj gönderilmiş olması devamsızlığın otomatik biçimde mazeretli hâle gelmesini sağlamaz.

Bununla birlikte WhatsApp yazışmaları veya telefon görüşmeleri, devamsızlık uyuşmazlıklarında son derece önemli delil olabilir. Personelin göreve katılma iradesini gösteren, yaşadığı sorunu zamanında amirine bildirdiğini ortaya koyan veya amirin personelde yanlış kanaat oluşmasına neden olan açıklamalar yaptığı durumlarda yazışmalar mazeret değerlendirmesini doğrudan etkileyebilir.

Danıştay’ın 2025 tarihli bir kararında, sağlık raporu sonrasında göreve başlamak isteyen uzman erbaşın amiriyle yaptığı WhatsApp yazışmaları değerlendirilmiş ve personelin kendisinin zaten göreve başlatılmayacağı yönünde yanlış kanaate düşmesinde idarenin açıklamalarının etkili olduğu kabul edilerek, yedi günlük göreve gelmemenin mazeretsiz sayılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle elektronik yazışmaların tamamının korunması ve yalnızca seçilmiş birkaç mesajın değil bütün konuşmanın değerlendirilmesi önemlidir.

Amir “Gelme” Derse Sonradan Devamsızlık Sayılabilir mi?

Personelin yetkili amirinden açık biçimde göreve gelmemesi yönünde bir talimat alması hâlinde bu durum devamsızlığın mazeretsiz olup olmadığının değerlendirilmesinde son derece önemlidir. Özellikle talimat WhatsApp, SMS veya başka yazılı iletişim yoluyla verilmişse mesajların korunması gerekir. Personelin amir emrine uygun hareket ettiği bir durumda sonradan aynı günlerin tamamen mazeretsiz devamsızlık olarak kabul edilmesi hukuki tartışma doğurabilir.

Ancak mesajın gerçekten emir niteliğinde olup olmadığı dikkatle incelenmelidir. “Bugün gelmene gerek yok” şeklindeki açık bir talimatla “sen bilirsin” veya “yapacak bir şey yok” gibi yoruma açık ifadeler aynı şekilde değerlendirilmez. Ayrıca talimatı veren kişinin izin verme veya göreve gelmeme konusunda gerçekten yetkili olup olmadığı da önem taşır.

Bu nedenle devamsızlık dosyalarında idare ile personel arasındaki iletişim tamamen göz ardı edilmemelidir. Mazeretsizlik unsuru yalnızca resmî izin belgesinin bulunup bulunmadığına indirgenmeden olayın bütün koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

Ulaşım Sorunu veya Uçuş İptali Mazeret Sayılır mı?

Personelin iradesi dışında meydana gelen olağanüstü ulaşım sorunları, somut şartlara göre kabul edilebilir mazeret oluşturabilir. Yoğun kar nedeniyle yolların tamamen kapanması, uçuşların iptal edilmesi, doğal afet, idari seyahat yasağı veya kişinin başka bir ulaşım imkânı bulmasını objektif olarak imkânsızlaştıran durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak ulaşım sorunu ileri süren personelin göreve dönmek için makul çaba gösterip göstermediği önemlidir. Alternatif ulaşım yollarını araştırıp araştırmadığı, birliğine zamanında haber verip vermediği ve engeli belgeleyip belgelemediği değerlendirilir. Yalnızca bilet bulamamak veya planlanan aracın kaçırılması her durumda kabul edilebilir mazeret sayılmayabilir.

Danıştay uygulamasında da mücbir veya olağanüstü bir mazeret ileri süren personelin bunu somut belgelerle ortaya koyması önem taşımaktadır. Özellikle seyahat kısıtlaması bulunduğu ileri sürülmesine rağmen personelin seyahat izin belgesi almak için herhangi bir başvuruda bulunmadığı durumlarda mazeret savunmasının kabul edilmediği kararlar bulunmaktadır.

Uzman Çavuşun Yedi Gün Devamsızlığı Sözleşmenin Otomatik Feshi midir?

Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesinde mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre göreve gelmeyen personel, kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşlar arasında sayılmaktadır. Bu personelin barışta sözleşme süresine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesilmesi düzenlenmiştir.

Bununla birlikte idarenin yalnızca “yedi gün dolmuştur” diyerek maddi olayın diğer unsurlarını araştırmadan işlem tesis etmesi doğru değildir. Yedi günlük devamsızlığın gerçekten mevcut olması, günlerin doğru hesaplanması ve devamsızlığın mazeretsiz olduğunun ortaya konulması gerekir. Sağlık raporu, izin belgesi, amir talimatı veya başka kabul edilebilir mazeret bulunan günlerin hesaba katılması sözleşme feshi işlemini hukuka aykırı hâle getirebilir.

Danıştay kararları da özellikle mazeretsizlik unsurunun araştırılması gerektiğini göstermektedir. Yedi günlük süre şeklen gerçekleşmiş olsa bile personelin göreve gelmemesinin kabul edilebilir bir sebebe dayandığı ortaya çıkarsa sözleşmenin feshi hukuka aykırı bulunabilir.

Sözleşme Feshi Disiplin Cezası mıdır?

