Memurun ticaret yapması disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli bakımından sıradan devlet memurlarından daha ağır sonuç doğurabilen disiplin konularından biridir. Devlet memurlarının hangi ticari ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacağı esas olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28. maddesinde düzenlenirken, genel kolluk personelinin bu yasağa aykırı davranması 7068 sayılı Kanunda doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin altıncı fıkrasının (r) bendinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında;
“Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.”
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm kendi başına hangi faaliyetlerin yasak olduğunu tek tek saymamaktadır. Dolayısıyla 8/6-r bendinin uygulanabilmesi için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun özellikle 28. maddesine bakılması gerekir. Başka bir ifadeyle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin para kazandığının tespit edilmesi yeterli değildir. Yapılan faaliyetin gerçekten 657 sayılı Kanunun devlet memuruna yasakladığı ticari veya kazanç getirici faaliyetlerden biri olması gerekir.
Bu ayrım son derece önemlidir. Devlet memurunun taşınmazından kira geliri elde etmesi, anonim veya limited şirkette yalnızca pasif pay sahibi olması, fikir ve sanat eseri meydana getirmesi ya da kişisel malvarlığını değerlendirmesi ile kendi adına mağaza işletmesi, düzenli e-ticaret yapması, özel bir işyerinde çalışması veya bir ticaret şirketini fiilen yönetmesi aynı hukuki nitelikte değildir.
Bu nedenle memurun ticaret yapması disiplin cezası değerlendirilirken “personel para kazanmış mı?” sorusundan önce, “personelin yaptığı faaliyet 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde yasaklanan faaliyetlerden biri mi?” sorusunun cevaplandırılması gerekir.
657 Sayılı Kanuna Göre Memurun Ticaret Yapma Yasağı Nedir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28. maddesi “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlığını taşımaktadır. Maddeye göre devlet memurları Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamazlar. Bunun yanında ticaret ve sanayi kuruluşlarında görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil olamaz, kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olarak faaliyet gösteremezler.
Aynı düzenleme memurların mesleki faaliyet veya serbest meslek icrası amacıyla ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açmasını da yasaklamaktadır. Memurun gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait işyerlerinde ya da vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışması da madde kapsamındaki yasaklar arasında yer almaktadır.
Dolayısıyla 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak yalnızca klasik anlamdaki “dükkân açıp mal satmak” ile sınırlı değildir. Kişinin özel bir şirkette görev alması, serbest meslek faaliyeti yürütmesi, ticari temsilcilik yapması veya düzenli biçimde tacir ya da esnaf niteliğinde faaliyet gerçekleştirmesi de yasağın kapsamına girebilir.
Bununla birlikte 657 sayılı Kanun kamu görevlisinin bütün ekonomik faaliyetlerini yasaklayan bir düzenleme değildir. Malvarlığının değerlendirilmesi, belirli şirketlerde yalnızca pay sahipliği, kanuni istisnalar veya özel kanunların izin verdiği görevler ile kişinin fiilen ticaret yürütmesi arasında ayrım yapılmalıdır.
7068 Sayılı Kanuna Göre Memurun Ticaret Yapması Disiplin Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesinde bu fiilin karşılığı meslekten çıkarma cezasıdır. Meslekten çıkarma, personelin Emniyet, Jandarma veya Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere mesleğiyle ilişiğinin kesilmesine yol açan son derece ağır bir disiplin yaptırımıdır.
Burada önemli bir fark bulunmaktadır. 657 sayılı Kanuna tabi sıradan devlet memurları bakımından ticaret yapmak veya devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak 657 sayılı Kanunun 125/D-h maddesinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmışken, 7068 sayılı Kanun kapsamındaki genel kolluk personeli bakımından aynı temel yasak meslekten çıkarma düzeyinde yaptırıma bağlanmıştır.
Bu nedenle polis veya jandarma personeline yönelik bir disiplin soruşturmasında 657 sayılı Kanunun 28. maddesinin kapsamının doğru belirlenmesi özellikle önemlidir. Faaliyetin yasak kapsamında bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmadan yapılacak genişletici bir yorum, kişinin mesleğini tamamen sona erdirebilecek bir işlem doğurabilir.
