Mesai Arkadaşına Saldırmak Disiplin Cezası – 7068 Sayılı Kanun 8/6-dd

Mesai arkadaşına saldırmak disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk […]

Mesai arkadaşına saldırmak disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli açısından meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek en ağır disiplin yaptırımlarından biridir. Kanunda günlük dilde kullanılan “kavga etmek”, “vurmak” veya “dövmek” ifadeleri yerine “fiili tecavüzde bulunmak” kavramı tercih edilmiştir.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin altıncı fıkrasının (dd) bendine göre;

“Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak.”

meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasındadır.

Bu düzenleme ilk bakışta oldukça kısa görünmekle birlikte uygulamada önemli hukuki ayrımlar doğurmaktadır. Her sözlü tartışma fiili tecavüz değildir. Tehdit, hakaret veya saygısızlık farklı disiplin hükümlerine tabidir. Bir kişiye vurmak amacıyla hamle yapmak ancak fiziksel saldırının tamamlanmaması ile gerçekten vurmak da aynı yaptırıma tabi değildir. Ayrıca karşılıklı kavga, ilk saldırıyı kimin yaptığı, meşru savunma, haksız tahrik ve olayın ağırlığı meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.

Özellikle Danıştay 2. Dairesinin 15 Ocak 2026 tarihli E.2024/3950, K.2026/249 sayılı güncel kararı bu açıdan dikkat çekicidir. Kararda polis memuru ile çarşı ve mahalle bekçisi arasında görev sırasında meydana gelen karşılıklı fiziki kavga incelenmiş; fiilin varlığına rağmen olayın haksız tahrik altında ve karşılıklı şekilde gerçekleşmesi, tarafların kusur durumları ve diğer personele uygulanan yaptırım dikkate alınarak polis memuruna verilen meslekten çıkarma cezası ölçülülük ve eşitlik yönünden hukuka uygun bulunmamıştır.

Dolayısıyla “fiziksel temas varsa mutlaka meslekten çıkarılır” şeklindeki otomatik bir değerlendirme yerine olayın tamamının incelenmesi gerekir.

Mesai Arkadaşına Saldırmanın Disiplin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesi kapsamında üstüne, aynı rütbedeki meslektaşına veya diğer mesai arkadaşına fiili tecavüzde bulunan personel için öngörülen yaptırım meslekten çıkarma cezasıdır.

Meslekten çıkarma; personelin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere mesleğiyle ilişiğinin kesilmesini ifade eder.

Ancak burada meslekten çıkarma ile devlet memurluğundan çıkarma birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle saldırının yöneldiği kişinin “amir” olması halinde 7068 sayılı Kanunun 9. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-f hükmü ayrıca gündeme gelebilir. Bu ayrım aşağıda ayrıca açıklanacaktır.

Fiili Tecavüz Ne Demektir?

Kanunda “fiili tecavüz” kavramının ayrıca ayrıntılı bir tanımı yapılmamıştır. Genel olarak bu ifade, başka kişiye yönelik fiziksel saldırı veya fiziki kuvvet kullanılması şeklinde anlaşılmaktadır.

Yumruk atmak, tokat atmak, tekmelemek, fiziksel olarak dövmek veya benzeri doğrudan saldırılar fiili tecavüz niteliği taşıyabilir.

Ancak her fiziksel temasın aynı ağırlıkta olduğu söylenemez.

Bir kişinin omzuna dokunmak ile yumruklayarak yaralamak; kavgayı ayırmak için kişiyi tutmak ile saldırı kastıyla yakasından tutup yere yatırmak aynı değildir.

Bu nedenle disiplin makamının yalnızca “fiziksel temas gerçekleşmiştir” şeklindeki tespitle yetinmemesi; temasın amacını, biçimini, ağırlığını ve olayın nasıl geliştiğini ortaya koyması gerekir.

Fiili Tecavüz ile Dövme Girişimi Arasındaki Fark Nedir?

7068 sayılı Kanunda bu ayrım özellikle önemlidir.

Kanunun 8/4-a-5 maddesinde;

“Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak”

fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasına bağlanmıştır.

Buna karşılık 8/6-dd maddesinde;

“Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak”

meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir.

Dolayısıyla girişim ile tamamlanmış fiziksel saldırı arasında son derece ağır bir yaptırım farkı bulunmaktadır.

Danıştay 2. Dairesinin 13 Ekim 2022 tarihli E.2021/6799, K.2022/5090 sayılı kararında da bu ayrım üzerinde durulmuş; vurma eyleminin gerçekleşerek “dövme girişimi” aşamasını aşmasının fiili tecavüz niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.

Yumruk Atmaya Çalışmak ile Yumruk Atmak Aynı Cezayı mı Gerektirir?

Kural olarak aynı hukuki fiil değildir.

Personel mesai arkadaşına yumruk atmak amacıyla hamle yapmış ancak yumruk karşı tarafa ulaşmamışsa olayın dövme girişiminde bulunmak kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Yumruğun karşı tarafa isabet etmesi ve doğrudan fiziki saldırının gerçekleşmesi halinde ise fiili tecavüz değerlendirmesi yapılabilir.

Ancak her dosyada kamera görüntüsü, tanıklar ve olayın bütünlüğü üzerinden hareket edilmelidir.

Bir kişinin yumruğunun başka personelin müdahalesi nedeniyle isabet etmemesi ile yalnızca elini kaldırması aynı değildir.

Mesai Arkadaşına Yumruk Atmak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Aynı rütbedeki meslektaşa veya diğer mesai arkadaşına yumruk atılması, fiilin sübuta ermesi halinde 7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesi kapsamında fiili tecavüz olarak değerlendirilebilir ve meslekten çıkarma cezasını gündeme getirebilir.

Bununla birlikte olayın nasıl başladığı, saldırının karşılıklı olup olmadığı, kişinin kendisini savunup savunmadığı, haksız tahrikin bulunup bulunmadığı ve meydana gelen zararın ağırlığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Danıştayın 2026 tarihli güncel kararı, tamamlanmış fiziksel kavga söz konusu olsa bile bu unsurların göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir.

Mesai Arkadaşına Tokat Atmak Fiili Tecavüz müdür?

Tokat doğrudan fiziksel saldırı niteliğinde olduğundan somut olayda fiili tecavüz olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Yaralanmanın ağır olması şart değildir.

Ancak disiplin işleminin hukuka uygunluğu yalnızca fiziksel temasın varlığıyla değerlendirilmez. Olayın nedeni, karşı tarafın davranışları, meşru savunma ve haksız tahrik iddiaları ile 7068 sayılı Kanunun 6. maddesindeki ölçülülük kriterleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Mesai Arkadaşını İtmek Fiili Tecavüz Sayılır mı?

İtme de fiziki hareket olmakla birlikte her itme olayının otomatik biçimde 8/6-dd kapsamında değerlendirilmesi doğru olmayabilir.

İtmenin saldırı amacıyla mı, kendisini korumak amacıyla mı, kişiyi ayırmak amacıyla mı veya ani bir refleks sonucu mu gerçekleştiği önemlidir.

İtmenin şiddeti ve sonucu da değerlendirilmelidir.

Danıştayın 15 Ocak 2026 tarihli kararında da olayın başlangıcında çarşı ve mahalle bekçisinin polis memurunu iki kez göğsünden ittiği, sonrasında tarafların karşılıklı fiziki kavgaya girdiği tespit edilmiştir. Danıştay, olayın bütünlüğünü, haksız tahriki ve iki taraf arasındaki yaptırım farkını birlikte değerlendirmiştir.

Dolayısıyla tek bir “itti” ifadesinden otomatik olarak meslekten çıkarma sonucu çıkarılması yerine olayın fiziksel ve hukuki bağlamının belirlenmesi gerekir.