Mazeretsiz devamsızlık nedeniyle uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi ile 6413 sayılı Kanun kapsamında verilen disiplin cezası aynı hukuki işlem değildir. Sözleşme feshi, uzman erbaşın personel statüsünün sona ermesine ilişkin idari bir işlemdir. Disiplin cezası ise belirli bir disiplinsizliğin karşılığı olarak 6413 sayılı Kanun kapsamında uygulanmaktadır.

Danıştay kararlarında da devamsızlık nedeniyle sözleşmenin feshedilmesinin tipik anlamda disiplin cezası niteliğinde olmadığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle disiplin cezasının verilmesinde uygulanması gereken bütün özel usul kurallarının sözleşme feshi işlemi bakımından aynen uygulanacağı kabul edilmemektedir.

Ancak bu durum idarenin hiçbir inceleme yapmadan veya personelin mazeretlerini değerlendirmeden sözleşmeyi feshedebileceği anlamına gelmez. İdari işlemin sebep unsurunu oluşturan yedi günlük mazeretsiz devamsızlığın somut ve hukuken geçerli belgelerle ortaya konulması gerekir. Personelin sunduğu sağlık raporları, mesaj kayıtları ve diğer mazeret belgeleri değerlendirilmeden tesis edilen fesih işlemleri idari yargı denetiminde hukuka aykırı bulunabilir.

Aynı Devamsızlık Nedeniyle Hem Disiplin Cezası Hem Sözleşme Feshi Uygulanabilir mi?

Uzman çavuşun aynı devamsızlık fiili farklı hukuk alanlarında farklı sonuçlar doğurabilir. Devamsızlık 6413 sayılı Kanundaki bir disiplinsizliği oluşturuyorsa disiplin cezası verilebilir. Aynı devamsızlık Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki yedi günlük sözleşme feshi şartını oluşturuyorsa sözleşmenin sona erdirilmesi de gündeme gelebilir. Altı günlük askerî ceza sınırı aşılmışsa ayrıca firar veya izin tecavüzü nedeniyle ceza soruşturması yürütülebilir.

6413 sayılı Kanun da adli soruşturma veya kovuşturmanın disiplin soruşturmasına engel olmadığını açıkça düzenlemektedir. Bu nedenle uzman erbaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca firar soruşturması yürütülmesi, disiplin makamının aynı devamsızlığı ayrıca incelemesini engellemez.

Sözleşme feshi ise disiplin cezasından ayrı bir statü işlemi olduğundan, personelin aynı olay nedeniyle hem ceza, hem disiplin hem de statü hukuku sonuçlarıyla karşılaşması mümkündür. Bu durumun hukuka uygunluğu her işlemin kendi kanuni şartları içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Firar Suçundan Mahkûmiyet Uzman Erbaş Sözleşmesini Etkiler mi?

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, belirli askerî suçlardan mahkûmiyeti uzman erbaş statüsünün sona ermesine yol açabilecek hâller arasında düzenlemektedir. Bu suçlar arasında firar da bulunmaktadır. Bu nedenle devamsızlığın Askerî Ceza Kanunu anlamında firar seviyesine ulaşması hâlinde yalnızca yedi günlük devamsızlık nedeniyle sözleşme feshi değil, ceza mahkûmiyetine bağlı ayrıca statü sonuçları da gündeme gelebilir.

Uzman erbaş bakımından firar soruşturmasının önemi bu nedenle oldukça büyüktür. Ceza davasında yapılacak süre hesabı, devamsızlığın mazeretli olup olmadığı ve personelin ne zaman birliğine katıldığı yalnızca hapis cezasını değil, uzman erbaşlık statüsünü de etkileyebilir.

Bu nedenle özellikle altı günlük sınır civarındaki dosyalarda ayrılış ve katılış tarihleri kadar saatlerin de doğru tespit edilmesi önemlidir. Askerî suçlarda sürenin hesaplanması suçun oluşumunun temel unsurlarından biridir.

Devamsızlık Süresinde Hafta Sonları Sayılır mı?

Uzman erbaşın görev yerinden tamamen izinsiz olarak uzak kaldığı veya izin dönüşünde birliğine katılmadığı hâllerde yalnızca klasik mesai günlerine bakılarak süre hesabı yapılması her zaman doğru değildir. Firar ve izin tecavüzü gibi askerî suçlarda süre, asker kişinin kıtasında veya bulunması gereken yerde olmadığı kesintisiz zaman üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle hafta sonu veya resmî tatilin araya girmesi süreyi her durumda durdurmaz.

Bununla birlikte Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki “göreve gelmeme” hesabında personelin görev planı, nöbeti, izin durumu ve mesai düzeni ayrıca önem taşır. Özellikle farklı tarihlerdeki tek günlük devamsızlıkların toplanması söz konusuysa personelin gerçekten görev yapmak zorunda olduğu günler belirlenmelidir.

Bu nedenle yedi günlük sözleşme feshi hesabıyla Askerî Ceza Kanunu’ndaki firar süresinin aynı yöntemle hesaplandığı varsayılmamalıdır. Her iki hukuk alanının kendi şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Göreve Geç Gelmek İzinsiz Devamsızlık Sayılır mı?