Memurun Her Türlü Ek Gelir Elde Etmesi Yasak mıdır?
Devlet memurunun maaşı dışında herhangi bir gelir elde etmesinin tamamen yasak olduğu yönündeki yaklaşım doğru değildir. 657 sayılı Kanunun 28. maddesi “maaş dışında gelir elde etme yasağı” biçiminde düzenlenmemiştir. Kanunun yasakladığı husus belirli ticari, mesleki ve kazanç getirici faaliyetlerin yürütülmesidir.
Örneğin kişinin sahip olduğu taşınmazdan kira geliri elde etmesi ile düzenli biçimde gayrimenkul alıp satarak ticari organizasyon yürütmesi aynı değildir. Benzer şekilde bir anonim şirkette pasif şekilde pay sahibi olmak ile o şirketi yönetmek, temsil etmek veya çalışan sıfatıyla görev yapmak birbirinden ayrılmalıdır.
Bu sebeple disiplin soruşturmasında yalnızca para girişinin bulunduğunun tespit edilmesi yeterli değildir. Paranın hangi hukuki ilişkiden doğduğu ve kişinin bu gelir için nasıl bir faaliyet yürüttüğü belirlenmelidir.
Polis Ticaret Yapabilir mi?
Polis memurunun 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde yasaklanan ticari faaliyetleri yürütmesi mümkün değildir. Kendi adına ticari işletme açması, esnaf veya tacir sayılmasını gerektirecek şekilde sürekli mal veya hizmet satışı yapması, özel bir ticari işletmede fiilen görev alması veya şirket yönetmesi disiplin sorumluluğu doğurabilir.
Polis personeli açısından bu yasağın ihlal edilmesinin önemi daha büyüktür. Çünkü 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi, devlet memurlarına yasaklanan kazanç getirici faaliyetlerde bulunmayı doğrudan meslekten çıkarma yaptırımına bağlamıştır.
Ancak kişinin yalnızca bir ticaret şirketinde payının bulunması veya belirli bir ekonomik gelir elde etmesi otomatik olarak ticaret yaptığı anlamına gelmez. Fiili faaliyet, yönetim ve temsil yetkisi ayrıca incelenmelidir.
Jandarma Ticaret veya Ek İş Yapabilir mi?
7068 sayılı Kanun kapsamındaki jandarma personeli bakımından da 657 sayılı Kanunun ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı geçerlidir. Jandarma personelinin tacir veya esnaf niteliğinde faaliyet yürütmesi, özel bir işyerinde çalışması ya da serbest meslek faaliyeti icra etmesi 8/6-r kapsamındaki meslekten çıkarma yaptırımını gündeme getirebilir.
Bununla birlikte jandarma personelinin sahip olduğu her malvarlığı veya gelir ticari faaliyet değildir. Şirket pay sahipliği, kira geliri, yatırım gelirleri ve benzeri ekonomik faaliyetlerin 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında olup olmadığı somut olayın gerçek niteliği üzerinden belirlenmelidir.
Polis Ek İş Yapabilir mi?
“Polis ek iş yapabilir mi?” sorusuna bütün faaliyetler için geçerli tek bir cevap vermek mümkün değildir. Faaliyetin niteliği belirleyicidir.
Polis memurunun mesai sonrasında bir restoran, mağaza, özel eğitim kurumu, özel şirket veya başka işyerinde ücret karşılığı düzenli biçimde çalışması 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasakla karşılaşabilir. Aynı şekilde serbest meslek faaliyeti yürütmek amacıyla büro veya işyeri açılması da yasak kapsamındadır.
Burada “mesai saatleri dışında yapıyorum” savunması tek başına yeterli değildir. Kanunun yasakladığı faaliyet mesai dışında gerçekleştirilmekle hukuka uygun hale gelmez. Yasak faaliyetin niteliğine yöneliktir.
Bununla birlikte telif geliri, kira geliri veya pasif yatırım gibi farklı hukuki nitelikteki gelirler ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle “polis maaşı dışında hiçbir şekilde para kazanamaz” şeklindeki genel ifade de hukuken isabetli değildir.
Mesai Dışında Ticaret Yapmak Serbest midir?