Yakadan Tutmak Fiili Tecavüz Sayılır mı?

Yakadan tutmanın amacı ve devamındaki davranış önemlidir.

Kişinin mesai arkadaşını saldırı amacıyla yakasından tutması, sarsması veya başka fiziksel saldırının parçası haline getirmesi fiili tecavüz olarak değerlendirilebilir.

Buna karşılık kavga eden iki kişiyi ayırmak için tutmak veya saldırıyı önlemek amacıyla kişinin kolunu kontrol altına almak farklıdır.

Disiplin hukukunda hareketin yalnızca görüntüsüne değil amacına ve olayın bütününe bakılması gerekir.

Saçından veya Boğazından Tutmak Fiili Tecavüz müdür?

Saldırı amacıyla gerçekleştirilen saçından çekme, boğazından tutma veya benzeri fiziksel eylemler fiili tecavüz değerlendirmesine elverişlidir.

Özellikle hareketin yaralanmaya veya kişinin fiziksel bütünlüğüne yönelik ciddi tehlikeye neden olması, fiilin ağırlığı bakımından önem taşır.

Mesai Arkadaşına Tekme Atmak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Tekme atılması tamamlanmış fiziksel saldırı niteliğinde olduğundan 8/6-dd kapsamına girebilir.

Bununla birlikte meşru savunma, haksız tahrik ve olayın karşılıklı olup olmadığı yine ayrıca incelenmelidir.

Mesai Arkadaşına Silahla Saldırmak

Silah kullanılarak gerçekleştirilen saldırılar olayın niteliğine göre yalnızca 8/6-dd kapsamında değil, 7068 sayılı Kanunun silahla yaralama ve diğer ağırlaştırıcı hükümleri ile ceza hukuku bakımından da ayrıca değerlendirilir.

Saldırının ateşli silahla, copla, bıçakla veya başka araçla gerçekleştirilmesi meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını artırabilir.

Fiili Tecavüz İçin Yaralanma Şart mıdır?

Kanun metninde “yaralamak” değil, “fiili tecavüzde bulunmak” ifadesi kullanılmıştır.

Bu nedenle mutlaka doktor raporuyla sabit yaralanma meydana gelmesi zorunlu unsur olarak görülmemelidir.

Ancak gerçekten tamamlanmış fiziksel saldırının bulunması gerekir.

Yaralanma raporunun bulunması saldırının gerçekleştiğini ve ağırlığını gösteren önemli delillerden biri olabilir.

Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralanma Meslekten Çıkarmaya Yeter mi?

Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olması fiilin fiziksel saldırı niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte meydana gelen zararın ağırlığı 7068 sayılı Kanunun 6. maddesinde disiplin makamının dikkate alması gereken ölçütler arasındadır.

Bu nedenle basit bir temasla ağır yaralanma aynı ölçülülük değerlendirmesine tabi tutulmamalıdır.

Kırık Meydana Gelmesi Durumu

Kavga sonucunda karşı tarafın vücudunda kırık meydana gelmesi saldırının ağırlığını artıran önemli bir unsurdur.

Nitekim Danıştayın 2026 tarihli kararına konu olayda da karşı tarafın yaralanması ve kırık oluşması söz konusuydu.

Ancak Danıştay buna rağmen yalnızca yaralanmanın ağırlığına bakmamış; olayın karşılıklı olması, haksız tahrik ve iki personel hakkındaki disiplin yaptırımları arasındaki farkı da değerlendirmiştir.

Bu durum, meslekten çıkarma denetiminin mekanik biçimde yapılmaması gerektiğini göstermektedir.

Sözlü Tartışma Fiili Tecavüz Sayılır mı?

Sadece sözlü tartışma fiili tecavüz değildir.

Hakaret, tehdit, küçümseme, saygısızlık veya başka sözlü davranışlar 7068 sayılı Kanunun farklı bentlerinde ayrıca düzenlenmiştir.

Fiili tecavüz için fiziksel eylem boyutuna geçen bir davranış aranır.

Hakaret Etmek Fiili Tecavüz müdür?

Hakaret tek başına fiili tecavüz değildir.

Ancak hakaret sonrasında fiziki saldırı da gerçekleşmişse iki farklı davranışın bulunması söz konusu olabilir.

Disiplin makamının her davranışı doğru kanun maddesi altında ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir.

Tehdit Etmek Fiili Tecavüz müdür?

Tehdit de fiili tecavüzden farklıdır.

7068 sayılı Kanun aynı rütbedeki meslektaşları ve diğer mesai arkadaşlarını tehdit etmeyi ayrıca disiplin yaptırımına bağlamıştır.

Tehditten sonra saldırının gerçekleşmesi halinde fiili tecavüz ayrıca gündeme gelebilir.

Karşılıklı Kavga Halinde Meslekten Çıkarma Cezası Verilir mi?

Karşılıklı kavga fiili tecavüz değerlendirmesinde en önemli uygulama alanlarından biridir.

Her iki personelin birbirine vurduğu bir olayda taraflardan her birinin davranışının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Bunun yanında;

ilk fiziksel hareketi kimin yaptığı,

diğer tarafın savunma amacıyla mı karşılık verdiği,

tarafların güç kullanımının orantılı olup olmadığı,

kavganın ani gelişip gelişmediği,

haksız tahrik bulunup bulunmadığı ve

taraflara uygulanan disiplin cezaları arasında makul denge bulunup bulunmadığı

incelenmelidir.

Danıştay 2. Dairesinin E.2024/3950, K.2026/249 sayılı kararı bu konuda güncel ve önemli bir örnektir.

Danıştay 2026 Karşılıklı Kavga Kararı Ne Diyor?

Karara konu olayda polis memuru ile aynı kontrol noktasında görev yapan çarşı ve mahalle bekçisi arasında sözlü tartışma çıkmış; olay fiziksel kavgaya dönüşmüştür.

Kamera görüntülerinde bekçinin polis memurunu iki kez göğsünden ittiği ve yumruk atmaya çalıştığı; polis memurunun da bekçiye birden fazla kez vurduğu ve boynundan tutarak yere yatırdığı tespit edilmiştir.

Ceza yargılamasında iki taraf da kasten yaralama suçundan aynı cezaya mahkûm edilmiş ve her ikisi yönünden haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.

Disiplin yönünden ise polis memuru 8/6-dd kapsamında meslekten çıkarılmış; bekçi hakkında ise daha sonra “amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs” kapsamında 24 ay uzun süreli durdurma cezası uygulanmıştır.

Danıştay, olayın karşılıklı ve ani geliştiğini, haksız tahrik altında gerçekleştiğini ve ceza yargılamasında tarafların kusur durumunun eşit değerlendirildiğini dikkate almıştır.

Sonuç olarak polis memuruna meslekten çıkarma cezası uygulanmasını ölçülülük ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşır bulmamış ve davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur.

Bu karar, 8/6-dd maddesi bakımından son derece önemlidir. Fiilin fiziksel saldırı niteliği taşıması, olayın gerçekleşme koşullarının ve personelin kusur derecesinin değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmamaktadır.

İlk Yumruğu Kimin Attığı Önemli midir?

Önemlidir.

İlk saldırıyı kimin gerçekleştirdiği özellikle meşru savunma ve haksız tahrik bakımından önem taşır.

Ancak ilk yumruğu karşı tarafın atması, sonrasında gerçekleştirilen her türlü karşı saldırıyı otomatik biçimde hukuka uygun hale getirmez.

Savunmanın saldırıyı bertaraf etmek için gerekli ve ölçülü olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Meşru Savunma Disiplin Cezasını Engeller mi?