Personelin mesaiye birkaç dakika veya birkaç saat geç gelmesiyle tam bir mesai günü göreve katılmaması aynı disiplinsizlik değildir. 6413 sayılı Kanunda “geç gelmek”, özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye belirli süre gecikmeyle katılmak şeklinde ayrıca disiplin konusu olabilmektedir. Buna karşılık kabul edilebilir mazeret olmaksızın bir tam mesai günü hiç gelmemek daha ağır nitelikte “görev yerini izinsiz terk etmek” kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle uzman erbaşın sabah mesaisine geç katılması doğrudan yedi günlük devamsızlık hesabında tam gün olarak kabul edilmemelidir. Fiilin gerçek süresinin ve personelin o gün hizmet yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekir.

İdarenin geç gelmeleri tam gün devamsızlık gibi değerlendirmesi, özellikle sözleşme feshi sonucuna yol açıyorsa hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.

Devamsızlık Tutanakları Nasıl Düzenlenmelidir?

Uzman erbaşın göreve gelmediği iddiasının en önemli delillerinden biri devamsızlık tutanaklarıdır. Tutanaklarda personelin hangi tarihte, hangi görev veya mesaiye katılması gerekirken gelmediği açık biçimde belirtilmelidir. Özellikle firar veya izin tecavüzü bakımından saat hesabının önem taşıdığı durumlarda ayrılış ve katılış saatlerinin de tespit edilmesi gerekebilir.

Bir sözleşme yılı içerisinde farklı tarihlerdeki devamsızlıkların sözleşme feshi gerekçesi yapılması hâlinde her güne ilişkin tutanak veya başka objektif kayıtların bulunması önemlidir. Personelin gerçekten görevli olmadığı günün devamsızlık olarak yazılması, izinli veya raporlu olduğu tarihin mazeretsiz gün olarak değerlendirilmesi işlemi sakatlayabilir.

Bu nedenle iptal davasında idarenin dayandığı devamsızlık çizelgesi ile personelin izin, sağlık ve görev kayıtları karşılaştırılmalıdır. Yedi günlük sınır bakımından tek bir günün dahi hukuka aykırı şekilde hesaba katılması, fesih için gereken süre şartının ortadan kalkmasına neden olabilir.

Devamsızlık Nedeniyle Savunma Alınması Gerekir mi?

6413 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesi gündeme geliyorsa personelin savunma hakkına ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Personelin hangi tarihlerde göreve gelmediği ve hangi disiplinsizlikle suçlandığı kendisine bildirilerek savunma yapmasına imkân tanınmalıdır.

Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesi uyarınca yapılan sözleşme feshi ise Danıştay tarafından tipik disiplin cezası niteliğinde görülmemektedir. Bu nedenle 6413 sayılı Kanundaki disiplin cezası savunma prosedürünün tamamının fesih işlemi için otomatik olarak uygulanması gerektiği söylenemez. Bununla birlikte fesih işlemine esas alınan mazeretsizlik durumunun doğru belirlenmesi zorunludur.

Personelin geçerli mazeret belgelerinin dosyada bulunmasına rağmen hiç değerlendirilmemesi veya devamsızlığın sebebinin araştırılmaması, işlemin sebep unsuru bakımından hukuka aykırılık oluşturabilir. Bu nedenle personelin fesih öncesi açıklamalarının ve sunduğu belgelerin dosyada bulunması son derece önemlidir.

Uzman Çavuş Göreve Gelmediğini Nasıl Savunabilir?

Devamsızlık savunmasının yalnızca “mazeretim vardı” şeklinde genel ifadelerden oluşması yeterli olmayabilir. Personelin hangi tarihlerde göreve gelmediği gün gün belirlenmeli ve her tarih bakımından mazeretin ne olduğu açıklanmalıdır. Sağlık raporu, hastane belgesi, ulaşım engeli, amir yazışması, izin belgesi veya başka objektif kayıt varsa savunmaya eklenmelidir.

Personelin göreve dönmek istediğini ancak idarenin yönlendirmesi nedeniyle yanlış kanaate düştüğünü gösteren WhatsApp veya SMS yazışmaları varsa bunların konuşmanın bütünüyle birlikte sunulması önemlidir. Benzer biçimde personel ulaşım yasağı nedeniyle dönemediğini savunuyorsa yalnızca yasağın varlığını değil, birliğine dönmek için gerekli izinleri almaya çalıştığını gösteren belgeler de savunmayı güçlendirebilir.

Sözleşme feshi sınırına çok yakın dosyalarda her gün ayrı önem taşır. Yedi günlük hesabın içerisindeki bir günün dahi geçerli mazerete dayandığının ortaya konulması, Yönetmelikteki fesih koşulunun gerçekleşmediği sonucuna yol açabilir.

Devamsızlık Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Çavuş Dava Açabilir mi?

Mazeretsiz göreve gelmeme gerekçesiyle uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğindedir. Bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünen personel idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Dava sırasında devamsızlığın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, sürenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve personelin kabul edilebilir mazeretinin bulunup bulunmadığı incelenebilir.

Özellikle devamsızlık günlerinden bazılarında geçerli sağlık raporu veya izin bulunması, amirin personele göreve gelmemesi yönünde talimat verdiğinin ortaya çıkması, devamsızlık süresinin yedi günün altında kalması veya aynı sözleşme yılı içerisinde bulunmayan günlerin birlikte hesaplanması dava bakımından önemli olabilir.