657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak yalnızca mesai saatlerine ilişkin değildir. Memurun yasak kapsamındaki ticari veya mesleki faaliyeti akşam, hafta sonu veya yıllık izin döneminde yapması kural olarak yasağı ortadan kaldırmaz.
Örneğin polis memurunun yalnızca hafta sonları kendi adına işletme çalıştırması, ürün satması veya ücret karşılığında özel şirkette çalışması sırf faaliyetin görev saatleri dışında yürütülmesi nedeniyle serbest hale gelmez.
Disiplin soruşturmasında personelin kamu görevini aksatıp aksatmadığı ayrıca değerlendirilebilse de 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından esas mesele faaliyetin kendisinin yasak kapsamına girip girmediğidir.
Memurun Esnaflık Yapması Yasak mıdır?
657 sayılı Kanun, memurun Türk Ticaret Kanununa göre esnaf veya tacir sayılmasını gerektirecek faaliyetlerde bulunmasını açıkça yasaklamaktadır. Bu nedenle kendi adına dükkân, mağaza veya işletme açarak düzenli mal veya hizmet satışı yapılması kural olarak ticaret yasağı kapsamında değerlendirilir.
İşletmenin küçük olması, personelin yalnızca akşam saatlerinde çalışması veya elde edilen kazancın düşük olması tek başına sonucu değiştirmeyebilir. Faaliyetin hukuki niteliği ve sürekliliği önemlidir.
Şahıs Şirketi Kuran Polis Meslekten Çıkarılır mı?
Şahıs işletmesinin kişinin kendi adına ticari faaliyeti yürütmesini gerektirmesi halinde 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyette bulunma yasağı gündeme gelir.
Dolayısıyla polis veya jandarma personelinin kendi adına şahıs işletmesi açarak e-ticaret, mağazacılık, danışmanlık veya başka ticari faaliyet yürütmesi 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi bakımından ciddi disiplin sonucu doğurabilir.
Ancak disiplin soruşturmasında işletmenin gerçekten personel tarafından kurulup işletildiği ve ticari faaliyetin gerçekleştiği somut kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
Memur Limited Şirket Ortağı Olabilir mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi, limited şirket ortaklığını doğrudan ve mutlak biçimde yasaklayan bir ifade içermemektedir. Uygulamada ve Danıştay kararlarında, memurun şirketi temsil ve idare etmemesi, müdür veya başka bir yönetim görevi üstlenmemesi ve fiilen ticari faaliyet yürütmemesi şartıyla limited şirkette yalnızca pay sahibi olabileceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle “limited şirkette ortak olmak” ile “limited şirketi yönetmek” birbirinden ayrılmalıdır. Personelin sadece sermaye koyması ve pasif ortak olarak kalması başka; şirket adına sözleşme imzalaması, çalışanları yönetmesi, müşteri ilişkilerini yürütmesi, ticari kararlar alması veya müdür sıfatıyla şirketi temsil etmesi başka bir durumdur.
Disiplin hukukunda şekli ortaklık kaydından ziyade kişinin şirket içerisindeki gerçek rolünün belirlenmesi gerekir.
Polis Limited Şirket Ortağı Olabilir mi?
Polis memurunun limited şirkette yalnızca pasif sermaye ortağı olması ile şirket müdürü veya fiilî yöneticisi olarak hareket etmesi aynı değildir. Şirket organlarında görev almayan ve ticari faaliyeti fiilen yürütmeyen pasif ortaklık kural olarak 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasakla aynı tutulmamalıdır.
Ancak personel ticaret sicilinde müdür olarak kayıtlıysa, şirket adına sözleşmeler imzalıyorsa veya fiilen işlerin yönetimini yürütüyorsa ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı gündeme gelebilir.
Bu nedenle sadece ortaklık oranına değil, temsil ve yönetim yetkisine bakılmalıdır.
Jandarma Limited Şirket Ortağı Olabilir mi?
Jandarma personeli bakımından da aynı ayrım geçerlidir. Pasif pay sahipliği ile şirketin günlük ticari faaliyetinin yönetilmesi birbirinden ayrılır. Personelin şirket müdürü olması, temsil yetkisi kullanması veya şirket işlerini fiilen yürütmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesi açısından sorun oluşturabilir.