Kişinin kendisine veya başka bir kişiye yönelen mevcut ve haksız saldırıyı bertaraf etmek amacıyla zorunlu ve ölçülü fiziksel güç kullanması, saldırı amacıyla gerçekleştirilen fiili tecavüzden farklıdır.

Örneğin mesai arkadaşının yumrukla saldırması üzerine yalnızca saldırıyı durduracak ölçüde kolunu tutmak veya kişiyi uzaklaştırmak meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmaya devam etmek savunma sınırlarının dışında kalabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturması olayın başlangıcını ve devamını kamera, tanık ve diğer deliller üzerinden ayrıntılı biçimde incelemelidir.

Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki kavram aynı değildir.

Meşru savunma, devam eden haksız saldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla yapılan zorunlu savunmayı ifade eder. Şartları gerçekleşmişse fiilin hukuka aykırılığı ortadan kalkabilir.

Haksız tahrik ise kişinin haksız bir davranışın yarattığı öfke veya şiddetli üzüntü altında karşı tarafa yönelik saldırıda bulunmasını ifade eder. Fiil hukuka uygun hale gelmez; ancak kusurun ve yaptırımın değerlendirilmesinde önem taşır.

Bu fark disiplin hukuku bakımından da önemlidir.

Haksız Tahrik Meslekten Çıkarma Cezasını Engeller mi?

Haksız tahrikin varlığı fiili otomatik olarak yok etmez.

Ancak 7068 sayılı Kanunun 6. maddesine göre disiplin cezasına ilişkin takdir kullanılırken fiilin işleniş şekli, meydana gelen zarar, personelin kusurunun ağırlığı ve diğer koşullar dikkate alınmalıdır.

Danıştayın 15 Ocak 2026 tarihli kararında da haksız tahrik, meslekten çıkarma cezasının ölçülülük denetiminde önemli unsur olarak değerlendirilmiştir.

Bu nedenle disiplin makamının “tahrik fiilin oluşmasını engellemez” diyerek bu hususu tamamen göz ardı etmesi yeterli değildir.

Hakaret Sonrası Mesai Arkadaşına Vurmak

Mesai arkadaşının hakaret etmesi veya ağır sözler söylemesi fiziksel saldırıyı doğrudan hukuka uygun hale getirmez.

Ancak somut olayda haksız tahrik oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Hakaretin niteliği, kavganın hemen ardından mı meydana geldiği ve fiziksel tepkinin ağırlığı önem taşır.

Karşı Taraf Önce İterse Vurmak Meşru Savunma mıdır?

Her durumda değildir.

İtme devam eden fiziksel saldırı oluşturuyorsa kişinin kendisini koruması mümkündür. Ancak kullanılan gücün saldırıyı durdurmak için gerekli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Basit bir itmeye karşı karşı taraf yere düştükten sonra defalarca vurulması meşru savunma sınırları bakımından farklı değerlendirilir.

Kavgayı Ayırırken Birine Vurmak

Personelin amacı saldırmak değil, devam eden kavgayı ayırmak olabilir.

Kavga sırasında istemeden meydana gelen fiziksel temas ile bilinçli saldırı birbirinden ayrılmalıdır.

Kamera görüntüleri özellikle bu ayrımda önemlidir.

Polis Mesai Arkadaşıyla Kavga Ederse Ne Olur?

Polis memurunun başka polis, bekçi, sivil personel veya diğer mesai arkadaşıyla fiziksel kavga etmesi 7068 sayılı Kanunun farklı hükümlerini gündeme getirebilir.

Fiili saldırı tamamlanmışsa 8/6-dd kapsamında meslekten çıkarma söz konusu olabilir.

Ancak karşılıklı kavga, meşru savunma, haksız tahrik, tarafların statüsü ve olayın ağırlığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Jandarma Mesai Arkadaşıyla Kavga Ederse Ne Olur?

7068 sayılı Kanun Jandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından da uygulanmaktadır.

Jandarma uzman erbaş, astsubay, subay veya diğer kapsam personelinin üstüne, aynı rütbedeki meslektaşına veya diğer mesai arkadaşına fiili saldırıda bulunması 8/6-dd kapsamında meslekten çıkarma cezasına konu olabilir.

Jandarma disiplin soruşturmasında da olayın başlangıcı, karşılıklı saldırı, tanıklar, kamera kayıtları ve adli süreç birlikte değerlendirilmelidir.

Uzman Çavuş Mesai Arkadaşına Vurursa Ne Olur?

Jandarma bünyesinde görev yapan uzman erbaşlar da 7068 sayılı Kanunun kapsamındadır.

Uzman çavuşun üstüne, aynı rütbedeki meslektaşına veya diğer mesai arkadaşına tamamlanmış fiziksel saldırıda bulunması 8/6-dd kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca saldırmaya teşebbüs edilmesi ile saldırının tamamlanması arasında uygulanacak disiplin hükmü bakımından önemli fark bulunmaktadır.

Aynı Rütbedeki Polislerin Kavgası

İki polis memurunun birbirleriyle fiziki kavgaya girmesi durumunda her personelin kendi fiili ayrıca değerlendirilmelidir.

Taraflardan birinin saldırıp diğerinin yalnızca kendisini koruduğu olayda iki personele otomatik olarak aynı disiplin cezası verilmemelidir.

Kimin hangi hareketi yaptığı kamera ve tanık delilleriyle belirlenmelidir.

Farklı Rütbedeki Personelin Kavgası

Rütbe farklılığı disiplin maddesinin uygulanmasında önem taşıyabilir.

Kanun 8/6-dd maddesinde “üstlerine” yönelik fiili saldırıyı da açıkça düzenlemektedir.

Bunun yanında saldırılan kişinin aynı zamanda personelin amiri olması halinde 657 sayılı Kanunun 125/E-f hükmü ve 7068 sayılı Kanunun 9. maddesi ayrıca değerlendirilmelidir.

“Üst” ile “Amir” Aynı Şey midir?

Her zaman değildir.

7068 sayılı Kanun “amir” kavramını kadro ve kuruluş yönünden bağlı olunan veya amir olarak yetkilendirilmiş kişi üzerinden tanımlar.

“Üstlük” ise hiyerarşik veya rütbesel üstünlükten kaynaklanabilir.

Bir kişinin hem üst hem amir olması mümkün olduğu gibi yalnızca üst konumunda bulunması da mümkündür.

Bu ayrım özellikle fiili saldırı bakımından önem taşır.

Üste Saldırmanın Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesi açıkça üstlerine fiili tecavüzde bulunmayı meslekten çıkarma cezası kapsamında düzenlemektedir.

Dolayısıyla üst rütbeli meslektaşa tamamlanmış fiziksel saldırı 8/6-dd kapsamında meslekten çıkarma yaptırımını gündeme getirebilir.

Üstü Dövmeye Teşebbüs Etmenin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/5-ç-9 maddesinde;

“Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek”

24 ay uzun süreli durdurma cezasına bağlanmıştır.

Bu nedenle tamamlanmamış saldırı ile gerçekleşmiş fiziksel saldırının doğru şekilde ayrılması gerekir.

Amire Saldırmanın Cezası Nedir?

Amire fiili tecavüz bakımından önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.

7068 sayılı Kanunun 9. maddesi, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun uygulanacağını düzenlemektedir.

657 sayılı Kanunun 125/E-f maddesinde ise;

“Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak”

devlet memurluğundan çıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla “üste fiili tecavüz” ile “amire fiili tecavüz” kavramlarının otomatik olarak aynı kabul edilmemesi gerekir.

Somut olayda saldırıya uğrayan kişinin yalnızca rütbece üst mü yoksa aynı zamanda hukuken amir mi olduğu doğru biçimde belirlenmelidir.

Meslekten Çıkarma ile Devlet Memurluğundan Çıkarma Aynı mıdır?