İptal davasında yalnızca “sözleşmenin feshi çok ağırdır” şeklinde bir savunma yapılması yerine, Yönetmelikteki maddi şartın neden gerçekleşmediğinin gösterilmesi daha güçlüdür. Çünkü yedi günlük mazeretsiz devamsızlık gerçekten ve hukuka uygun delillerle sabitse idarenin fesih işleminin hukuka uygun bulunması ihtimali yüksektir.

Devamsızlık Nedeniyle Sözleşme Feshi Davası Kaç Gün İçinde Açılır?

Uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemlerde özel olarak farklı bir dava süresi öngörülmediği hâllerde, idare mahkemelerinde genel dava açma süresi uygulanır. Bu süre kural olarak işlemin personele yazılı şekilde tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür.

Devamsızlık nedeniyle ayrıca disiplin cezası verilmiş veya firar soruşturması başlatılmış olması, sözleşme feshi işlemine karşı dava süresini kendiliğinden durdurmaz. Her işlem kendi başvuru ve dava süreleri açısından ayrıca takip edilmelidir.

Bu nedenle personelin ceza davasının sonucunu bekleyerek sözleşme feshi işlemine karşı altmış günlük süreyi geçirmesi ciddi hak kaybına neden olabilir. Ceza soruşturması ile sözleşme feshi davası birbirinden bağımsız hukuki süreçlerdir.

Devamsızlık Nedeniyle Fesih Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Sözleşme feshi işleminin iptali istemiyle açılan davada kanuni şartlar bulunuyorsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Uzman erbaşın sözleşmesinin feshedilmesi, düzenli aylığının ve özlük haklarının sona ermesine, hizmet ve kariyer sürecinin kesintiye uğramasına ve askerî statüsünü kaybetmesine neden olduğu için telafisi güç zarar unsuru bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Bununla birlikte yürütmenin durdurulması için telafisi güç zarar tek başına yeterli değildir. İşlemin açıkça hukuka aykırı olduğunun da gösterilmesi gerekir. Bu nedenle devamsızlığın aslında altı gün olduğu, yedi günlük hesapta raporlu bir günün bulunduğu, mazeretin idare tarafından göz ardı edildiği veya WhatsApp yazışmalarının göreve gelmemenin idarenin yönlendirmesinden kaynaklandığını gösterdiği gibi somut hukuka aykırılıklar özellikle açıklanmalıdır.

Mahkeme, fesih işleminin dayandığı kayıtları ve personelin mazeret belgelerini birlikte değerlendirerek yürütmenin durdurulması şartlarının oluşup oluşmadığına karar verir.

Devamsızlık Nedeniyle Fesih Davası Kazanılırsa Ne Olur?

Sözleşme feshi işleminin mahkeme tarafından iptal edilmesi hâlinde idare iptal kararını uygulamakla yükümlüdür. İşlem hukuka aykırı sayılarak ortadan kaldırıldığından personelin statüsünün ve buna bağlı sonuçların iptal kararının gerekçesine uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Devamsızlığın aslında mazeretli olduğu veya yedi günlük sınırın oluşmadığı gerekçesiyle fesih işlemi iptal edilmişse, personelin görevden ayrı kaldığı dönemde yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların iadesi de gündeme gelebilir. Danıştay kararlarında hukuka aykırı sözleşme feshi nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ve özlük haklarının iadesine karar verilen uyuşmazlık örnekleri bulunmaktadır.

Ancak mali hakların başlangıç tarihi ve faiz konusunda davada yapılan talep ve mahkemenin karar gerekçesi önemlidir. Bu nedenle fesih davasında yalnızca iptal istemi değil, yoksun kalınan parasal ve özlük haklara ilişkin talepler de somut olayın şartlarına göre birlikte değerlendirilmelidir.

Uzman Çavuşun Göreve Gelmemesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Uzman Çavuş Bir Gün İşe Gelmezse Sözleşmesi Feshedilir mi?

Bir tam mesai günü mazeretsiz göreve gelmeme, tek başına Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki yedi günlük sözleşme feshi sınırını oluşturmaz. Bununla birlikte bu davranış 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu bakımından disiplin sorumluluğu doğurabilir. Kabul edilebilir mazeret olmaksızın mesaiye bir tam mesai günü gelmemek, görev yerini izinsiz terk etmek disiplinsizliği kapsamında değerlendirilerek hizmete kısmi süreli devam cezasına neden olabilir.

Ancak aynı sözleşme yılı içerisinde başka mazeretsiz devamsızlıkların bulunması hâlinde bu günlerin sözleşme feshi bakımından birlikte değerlendirilmesi mümkündür. Bu nedenle personelin önceki devamsızlıkları da önem taşır. Bir sözleşme yılı içerisinde toplam devamsızlığın yedi gün veya daha fazla olması hâlinde sözleşmenin feshi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla tek bir günlük olay yalnız başına sözleşmeyi sona erdirmese bile disiplin kaydı oluşturabilir ve sonraki devamsızlıklarla birlikte personelin statüsü bakımından daha ağır sonuçlara ulaşabilir.

Uzman Çavuş Yedi Gün Göreve Gelmezse Ne Olur?

Yedi günlük mazeretsiz göreve gelmeme, uzman erbaş açısından en kritik sınırlardan biridir. Uzman Erbaş Yönetmeliğinde bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre mazeretsiz göreve gelmeyen uzman erbaşların kendisinden istifade edilemeyeceği kabul edilerek sözleşmelerinin feshedilmesi öngörülmektedir.