Aynı değildir.

Meslekten çıkarma, kişinin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamasına neden olur.

Devlet memurluğundan çıkarma ise bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılma sonucunu doğuran daha kapsamlı bir yaptırımdır.

Bu nedenle saldırıya uğrayan kişinin statüsünün doğru belirlenmesi son derece önemlidir.

Astına Vurmak Hangi Disiplin Cezasını Gerektirir?

7068 sayılı Kanunun 8/4-a-5 maddesinde astlarını dövme girişiminde bulunmak dört ay kısa süreli durdurma cezasına bağlanmıştır.

Tamamlanmış fiziksel saldırı bakımından ise olayın 8/6-dd’deki “diğer mesai arkadaşları” kavramı ve gerektiğinde 657 sayılı Kanunun maiyetindekilere fiili tecavüz hükmüyle ilişkisi somut statü üzerinden dikkatle değerlendirilmelidir.

Özellikle 657 sayılı Kanunun 125/E-f maddesi “maiyetindekilere fiili tecavüz” fiilini devlet memurluğundan çıkarma sebebi olarak düzenlediğinden, ast veya maiyet ilişkisinin bulunduğu dosyalarda yalnızca 8/6-dd’ye bakılması yeterli olmayabilir.

Bekçiye Vuran Polis Hangi Cezayı Alır?

7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanununa göre polis memuru ve üstü rütbelerde bulunan Emniyet personeli bekçilerin rütbece üstü sayılmaktadır.

Ancak polis memuruyla bekçinin aynı görev noktasında mesai arkadaşı olarak bulunması da mümkündür.

Danıştayın 2026 tarihli kararına konu olayda polis memurunun bekçiye fiziksel saldırısı 8/6-dd kapsamında değerlendirilmiş ancak olayın karşılıklı, ani ve haksız tahrik altında gerçekleşmesi nedeniyle meslekten çıkarma cezası ölçülülük ve eşitlik yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.

Bekçinin Polise Vurması Durumunda Ne Olur?

Polis memuru bekçinin rütbece üstüdür.

Bu nedenle bekçinin polise yönelik hareketi, hareketin tamamlanıp tamamlanmadığı ve saldırının niteliğine göre amir veya üstü dövmeye teşebbüs ya da diğer ağır disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Her iki tarafın aynı kavgaya katılması, iki personelin mutlaka aynı disiplin maddesinden cezalandırılması gerektiği anlamına gelmez; statü farklılığı kanundaki nitelendirmeyi değiştirebilir.

Ancak yaptırımlar arasındaki fark ölçülülük ve eşitlik açısından yine yargısal denetime tabidir.

Görev Dışında Mesai Arkadaşına Vurmak 8/6-dd Kapsamında mıdır?

8/6-dd maddesinde fiilin yalnızca görev sırasında işlenmesi gerektiğine ilişkin açık bir sınırlama bulunmamaktadır.

Bu nedenle iki personel arasında mesai dışında gerçekleşen fiziksel saldırı da, aralarındaki mesai arkadaşlığı ilişkisi ve somut olayın diğer koşulları dikkate alınarak disiplin soruşturmasına konu olabilir.

Ancak tamamen kişisel yaşamda meydana gelen olayın meslek ilişkisiyle bağlantısı ve uygulanacak hüküm dikkatle değerlendirilmelidir.

İzin Gününde Meslektaşıyla Kavga Eden Polis

Personelin izinli olması kamu görevlisi statüsünü sona erdirmez.

Aynı kurumda çalışan meslektaşına karşı fiziksel saldırıda bulunulması halinde 8/6-dd gündeme gelebilir.

Bununla birlikte olay tamamen özel bir husumetten kaynaklanıyorsa da kanundaki muhatap unsurunun ve disiplin hukukunun özel yaşama müdahalesinin somut olayda değerlendirilmesi gerekir.

Lojmanda Meydana Gelen Kavga

Lojmanda veya personelin birlikte yaşadığı yerde gerçekleşen kavga da fiilin niteliğine göre disiplin soruşturmasına konu olabilir.

Olayın görev mahallinde meydana gelmemesi tek başına fiili tecavüz disiplin hükmünün uygulanmasını engellemez.

Polis Merkezi İçinde Kavga Etmek

Karakol, polis merkezi veya diğer hizmet binasında personelin fiziksel kavgaya girmesi hizmet düzenine etkisi nedeniyle ayrıca önem taşır.

7068 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca fiilin işlendiği yer ve hizmet üzerindeki olumsuz etkisi disiplin cezasının değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.

Jandarma Karakolunda Kavga Etmek

Jandarma karakolu içerisinde iki personelin fiziksel kavgaya girmesi de 8/6-dd kapsamında değerlendirmeye elverişlidir.

Silahların ve kamu güvenliği sorumluluğunun bulunduğu hizmet ortamında meydana gelen fiziksel kavga, hizmet düzeni bakımından daha ağır sonuçlara yol açabilir.

Ancak yine de ilk saldırı, meşru savunma ve karşılıklı fiiller araştırılmalıdır.

Fiili Tecavüz Disiplin Soruşturmasında Kamera Kaydı Neden Önemlidir?

Kamera görüntüsü bu tür dosyalarda en önemli objektif delillerden biri olabilir.

Kamera;

ilk fiziki hareketi,

tarafların birbirine yaklaşma biçimini,

kaç kişinin müdahale ettiğini,

kavganın ne kadar sürdüğünü,

kişinin saldırmaya devam edip etmediğini ve

karşı tarafın hareketlerini

gösterebilir.

Danıştayın 2026 tarihli kararında da olayın ayrıntıları doğrudan kamera görüntüsü üzerinden değerlendirilmiştir.

Kamera Kaydında Ses Yoksa Ne Olur?

Kamera görüntüsünün ses içermemesi özellikle haksız tahrikin kaynağının belirlenmesini güçleştirebilir.

2026 tarihli Danıştay kararına konu ceza yargılamasında da kamera kaydında ses olmadığı için ilk tahrik edici davranışın kimden kaynaklandığı kesin belirlenememiş ve şüphe taraflar lehine değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla görüntünün olayın tamamını açıklamadığı dosyada tanık beyanları ve diğer deliller ayrıca değerlendirilmelidir.

Kamera Görüntüsünün Sadece Bir Bölümüne Bakılması

Kavganın yalnızca personelin karşı tarafa vurduğu son kısmının izlenmesi ve öncesinin değerlendirilmemesi hatalı sonuca yol açabilir.

Meşru savunma veya haksız tahrik iddiası varsa olayın başlangıcından itibaren bütün görüntüler incelenmelidir.

Disiplin soruşturmasının yalnızca aleyhe görüntü bölümünü esas alması eksik inceleme oluşturabilir.

Tanık Beyanı Fiili Tecavüzü İspatlar mı?

Tanık beyanları delil olabilir.

Ancak tanığın olayı gerçekten görüp görmediği ve hangi aşamasına şahit olduğu belirlenmelidir.

“İkisi kavga ediyordu” şeklindeki genel anlatım, ilk saldırının kimden geldiğini veya hangi hareketin gerçekleştirildiğini açıklamayabilir.

Somut anlatımlar daha yüksek delil değerine sahiptir.

Yaralama Raporu Tek Başına Yeterli midir?

Adli rapor kişinin yaralandığını gösterebilir ancak yaralanmaya kimin ve nasıl neden olduğunu tek başına her zaman göstermez.

Özellikle karşılıklı kavga halinde her iki tarafın yaralanması mümkündür.

Bu nedenle rapor kamera, tanık ve diğer maddi delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Ceza Davasında Kasten Yaralamadan Mahkûm Olmak Disiplin Cezasını Etkiler mi?

Ceza davasındaki maddi tespitler disiplin soruşturması açısından önemlidir.

Ancak 7068 sayılı Kanuna göre disiplin soruşturması ceza soruşturması ve kovuşturmasından bağımsızdır.

Ceza mahkemesinde mahkûmiyet bulunması disiplin makamının ayrıca doğru disiplin maddesini ve ölçülülüğü değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Ceza Davasında HAGB Verilmesi Ne Anlama Gelir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü gibi değerlendirilmemelidir.

Disiplin makamı yalnızca HAGB kararının varlığına dayanarak kişiyi suçlu ilan etmemeli; disiplin fiilini kendi delilleri üzerinden incelemelidir.

Danıştayın 2026 tarihli fiili tecavüz kararında da HAGB ve masumiyet karinesi konusunda karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı değerlendirmeler bulunmaktadır.

Ceza Davasında Beraat Edilirse Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Disiplin soruşturması ile ceza yargılaması birbirinden bağımsızdır.

Ancak ceza mahkemesi fiilin gerçekleşmediğini veya personelin fiili işlemediğini kesin biçimde tespit etmişse bu maddi olgunun disiplin makamı tarafından görmezden gelinmesi mümkün değildir.

Beraat yalnızca ceza hukukuna özgü başka bir nedenle verilmişse disiplin yönünden ayrıca değerlendirme yapılabilir.

Şikâyetten Vazgeçilmesi Disiplin Cezasını Engeller mi?

Karşı tarafın ceza şikâyetinden vazgeçmesi veya daha sonra barışılması disiplin soruşturmasını otomatik olarak sona erdirmez.

Disiplin hukukunun amacı yalnızca mağdurun kişisel hakkını değil, kurum düzenini de korumaktır.

Tarafların Barışması Disiplin Cezasını Kaldırır mı?

Tarafların barışması fiilin daha önce gerçekleşip gerçekleşmediği sorununu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak olay sonrasındaki pişmanlık ve personelin davranışı 7068 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında takdir değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Olaydan Sonra Özür Dilemek Önemli midir?

7068 sayılı Kanunun 6. maddesi personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlığı takdir hakkının kullanılmasında dikkate alınacak hususlardan biri olarak saymaktadır.

Bu nedenle olay sonrasında gerçek pişmanlık gösterilmesi disiplin kurulunun değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak fiilin oluşmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Fiili Tecavüzde Ölçülülük İlkesi Nasıl Uygulanır?

7068 sayılı Kanunun 6. maddesi disiplin makamlarının takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli kullanmasını zorunlu kılmaktadır.

Değerlendirmede;

fiilin işleniş biçimi,

zamanı ve yeri,

hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı,

meydana gelen zarar veya tehlike,

personelin kusurunun ağırlığı,

önceki disiplin durumu,

ikrar ve pişmanlık

gibi hususlar dikkate alınır.

Danıştayın 2026 tarihli kararı, 8/6-dd gibi cezası kanunda meslekten çıkarma olarak belirlenmiş bir fiilde dahi bu ölçütlerin anlamsız hale gelmediğini göstermektedir.

Aynı Kavgaya Karışan İki Personele Farklı Ceza Verilebilir mi?

Tarafların statüsü ve hareketleri farklıysa farklı disiplin hükümleri uygulanabilir.

Örneğin üst ile ast arasındaki kavga, aynı rütbedeki iki personel arasındaki kavgadan farklı hükümlere tabi olabilir.

Ancak aynı olay içerisinde kusurları ve hareketlerinin ağırlığı benzer olan kişilere son derece farklı yaptırımlar uygulanması halinde eşitlik ve ölçülülük yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Danıştayın 2026 kararının önemli noktalarından biri de budur.

İlk Saldırıyı Yapan Daha Hafif Ceza Alabilir mi?

Kanundaki rütbe ve statü farklılıkları nedeniyle teorik olarak aynı olayda ilk fiziki hareketi gerçekleştiren kişi daha hafif disiplin hükmüne tabi olabilir.

Ancak bu durum diğer personele verilen ağır cezanın ölçülü olup olmadığı değerlendirilirken önem kazanabilir.

Danıştay 2026 kararında bu çelişkiye özellikle dikkat çekmiştir.

Bir Alt Ceza Uygulanabilir mi?

7068 sayılı Kanunun 7. maddesindeki şartların bulunması halinde geçmiş hizmetleri olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanına sahip personel yönünden bir derece hafif ceza uygulanması değerlendirilebilir.

Bununla birlikte 8/6-dd dosyasında savunma yalnızca bir alt ceza talebine indirgenmemelidir.

Fiil meşru savunma kapsamında ise, fiziksel saldırı tamamlanmamışsa, saldırıyı personelin yaptığı ispatlanamıyorsa veya doğru disiplin maddesi başka ise öncelikle fiilin 8/6-dd kapsamında oluşmadığı ileri sürülmelidir.

Fiili Tecavüz Soruşturmasında Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Savunmanın ilk aşamasında olayın kronolojisi kurulmalıdır.

Sözlü tartışmayı kim başlattı?

İlk fiziki temas kimden geldi?

Karşı taraf itti mi?

Yumruk attı mı?

Davacı personelin hareketi saldırı mıydı yoksa kendisini korumaya mı yönelikti?

Diğer personel araya ne zaman girdi?

Kavga sona erdikten sonra saldırıya devam edildi mi?

Bu sorular cevaplandırılmalıdır.

İkinci aşamada 8/6-dd ile dövme girişimi hükümleri arasındaki ayrım yapılmalıdır. Fiziksel saldırının tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmelidir.

Üçüncü aşamada saldırılan kişinin hukuki statüsü tespit edilmelidir. Kişi üst mü, amir mi, aynı rütbede mi veya başka mesai arkadaşı mı?

Dördüncü aşamada meşru savunma ve haksız tahrik değerlendirilmelidir.

Beşinci aşamada kamera görüntüleri, tanıklar, adli rapor ve ceza dosyası birlikte incelenmelidir.

Son olarak 7068 sayılı Kanunun 6. maddesindeki ölçülülük kriterleri ve aynı olaydaki diğer personele uygulanan yaptırım değerlendirilmelidir.

Savunma İsteminde Somut Fiil Yazılmalı mıdır?

Personele sadece;

“Mesai arkadaşınıza fiili tecavüzde bulunduğunuz tespit edilmiştir.”

şeklinde hukuki sonuç bildiren soyut bir isnat yöneltilmesi etkili savunmayı güçleştirebilir.

Savunma isteminde;

kime karşı,

hangi tarihte,

nerede,

hangi fiziksel hareketin yapıldığı ve

hangi delillere dayanıldığı

anlaşılabilir şekilde ortaya konulmalıdır.

“Fiili tecavüz” zaten yapılacak hukuki nitelendirmenin adıdır. Savunmanın konusu ise bunun altında yatan somut hareket olmalıdır.

Soruşturmacı Sadece Karşı Tarafın İfadesine Dayanabilir mi?

Karşı tarafın beyanı önemli delil olmakla birlikte, kamera, tanık ve adli rapor gibi başka deliller mevcutsa bunların da toplanması gerekir.

7068 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin soruşturmasında personelin lehindeki ve aleyhindeki deliller birlikte araştırılmalıdır.

Özellikle iki tarafın birbirini suçladığı karşılıklı kavga dosyasında tek tarafın beyanını doğrudan doğru kabul etmek yeterli olmayabilir.

Lehe Kamera Görüntüsü Araştırılmak Zorunda mıdır?

Personel olay yerinde kamera bulunduğunu ileri sürüyorsa ve görüntünün elde edilmesi mümkünse soruşturma makamının bunu araştırması önemlidir.