Aynı zamanda izinsiz uzaklık altı günü aştığında Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesindeki firar suçunun süre unsuru da gündeme gelir. Dolayısıyla kesintisiz yedi günlük izinsiz devamsızlık, disiplin soruşturmasının yanında ceza soruşturmasına ve sözleşme feshi işlemine de neden olabilir.

Bu nedenle yedi günlük sınır yalnızca bir disiplin cezasının derecesini belirleyen süre değildir. Personelin askerî statüsünün sona ermesi ve hapis cezasıyla karşılaşması gibi çok daha ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.

Yedi Günlük Devamsızlığın Arka Arkaya Olması Gerekir mi?

Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki düzenlemede devamsızlığın bir sözleşme yılı içerisinde gerçekleşmesi esas alınmaktadır. Danıştay’ın güncel kararlarında farklı tarihlerdeki mazeretsiz devamsızlık günlerinin aynı sözleşme yılı içerisinde birlikte değerlendirilerek sözleşme feshi işlemine dayanak yapıldığı örnekler bulunmaktadır.

Bu nedenle personelin yedi günü mutlaka kesintisiz biçimde göreve gelmeden geçirmesi gerektiği şeklinde genel bir kabul doğru değildir. Örneğin farklı aylarda yapılan mazeretsiz devamsızlıkların toplamının yedi veya sekiz güne ulaşması da sözleşme feshi bakımından önem taşıyabilir.

Ancak farklı tarihlerdeki her bir devamsızlığın gerçekten mazeretsiz olması gerekir. Bir günün geçerli rapora, başka günün onaylı izne veya kabul edilebilir mücbir sebebe dayandığı ortaya çıkarsa toplam hesap buna göre yeniden yapılmalıdır.

Altı Gün Göreve Gelmeyen Uzman Çavuşun Sözleşmesi Feshedilir mi?

Uzman Erbaş Yönetmeliğinde mazeretsiz göreve gelmeme nedeniyle sözleşmenin feshi bakımından yedi gün ve daha uzun süre ölçütü bulunmaktadır. Bu nedenle yalnızca altı günlük devamsızlık, başka devamsızlık günleri yoksa söz konusu özel fesih şartını tek başına oluşturmayabilir.

Ancak altı günlük devamsızlığın disiplin bakımından sonuçsuz olduğu düşünülmemelidir. 6413 sayılı Kanun kapsamında kısa süreli kaçma disiplinsizliği ve hizmet yerini terk etmeme cezası gündeme gelebilir. Ayrıca personelin aynı sözleşme yılı içerisinde başka mazeretsiz devamsızlıkları varsa toplam süre yedi güne ulaşabilir.

Askerî ceza hukuku açısından da devamsızlığın süresinin tam olarak ne zaman altı günü aştığının dikkatli hesaplanması gerekir. Birkaç saatlik fark dahi firar suçunun süre unsurunu etkileyebilir.

Sağlık Raporu Varsa Yedi Günlük Devamsızlık Hesabına Dahil Edilir mi?

Usulüne uygun ve geçerli sağlık raporuyla kapsanan günlerin mazeretsiz göreve gelmeme süresine dahil edilmemesi gerekir. Çünkü Uzman Erbaş Yönetmeliği sözleşme feshi için yalnızca devamsızlığı değil, devamsızlığın mazeretsiz olmasını aramaktadır.

Ancak sağlık raporunun askerî personel mevzuatı bakımından geçerli şekilde alınmış olması gerekir. Özellikle personelin izinli olmadığı farklı bir şehirde rapor alması, rapor alma usullerine uymaması veya raporun bulunduğu şartlar bakımından mevzuata aykırılık bulunması hâlinde idare raporu mazeret olarak kabul etmeyebilir.

Bu nedenle sözleşme feshi davasında yalnızca “raporum vardı” denilmesi yerine raporun hangi tarihler arasında geçerli olduğu, nereden ve hangi şartlarda alındığı ve birliğe zamanında bildirilip bildirilmediği ortaya konulmalıdır.

Rapor Biter Bitmez Birliğe Dönmek Zorunlu mudur?

Sağlık raporunun veya istirahat süresinin sona ermesiyle birlikte personelin yeni bir izin, rapor veya kabul edilebilir mazereti bulunmuyorsa göreve katılması gerekir. Personelin raporunun bittiğini bildiği hâlde hiçbir hukuki dayanak olmaksızın birkaç gün daha görev yerine dönmemesi devamsızlık süresinin başlamasına neden olabilir.

Yeni bir sağlık problemi ortaya çıkmışsa personelin bunu usulüne uygun şekilde belgelendirmesi ve birliğine bildirmesi gerekir. “Kendimi hâlâ iyi hissetmiyordum” şeklindeki kişisel değerlendirme tek başına istirahat süresini uzatmaz.

Bu nedenle özellikle art arda sağlık raporu kullanılan dosyalarda raporların başlangıç ve bitiş tarihleri arasında boşluk bulunup bulunmadığı dikkatle incelenmelidir.

WhatsApp’tan Komutana Haber Vermek Devamsızlığı Mazeretli Hâle Getirir mi?

WhatsApp üzerinden komutana bilgi verilmesi her durumda resmî izin alınmış olduğu anlamına gelmez. Personelin “bugün gelemiyorum” şeklinde mesaj göndermesiyle yetkili amirin açık biçimde izin vermesi aynı hukuki durumda değildir.

Bununla birlikte WhatsApp yazışmaları mazeretin değerlendirilmesinde son derece önemli olabilir. Personelin sağlık veya ulaşım sorununu derhâl bildirmesi, göreve dönmek istediğini ifade etmesi veya idarenin personele göreve gelmesinin mümkün olmadığı yönünde bir açıklama yapması olayın mazeretsiz devamsızlık olarak kabul edilip edilmeyeceğini etkileyebilir.

Danıştay’ın 2025 tarihli uzman erbaş kararlarında da WhatsApp konuşmalarının, personelin göreve gelmemesindeki mazereti ve idarenin personelde oluşturduğu kanaati değerlendirmek için kullanıldığı görülmektedir. Bu nedenle yazışmaların silinmemesi ve konuşmanın bütününün korunması önemlidir.

Komutan “Gelme” Dedikten Sonra Devamsızlık Tutanakları Tutulabilir mi?

Yetkili amirin personele açık biçimde göreve gelmemesi yönünde talimat verdiğinin kanıtlanması hâlinde, bu durum sonradan tutulan devamsızlık tutanaklarının hukuki değerlendirmesini etkileyebilir. Personelin amir talimatına güvenerek hareket etmiş olması, “mazeretsizlik” unsurunun oluşup oluşmadığı bakımından önem taşır.

Ancak mesajın gerçek anlamı, talimatı veren kişinin yetkisi ve talimatın hangi süreyi kapsadığı ayrıca araştırılmalıdır. Bir günlük “bugün gelme” mesajının sonraki yedi gün bakımından izin oluşturduğu kabul edilemez. Benzer şekilde amirin belirsiz bir ifadesi, personelin sınırsız süre göreve gelmeme hakkı olarak yorumlanamaz.

Bu nedenle somut dosyada mesajların tarihi, içeriği ve personelin sonrasında görev durumunu öğrenmek için girişimde bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

İzin Dönüşü Bir Gün Geç Kalmak Firar Suçu mudur?

İzin süresinin bitiminden sonra yalnızca bir günlük gecikme, Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde aranan süreyi tek başına karşılamaz. Bununla birlikte disiplin hukuku açısından mazeretsiz izin aşımı nedeniyle işlem yapılabilir.

6413 sayılı Kanunda izin, istirahat veya hava değişimi süresinin mazeretsiz biçimde altı günü aşmayacak şekilde geçirilmesi “izin süresini geçirmek” disiplinsizliği olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bir veya birkaç günlük izin aşımı ceza hukuku bakımından henüz izin tecavüzü seviyesine ulaşmasa bile disiplin cezasına neden olabilir.

Gecikmenin altı günlük kanuni sınırı aşması hâlinde ise Askerî Ceza Kanunu bakımından izin tecavüzü suçu gündeme gelir.

Firar Suçunun Cezası Nedir?

Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca kıtasından veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz şekilde altı günden fazla uzaklaşan asker kişiler hakkında temel olarak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Aynı düzenleme, izin, istirahat veya hava değişimi alarak görev yerinden hukuka uygun biçimde ayrılmış ancak dönmesi gereken tarihten itibaren kanunda belirtilen süre içerisinde özürsüz olarak birliğine dönmemiş personel bakımından da uygulanmaktadır.

Silah veya mühimmatla kaçma, hizmet sırasında kaçma veya mükerrirlik gibi bazı durumlarda ceza daha ağır olabilir. Bu nedenle firar dosyasının somut koşullarına göre ceza miktarı değişebilir.

Firardan Ceza Alan Uzman Çavuşun Sözleşmesi Feshedilir mi?

Firar, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununda uzman erbaş statüsünün devamı açısından özellikle önem taşıyan askerî suçlar arasında sayılmaktadır. Bu nedenle kesinleşmiş firar mahkûmiyeti personelin sözleşmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiği bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.

Ayrıca firar suçunun oluşması için gereken süreye ulaşan devamsızlık, çoğu durumda Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki yedi günlük mazeretsiz devamsızlık sınırına da ulaşmaktadır. Böylece ceza davasının sonucundan bağımsız olarak devamsızlık nedeniyle ayrı bir sözleşme feshi işlemi gündeme gelebilir.

Bu nedenle uzman çavuşun firar dosyasında savunma yalnızca hapis cezası açısından değil, uzman erbaş statüsünün devamı açısından da hazırlanmalıdır.

Sözleşme Feshi İçin Ceza Mahkemesi Kararını Beklemek Gerekir mi?

Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün veya daha uzun süre göreve gelmeme nedeniyle yapılacak sözleşme feshi, firar mahkûmiyetine bağlı bir işlem değildir. İdare, devamsızlığın Yönetmelikteki şartları taşıdığını tespit ederse ceza davasının kesinleşmesini beklemeksizin uzman erbaşın statüsü hakkında işlem tesis edebilir.

Firar mahkûmiyeti ise 3269 sayılı Kanundaki ayrı sözleşme feshi nedenlerinden biri olabilir. Dolayısıyla aynı olayda devamsızlık nedeniyle fesih ile mahkûmiyete bağlı fesih hukuken birbirinden farklı dayanaklara sahip olabilir.