Meslekten çıkarma gibi ağır yaptırımda olayın başlangıcını gösterebilecek objektif delilin hiç toplanmaması eksik soruşturma iddiası oluşturabilir.

Sağlık Raporu Alınmamışsa Fiili Tecavüz İspatlanabilir mi?

Sağlık raporu saldırının ispatında önemli olmakla birlikte tek delil değildir.

Kamera görüntüsünde açık biçimde yumruk veya fiziksel saldırı görülmesi halinde yaralanma raporu olmaması fiilin mutlaka gerçekleşmediği anlamına gelmez.

Buna karşılık yalnızca soyut iddia bulunması ve hiçbir fiziksel delil olmaması durumunda sübut daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Disiplin Soruşturması ile Ceza Dosyasındaki Tanıklar Farklı Konuşursa Ne Olur?

Beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmelidir.

Tanığın olaydan hemen sonraki beyanı ile aylar sonraki anlatımı farklıysa nedenleri değerlendirilmelidir.

Meslekten çıkarma cezası ciddi ve inandırıcı delillere dayanmalıdır.

Fiili Tecavüz Disiplin Cezasında Zamanaşımı

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.

Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmesi kuralı dikkate alınmalıdır.

Mahkeme tarafından işlemin hukuki nitelendirme veya düzeltilebilir usul eksikliği nedeniyle iptal edilmesi sonrasında yeniden işlem tesis edilmesine ilişkin güncel 7068 sayılı Kanun hükümleri de ayrıca değerlendirilmelidir.

Fiili Tecavüzde Savunma Hakkı

Meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma dosyasını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı bulunmaktadır.

Kamera görüntüsü, tanık beyanı ve sağlık raporunun bulunduğu dosyalarda bu delillerin savunma öncesinde incelenmesi özellikle önemlidir.

Disiplin Kurulu Kararı Gerekçeli Olmalı mıdır?

Disiplin kurulu kararları gerekçeli olmalıdır.

Özellikle 8/6-dd bakımından;

hangi hareketin fiili tecavüz sayıldığı,

dövme girişiminin neden aşıldığı,

meşru savunma iddiasının neden kabul edilmediği,

haksız tahrikin nasıl değerlendirildiği ve

ölçülülük yönünden hangi unsurların dikkate alındığı

karardan anlaşılmalıdır.

“Fiil Sabit, Tahrik Önemli Değil” Denilebilir mi?

Danıştayın 2026 tarihli kararı karşısında bu yaklaşım özellikle tartışmalıdır.

Haksız tahrik fiilin meydana geldiği koşulları ve personelin kusur derecesini doğrudan etkileyebilir.

7068 sayılı Kanunun 6. maddesi de kusurun ağırlığının ve fiilin işleniş biçiminin değerlendirilmesini zorunlu tutmaktadır.

Bu nedenle tahrik iddiasının hiç değerlendirilmemesi hukuka uygunluk sorununa neden olabilir.

Fiili Tecavüz Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezasına Dava Açılabilir mi?

Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

Dava kapsamında özellikle;

fiilin gerçekten meydana gelip gelmediği,

fiziksel saldırının tamamlanıp tamamlanmadığı,

dövme girişimi ile fiili tecavüzün doğru ayrılıp ayrılmadığı,

saldırılan kişinin hukuki statüsü,

meşru savunma,

haksız tahrik,

karşılıklı kavga,

ilk saldırının kimden geldiği,

kamera ve tanık delilleri,

ceza yargılamasındaki maddi tespitler,

ölçülülük,

eşitlik,

bir alt ceza,

savunma hakkı,

zamanaşımı ve

kararın gerekçesi

incelenebilir.

Fiili Tecavüz Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Meslekten çıkarma işlemine karşı açılan iptal davasında 2577 sayılı Kanundaki şartların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Özellikle görüntülerin personelin kendisini savunduğunu açıkça göstermesi, saldırıyı karşı tarafın başlattığının sabit olması, hareketin tamamlanmış saldırı değil girişim aşamasında kalması veya aynı olayda benzer kusuru bulunan diğer personele çok daha hafif ceza uygulanması hukuka aykırılık değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Mesai Arkadaşına Saldırmak ve Fiili Tecavüz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Polis Mesai Arkadaşına Vurursa Meslekten Atılır mı?

Polis memurunun üstüne, aynı rütbedeki meslektaşına veya diğer mesai arkadaşına tamamlanmış fiziksel saldırıda bulunması 7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasını gündeme getirebilir. Ancak olayın karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşmesi, ilk saldırının karşı taraftan gelmesi, meşru savunma veya haksız tahrik bulunması ve saldırının ağırlığı ayrıca değerlendirilmelidir. Danıştayın 15 Ocak 2026 tarihli kararı da bu şartların meslekten çıkarma cezasının ölçülülüğü bakımından önem taşıdığını göstermektedir.

Jandarma Mesai Arkadaşına Vurursa Meslekten Çıkarılır mı?

Jandarma personelinin mesai arkadaşına tamamlanmış fiziki saldırısı da 7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasına konu olabilir. Ancak yalnızca kavgaya ilişkin tutanakla yetinilmemeli; tarafların hareketleri, ilk saldırı, kamera görüntüsü, tanıklar ve meşru savunma iddiası değerlendirilmelidir.

Mesai Arkadaşına Yumruk Atmanın Cezası Nedir?

Yumruğun karşı tarafa isabet ederek fiziksel saldırının gerçekleşmesi 8/6-dd kapsamındaki fiili tecavüz olarak değerlendirilebilir. Bunun yaptırımı meslekten çıkarmadır. Yumruğun isabet etmeden girişim aşamasında kalması halinde ise dövme girişimine ilişkin daha farklı disiplin hükümleri gündeme gelebilir.

Yumruk Atmaya Çalışıp Vuramamak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Fiziksel saldırı tamamlanmamışsa 8/6-dd yerine 7068 sayılı Kanunun dövme girişimini düzenleyen hükümleri değerlendirilmelidir. Aynı rütbedeki arkadaş veya diğer mesai arkadaşına dövme girişiminde bulunmak dört ay kısa süreli durdurma; amir veya üstü dövmeye teşebbüs ise 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla düzenlenmiştir. Bu nedenle saldırının tamamlanıp tamamlanmadığı önemli bir tipiklik sorunudur.

Mesai Arkadaşını İtmek Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

İtmenin saldırı niteliği, şiddeti ve amacı değerlendirilmelidir. Her fiziksel temas otomatik olarak aynı ağırlıkta fiili tecavüz sayılmamalıdır. Kendisini korumak, kavgayı ayırmak veya kişiyi uzaklaştırmak için yapılan hareket ile saldırı amacıyla şiddetli biçimde itmek farklıdır. Danıştayın 2026 tarihli kararı da fiziksel olayların bağlam ve ölçülülük yönünden bütün olarak incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

Mesai Arkadaşının Yakasından Tutmak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Saldırı amacıyla yakadan tutup sarsmak veya devamında vurmaya yönelmek fiili tecavüz değerlendirmesine konu olabilir. Buna karşılık saldırıyı önlemek veya kişiyi ayırmak amacıyla gerçekleştirilen fiziksel kontrol farklıdır. Hareketin amacı ve devamı kamera ve tanıklarla belirlenmelidir.

Karşılıklı Kavga Eden Polislerin İkisi de Meslekten Çıkarılır mı?

Otomatik olarak böyle bir sonuç doğmaz. Her personelin hareketi, rütbesi ve kusuru ayrı değerlendirilmelidir. Meşru savunma, haksız tahrik ve saldırının ağırlığı bakımından tarafların durumları farklı olabilir. Danıştayın 2026 tarihli kararında karşılıklı kavgaya karışan iki personelden birine meslekten çıkarma, diğerine 24 ay uzun süreli durdurma uygulanması ölçülülük ve eşitlik bakımından değerlendirilmiş ve meslekten çıkarma işlemi yönünden bozma kararı verilmiştir.

İlk Yumruğu Karşı Taraf Attıysa Ceza Verilir mi?

İlk saldırının karşı taraftan gelmesi meşru savunma bakımından son derece önemlidir. Kişinin saldırıyı bertaraf etmek için zorunlu ve ölçülü biçimde karşılık vermesi halinde fiili saldırıdan farklı bir hukuki durum söz konusu olabilir. Ancak saldırı sona erdikten sonra öfkeyle karşı tarafa vurmaya devam edilmesi meşru savunma olarak kabul edilmeyebilir.

Mesai Arkadaşı Hakaret Ettiği İçin Vurmak Disiplin Cezasını Kaldırır mı?

Hakaret fiziksel saldırıyı hukuka uygun hale getirmez. Ancak olayın özelliklerine göre haksız tahrik oluşturabilir. Haksız tahrik personelin kusur derecesinin ve uygulanacak yaptırımın ölçülülüğünün değerlendirilmesinde önemlidir. Danıştayın 2026 tarihli kararında da haksız tahrik özellikle dikkate alınmıştır.

Kendimi Savunurken Mesai Arkadaşına Vurdum, Yine Ceza Alır mıyım?

Gerçek ve devam eden haksız saldırıyı durdurmak için gerekli ve ölçülü güç kullanılması meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir. Burada saldırıyı kimin başlattığı, karşılığın hangi anda verildiği ve savunmanın saldırı bittikten sonra devam edip etmediği önemlidir. Kamera görüntüsü varsa olayın saniye saniye incelenmesi gerekir.

Polis Amirine Vurursa Ne Olur?

Amire tamamlanmış fiili saldırı, yalnızca 8/6-dd bakımından değerlendirilmemelidir. 7068 sayılı Kanunun 9. maddesi devlet memurluğundan çıkarma fiilleri yönünden 657 sayılı Kanuna gönderme yapmakta; 657 sayılı Kanunun 125/E-f hükmü de amire fiili tecavüzü devlet memurluğundan çıkarma sebebi olarak düzenlemektedir. Bu nedenle saldırılan kişinin yalnızca rütbece üst mü, yoksa hukuken amir mi olduğunun belirlenmesi büyük önem taşır.

Jandarma Amirine Vurursa Ne Olur?

Aynı ayrım jandarma personeli bakımından da önemlidir. Amir sıfatının bulunması halinde 7068 m.9 ve 657 sayılı Kanunun devlet memurluğundan çıkarma hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Somut statü ve uygulanacak personel mevzuatı dikkatle incelenmelidir.

Üste Vurmak ile Amire Vurmak Aynı Ceza mıdır?

Her durumda aynı değildir. “Üst” ile “amir” farklı hukuki kavramlardır. 8/6-dd üstlere fiili tecavüzü meslekten çıkarma kapsamında düzenlerken, 657 sayılı Kanun amire fiili tecavüzü devlet memurluğundan çıkarma sebebi olarak düzenlemektedir. Bu yüzden muhatabın hukuki statüsü doğru tespit edilmelidir.

Meslekten Çıkarma ile Devlet Memurluğundan Çıkarma Arasında Ne Fark Var?

Meslekten çıkarma, personelin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında tekrar çalışmasını engeller. Devlet memurluğundan çıkarma ise bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyetin sona ermesi anlamına gelir. Bu nedenle fiilin hangi disiplin normuna uyduğu ciddi sonuç doğurur.

Polis Bekçiye Vurursa Ne Olur?

Polis memurları 7245 sayılı Kanun uyarınca bekçilerin rütbece üstüdür. Bununla birlikte aynı görev yerinde mesai arkadaşı da olabilirler. Danıştayın 2026 tarihli kararında polis memurunun bekçiyle kavgası 8/6-dd kapsamında ele alınmış ancak karşılıklı kavga, haksız tahrik ve bekçiye daha hafif ceza uygulanması nedeniyle polis hakkında meslekten çıkarma ölçüsüz bulunmuştur.

Bekçi Polise Vurursa Ne Olur?

Bekçinin polis memuruna yönelik hareketinde polisin rütbece üst olması önemlidir. Fiziksel saldırının teşebbüs aşamasında kalması veya tamamlanması ve olayın diğer şartları doğru disiplin maddesinin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

Mesai Arkadaşına Görev Dışında Vurmak Disiplin Cezası Doğurur mu?

8/6-dd hükmü açıkça yalnızca görev sırasında işlenen fiillerle sınırlandırılmamıştır. Bu nedenle personelin mesai dışında meslektaşına karşı gerçekleştirdiği fiziksel saldırı da disiplin soruşturmasına konu olabilir. Ancak olayın mesleki ilişkiyle bağlantısı ve özel hayat alanı somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Polis İzinliyken Başka Polisle Kavga Ederse Ne Olur?

İzinli olmak personelin disiplin statüsünü tamamen ortadan kaldırmaz. Aynı kurumda çalışan meslektaşına karşı fiziksel saldırıda bulunulması 8/6-dd kapsamında değerlendirilebilir. Bununla birlikte olayın tamamen özel yaşamda meydana gelmesi ve olayın koşulları yine önemlidir.

Mesai Arkadaşına Tehdit Fiili Tecavüz müdür?

Tehdit fiili tecavüz değildir. 7068 sayılı Kanun tehdit davranışını ayrı disiplin maddelerinde düzenlemiştir. Tehditten sonra fiziksel saldırı gerçekleşmişse ayrıca fiili tecavüz gündeme gelebilir.

Mesai Arkadaşına Küfür Etmek Fiili Tecavüz müdür?

Küfür veya hakaret, fiziksel saldırı olmadığı sürece fiili tecavüz oluşturmaz. Ancak hakaret fiili 7068 sayılı Kanundaki farklı disiplin hükümlerine göre cezalandırılabilir.

Yaralanma Olmadan Fiili Tecavüz Olur mu?

Fiili tecavüz için mutlaka tıbbi yaralanma meydana gelmesi şart değildir. Fiziksel saldırının gerçekleşmesi esas alınır. Bununla birlikte yaralanmanın bulunmaması fiilin ağırlığı ve ölçülülük değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Adli Rapor Yoksa Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi?

Fiil kamera veya güvenilir tanık gibi başka delillerle açıkça ortaya konulabiliyorsa adli raporun bulunmaması saldırının hiç gerçekleşmediğini göstermez. Ancak yalnızca soyut iddia varsa saldırının sübutu daha ayrıntılı araştırılmalıdır.

Kamera Görüntüsü Varsa Tanık Dinlenmesine Gerek Var mı?

Kamera görüntüsü olayın tamamını göstermeyebilir veya ses içermeyebilir. Özellikle kavganın öncesindeki hakaret, tehdit veya tahrik iddiası bakımından tanıklar önem taşıyabilir. Bu nedenle objektif görüntü ile tanık ifadeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kamera Kaydında İlk Saldırıyı Karşı Tarafın Yaptığı Görülüyorsa Ne Olur?

Bu durum meşru savunma ve haksız tahrik savunmasını önemli ölçüde güçlendirebilir. Ancak personelin verdiği karşılığın saldırıyı durdurmak için gerekli ölçüde kalıp kalmadığı ayrıca incelenir.

Kasten Yaralama Davasından HAGB Almak Meslekten Çıkarma İçin Yeterli midir?

HAGB kararı tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet gibi kullanılamaz. Disiplin makamının fiili kendi soruşturmasındaki delillerle ortaya koyması gerekir. HAGB kararına dayanırken masumiyet karinesinin korunması da önemlidir.