Personelin ceza davasında daha sonra beraat etmesi hâlinde de bu beraatin sözleşme feshi işlemine etkisi, beraat gerekçesine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Firardan Beraat Edilirse Devamsızlık Nedeniyle Fesih de Kalkar mı?

Ceza mahkemesinde firar suçundan beraat edilmesi, sözleşme feshi işlemini her durumda otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Mahkemenin beraat gerekçesi bu noktada önemlidir. Beraat yalnızca Askerî Ceza Kanunu’ndaki süre unsurunun gerçekleşmediğine dayanıyorsa, aynı devamsızlığın Uzman Erbaş Yönetmeliği bakımından sözleşme feshi koşullarını oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenebilir.

Buna karşılık mahkeme personelin ilgili tarihlerde geçerli ve kabul edilebilir bir mazeretinin bulunduğunu veya fiilin gerçekleşmediğini kesin şekilde ortaya koymuşsa, aynı günleri tamamen mazeretsiz kabul eden sözleşme feshi işleminin hukuki dayanağı önemli ölçüde etkilenebilir.

Bu nedenle ceza mahkemesi kararının yalnızca “beraat” sonucuna değil, gerekçesine bakılması gerekir.

Devamsızlık Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Çavuş Tazminat Alır mı?

Uzman erbaşın sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği, 3269 sayılı Kanun kapsamında ikramiye hakkının belirlenmesi bakımından önemlidir. Kendi kusuru olmaksızın hizmet süresi uzatılmayan veya sözleşme süresini tamamlayarak ayrılan personelle, kendisinden istifade edilemeyeceğinin kabul edilmesi nedeniyle sözleşmesi süresinden önce feshedilen personelin hukuki durumu aynı değildir.

Bu nedenle mazeretsiz devamsızlık nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş bakımından ayrılış ikramiyesinin şartları ayrıca incelenmelidir. Fesih işlemi daha sonra idare mahkemesi tarafından iptal edilirse personelin ikramiye, aylık ve diğer özlük hakları yönünden hukuki durumu da değişebilir.

Dolayısıyla devamsızlık dosyasında yalnızca sözleşmenin feshedilip feshedilmeyeceği değil, feshin mali sonuçları da ayrıca değerlendirilmelidir.

Devamsızlık Nedeniyle Sözleşme Feshinde Danıştay Neye Bakıyor?

Danıştay’ın uzman erbaş devamsızlığına ilişkin güncel kararlarında özellikle mazeretsizlik unsuruna önem verildiği görülmektedir. Personelin yedi gün veya daha uzun süre göreve gelmediğinin belirlenmesi tek başına yeterli görülmemekte; göreve gelmemesini açıklayabilecek hukuken kabul edilebilir mazeretin bulunup bulunmadığı somut olayın koşullarına göre incelenmektedir.

Danıştay’ın 29 Nisan 2025 tarihli bir kararına konu olayda personelin yedi gün göreve gelmediği tartışmasız olmasına rağmen, WhatsApp görüşmeleri ve olayın gelişimi birlikte değerlendirilerek personelin göreve başlatılmayacağını düşünmesinde idarenin açıklamalarının etkili olduğu kabul edilmiş ve devamsızlığın mazeretsiz sayılamayacağı yönündeki iptal kararı korunmuştur.

Buna karşılık farklı 2025 kararlarında, sağlık raporlarının usule uygun olmadığı veya personelin ileri sürdüğü ulaşım ve seyahat mazeretini belgeleyemediği durumlarda sözleşme feshi işlemleri hukuka uygun bulunabilmektedir. Bu nedenle Danıştay yaklaşımı “yedi gün olursa her zaman fesih” veya “mazeret söylendiğinde fesih iptal edilir” şeklinde basit bir formüle indirgenemez. Mazeretin gerçekliği, kabul edilebilirliği ve belgelendirilmesi belirleyicidir.

Devamsızlık Tutanaklarında Hata Varsa Sözleşme Feshi İptal Edilebilir mi?

Sözleşme feshi için gerekli yedi günlük mazeretsiz devamsızlığın idare tarafından somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Devamsızlık tutanaklarındaki tarih hatası, personelin izinli veya raporlu olduğu günün devamsızlık sayılması veya personelin o gün fiilen görev yaptığını gösteren başka kayıtların bulunması fesih işleminin maddi temelini etkileyebilir.

Özellikle yedi günlük sınırda bulunan dosyalarda tek bir günün hesaptan çıkarılması dahi sözleşme feshi şartını ortadan kaldırabilir. Bu nedenle dava sırasında her devamsızlık gününün ayrı ayrı incelenmesi büyük önem taşır.

Personelin nöbet listeleri, günlük yoklama kayıtları, giriş-çıkış kayıtları, görev tutanakları, sağlık raporları ve izin belgeleri fesih işlemine dayanak devamsızlık çizelgesiyle karşılaştırılmalıdır.

Sonuç

Uzman çavuşun izinsiz olarak göreve gelmemesi, devamsızlığın süresine ve gerçekleşme şekline bağlı olarak yalnızca basit bir disiplin ihlali olmaktan çıkarak sözleşmenin feshi ve askerî suç soruşturması gibi son derece ağır sonuçlara ulaşabilir. Bu nedenle uzman erbaş devamsızlığında sürelerin doğru belirlenmesi hukuki değerlendirmesinin merkezinde yer almaktadır.

Kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın bir tam mesai günü göreve gelmeme, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında görev yerini izinsiz terk etmek disiplinsizliğine ve hizmete kısmi süreli devam cezasına neden olabilir. Devamsızlığın daha uzun sürmesi hâlinde kısa süreli kaçmak disiplinsizliği ve hizmet yerini terk etmeme cezası gündeme gelir.

İzin, istirahat veya hava değişimi süresinin mazeretsiz biçimde geçirilmesi ise ayrıca düzenlenmiştir. Personel başlangıçta hukuka uygun biçimde birlikten ayrılmış olsa bile dönmesi gereken tarihte görev yerine katılmazsa izin süresini geçirme disiplinsizliği oluşabilir. Sürenin Askerî Ceza Kanununda belirtilen sınırı aşması hâlinde izin tecavüzü askerî suçu gündeme gelir.

İzinsiz olarak kıtadan veya görev yerinden uzaklığın altı günü aşması ise Askerî Ceza Kanunu’nun 66. maddesi kapsamında firar suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel şekli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Dolayısıyla yedinci günlük izinsiz devamsızlık uzman erbaş bakımından ceza hukuku açısından kritik eşiğe ulaşmaktadır.

Aynı yedi günlük süre Uzman Erbaş Yönetmeliği bakımından da son derece önemlidir. Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün veya daha uzun süre göreve gelmeyen uzman erbaş, kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan personel kapsamında değerlendirilerek sözleşmesinin feshedilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesilmesi riskiyle karşılaşabilir.

Bu yedi günlük sürenin her durumda aralıksız olması gerektiği düşünülmemelidir. Danıştay’ın güncel kararlarında aynı sözleşme yılı içerisinde farklı tarihlerde gerçekleştirilen mazeretsiz devamsızlık günlerinin birlikte değerlendirilerek sözleşme feshi işlemine dayanak yapıldığı örnekler bulunmaktadır. Bu nedenle uzman erbaşın farklı tarihlerdeki tek günlük devamsızlıklarının da kaydını dikkatle takip etmesi gerekir.

Bununla birlikte sözleşme feshi için devamsızlığın yalnızca yedi güne ulaşması yeterli değildir. Yönetmelik açık biçimde mazeretsiz devamsızlığı aramaktadır. Geçerli sağlık raporu, onaylı izin, amir talimatı, mücbir sebep veya diğer kabul edilebilir mazeretler yedi günlük hesabı değiştirebilir.

Danıştay’ın güncel kararlarında da bu nokta özellikle önem taşımaktadır. Personelin yedi gün boyunca göreve gelmediği tartışmasız olsa dahi, olayın gelişimi ve idareyle yapılan WhatsApp yazışmaları nedeniyle devamsızlığın mazeretsiz kabul edilemeyeceği dosyalarda sözleşme feshi işleminin iptal edildiği görülmektedir. Buna karşılık ileri sürülen sağlık veya ulaşım mazeretinin mevzuata uygun ve somut belgelerle desteklenmediği durumlarda fesih işleminin hukuka uygun bulunduğu kararlar da bulunmaktadır.

Bu nedenle uzman erbaş devamsızlığına ilişkin savunma yalnızca “mazeretim vardı” ifadesine dayandırılmamalıdır. Her devamsızlık günü ayrı ayrı incelenmeli, sağlık raporları, izin belgeleri, WhatsApp yazışmaları, hastane kayıtları, ulaşım belgeleri, amir talimatları ve görev çizelgeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yedi günlük sınıra ulaşan dosyalarda tek bir günün dahi hukuken mazeretli olduğunun ortaya konulması sözleşme feshi bakımından sonucu tamamen değiştirebilir. Aynı şekilde Askerî Ceza Kanunundaki süre sınırına yakın olaylarda saat hesabındaki hata suçun oluşup oluşmadığını etkileyebilir.

Uzman çavuşun göreve gelmemesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde işlem idari yargı denetimine tabidir. İptal davasında devamsızlığın süresi, mazeretin bulunup bulunmadığı, günlerin doğru sözleşme yılı içerisinde hesaplanıp hesaplanmadığı ve idarenin dayandığı belgelerin doğruluğu birlikte incelenebilir.

Bu nedenle “uzman çavuş göreve gelmezse ne olur?” sorusunun cevabı tek bir yaptırımdan ibaret değildir. Devamsızlık bir günlük disiplin ihlalinden başlayarak hizmet yerini terk etmeme cezasına, uzman erbaş sözleşmesinin feshine ve şartların oluşması hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen firar veya izin tecavüzü suçuna kadar ulaşabilecek farklı hukuki sonuçlara neden olabilir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
dijintrumyedek@gmail.com

https://hankahukuk.alternatifajans.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
13 dk
Genel
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri[…]

Devamını Gör
YAZI
16 dk
Genel
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası

Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanabilecek en ağır[…]

Devamını Gör
YAZI
14 dk
Genel
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b

Bir askerî personelin özel hayatındaki bir olay, kumar oynadığına ilişkin iddia veya[…]

Devamını Gör