Ceza Mahkemesinde Ceza Almamak Disiplin Cezasını Engeller mi?

Her durumda engellemez. Disiplin ve ceza süreçleri bağımsızdır. Ancak ceza mahkemesinin fiilin gerçekleşmediğine veya personelin fiili işlemediğine ilişkin maddi tespiti varsa bu husus disiplin sürecinde göz ardı edilemez.

Şikâyetçi Olmayan Mesai Arkadaşı Varsa Disiplin Soruşturması Devam Eder mi?

Karşı taraf şikâyetçi olmasa bile disiplin soruşturması devam edebilir. Çünkü disiplin düzeni kurum içi çalışma düzenini ve hizmetin güvenilirliğini korumayı amaçlar.

Kavga Sonrası Barışmak Meslekten Çıkarmayı Engeller mi?

Barışma geçmiş fiili ortadan kaldırmaz. Ancak özür, pişmanlık ve olay sonrasındaki davranışlar disiplin cezasının takdirinde dikkate alınabilir.

Fiili Tecavüz Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?

Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Dava dilekçesinde yalnızca kavganın karşılıklı olduğu belirtilmekle yetinilmemeli; ilk fiziksel hareket, meşru savunma, tahrik, kamera görüntüleri, diğer personelin cezası, doğru disiplin maddesi, ölçülülük, savunma hakkı ve zamanaşımı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Danıştay Karşılıklı Kavgada Meslekten Çıkarma Cezasını İptal Ediyor mu?

Her karşılıklı kavgada otomatik olarak iptal sonucu çıkmaz. Ancak Danıştay 2. Dairesinin 15 Ocak 2026 tarihli E.2024/3950, K.2026/249 sayılı kararında, haksız tahrik altında ani gelişen karşılıklı kavga, tarafların ceza yargılamasında eşit kusurlu değerlendirilmesi ve diğer personele daha hafif disiplin cezası verilmesi birlikte ele alınarak polis memuruna uygulanan meslekten çıkarma ölçülülük ve eşitlik ilkelerine aykırı bulunmuştur.

Fiili Tecavüz ile Dövme Girişimi Arasındaki Ayrım Neden Önemlidir?

Çünkü cezalar arasında çok büyük fark bulunmaktadır. Aynı rütbedeki veya diğer mesai arkadaşına dövme girişimi dört ay kısa süreli durdurma cezasına tabi olabilirken, fiziksel saldırının tamamlanarak fiili tecavüz haline gelmesi meslekten çıkarma sonucunu doğurabilir. Bu nedenle kamera kayıtlarında temasın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ve hareketin niteliği ayrıntılı incelenmelidir.

Fiili Tecavüz Soruşturmasında Avukatla Savunma Yapılabilir mi?

Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma dosyasını inceleme, lehine tanık dinletme ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı bulunmaktadır. Özellikle karşılıklı kavga dosyalarında kamera kayıtlarının tamamının incelenmesi ve diğer taraf hakkında yürütülen disiplin işleminin de gerektiğinde araştırılması savunma açısından önemlidir.

Sonuç

Mesai arkadaşına saldırmak disiplin cezası, 7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesinde üstüne, aynı rütbedeki meslektaşına veya diğer mesai arkadaşına fiili tecavüzde bulunulması halinde meslekten çıkarma olarak düzenlenmiştir. Ancak bu kısa kanun hükmünün uygulanması, yalnızca “personel kavga etti” tespitinden ibaret değildir.

İlk olarak fiziksel saldırının tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmelidir. Kanun, astına, aynı rütbedeki arkadaşına veya diğer mesai arkadaşına “dövme girişiminde bulunmak” fiilini ayrıca ve daha hafif yaptırımla düzenlemiştir. Bu nedenle yumruk atmaya teşebbüs etmek ile yumruğun karşı tarafa isabet etmesi hukuki nitelendirme açısından aynı değildir.

İkinci olarak saldırıya uğrayan kişinin statüsü doğru tespit edilmelidir. Üst, aynı rütbedeki meslektaş, diğer mesai arkadaşı, ast ve amir kavramları farklı disiplin hükümlerinin uygulanmasına neden olabilir. Özellikle amire fiili tecavüz, 7068 sayılı Kanunun 9. maddesi ve 657 sayılı Kanunun 125/E-f hükmü nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma boyutunda ayrıca değerlendirilmelidir.

Üçüncü olarak olayın karşılıklı kavga olup olmadığı araştırılmalıdır. Karşı tarafın ilk fiziki saldırıyı gerçekleştirmesi, personelin kendisini savunması veya saldırının haksız tahrik altında meydana gelmesi uygulanacak disiplin yaptırımının hukuka uygunluğunu doğrudan etkileyebilir.

Dördüncü olarak meşru savunma ile haksız tahrik birbirinden ayrılmalıdır. Devam eden haksız saldırıyı bertaraf etmek amacıyla zorunlu ve ölçülü biçimde kullanılan fiziksel güç ile öfke altında karşı tarafa saldırmak aynı değildir. Meşru savunma fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırabilecek nitelikteyken, haksız tahrik daha çok kusurun ağırlığı ve ölçülülük değerlendirmesinde önem taşır.

Beşinci olarak disiplin makamı 7068 sayılı Kanunun 6. maddesini gerçek anlamda uygulamalıdır. Fiilin işleniş biçimi, zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisi, meydana gelen zarar, personelin kusur derecesi, önceki disiplin durumu ve pişmanlığı değerlendirilmeden meslekten çıkarma cezasının yalnızca kanun bendinin tekrarıyla gerekçelendirilmesi yeterli değildir.

Danıştay 2. Dairesinin 15 Ocak 2026 tarihli E.2024/3950, K.2026/249 sayılı kararı bu açıdan güncel ve önemli bir içtihattır. Karşılıklı ve ani gelişen kavga olayında iki tarafın da kasten yaralama fiili sabit görülmüş olmasına rağmen Danıştay, haksız tahriki, kusur durumlarını ve diğer personele uygulanan daha hafif cezayı dikkate alarak polis memuru hakkında meslekten çıkarma cezasını ölçülülük ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşır bulmamıştır.

Bu nedenle 8/6-dd kapsamında yürütülen bir soruşturmada temel sorular; ilk fiziksel saldırıyı kim gerçekleştirdi, personel saldırdı mı yoksa kendisini mi savundu, fiziksel temas gerçekten gerçekleşti mi, fiil dövme girişimi aşamasında mı kaldı yoksa fiili tecavüze mi dönüştü, saldırıya uğrayan kişi üst mü, amir mi, aynı rütbede mi veya diğer mesai arkadaşı mı, kamera görüntüsü olayın tamamını gösteriyor mu, haksız tahrik bulunuyor mu, aynı olaydaki diğer personele hangi disiplin cezası verildi ve meslekten çıkarma yaptırımı somut olayın ağırlığıyla ölçülü mü? şeklinde kurulmalıdır.

Bu hususlar ayrıntılı biçimde incelenmeden yalnızca personelin fiziksel kavgaya karıştığı gerekçesiyle 7068 sayılı Kanunun 8/6-dd maddesinden meslekten çıkarılması; tipiklik, sübut, meşru savunma, haksız tahrik, kusurun bireyselleştirilmesi, ölçülülük, eşitlik, savunma hakkı ve gerekçeli karar ilkeleri bakımından idari yargı denetimine konu olabilecektir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
dijintrumyedek@gmail.com

https://hankahukuk.alternatifajans.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
13 dk
Genel
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri[…]

Devamını Gör
YAZI
16 dk
Genel
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası

Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanabilecek en ağır[…]

Devamını Gör
YAZI
14 dk
Genel
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b

Bir askerî personelin özel hayatındaki bir olay, kumar oynadığına ilişkin iddia veya[…]

Devamını Gör