Özellikle aile şirketlerinde personelin resmî kayıtlarda müdür görünmemesine rağmen fiilen sipariş, ödeme, satış veya personel yönetimini yürüttüğü iddia ediliyorsa somut faaliyetin ayrıca araştırılması gerekir.
Memur Anonim Şirket Ortağı Olabilir mi?
Devlet memurunun anonim şirkette yalnızca pay sahibi olması, kural olarak ticaret yasağının kendisi değildir. Hisse sahipliği ile şirketin yönetiminde görev alınması birbirinden ayrılmalıdır.
Personelin anonim şirket yönetim kurulunda görev alması, şirketi temsil etmesi veya ticari işlerini fiilen yürütmesi ise 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla borsada halka açık bir şirketin hissesini satın almak ile anonim şirketin yönetim ve temsilini üstlenmek aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Şirkette Ortak Olmak ile Şirket Müdürlüğü Aynı mıdır?
Bu ayrım disiplin hukukunun en önemli noktalarından biridir. Ortak kişi sermaye payına sahip olabilir ancak şirketin faaliyetlerini yönetmeyebilir. Müdür veya yönetici ise şirketin ticari faaliyetinin yürütülmesinde aktif rol üstlenir.
Danıştay kararlarında limited şirkette yalnızca pay sahibi olmanın yasak kapsamına girmediği, buna karşılık şirket müdürlüğü ve temsil yetkisinin 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasakla bağlantılı olduğu kabul edilmektedir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında ticaret sicil kayıtları, şirket ana sözleşmesi, müdürlük kararları, imza yetkileri ve fiilî faaliyetler birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket Ortağı Olup Şirketten Kâr Payı Almak Yasak mıdır?
Pasif pay sahibi olan kişinin şirketin elde ettiği kârdan ortaklık payı oranında kâr payı alması ile bizzat şirket adına ticari faaliyet yürütmesi aynı değildir.
Yalnızca hukuken izin verilen pasif sermaye ortaklığından doğan kâr payı, kişinin fiilen esnaflık veya ticaret yaptığı anlamına gelmeyebilir. Bununla birlikte personelin şirketi yönettiğine veya çalıştığına ilişkin başka deliller varsa olay yalnızca kâr payı üzerinden değerlendirilmemelidir.
Memur Kollektif Şirkete Ortak Olabilir mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi memurun kollektif şirkette ortak olmasını açıkça yasaklamaktadır. Bu nedenle anonim veya limited şirketteki pasif ortaklık tartışması, kollektif şirket ortaklığı bakımından aynı şekilde uygulanamaz.
Disiplin soruşturmasında şirket türünün doğru belirlenmesi bu sebeple önemlidir.
Memur Komandit Şirkete Ortak Olabilir mi?
657 sayılı Kanun özellikle komandit şirkette komandite ortak olmayı yasaklamaktadır. Komandite ortak şirket borçlarından sınırsız sorumluluğu bulunan ve ticari faaliyetin içinde daha aktif konumda olan ortaktır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca “komandit şirkette ortak” denilmesi yerine kişinin ortaklık sıfatının ne olduğu ve şirket içerisindeki görevi açık biçimde belirlenmelidir.
Eşinin Şirketi Olan Polis Meslekten Çıkarılır mı?
Polis memurunun eşinin ticaret yapması, eşin kendi adına şirket veya işletme sahibi olması, personelin otomatik olarak ticaret yaptığı anlamına gelmez. Disiplin sorumluluğu şahsidir.
657 sayılı Kanun ayrıca memurun eşinin veya kanunda belirtilen çocuklarının yasak kapsamındaki faaliyetlerde bulunması halinde bu durumun belirli süre içerisinde kuruma bildirilmesine ilişkin yükümlülük içermektedir. Bu bildirim yükümlülüğü ile memurun bizzat ticaret yapması aynı şey değildir.
Ancak şirket eş adına kayıtlı görünmesine rağmen bütün ticari faaliyet fiilen polis veya jandarma personeli tarafından yürütülüyorsa yalnızca ticaret sicilindeki isimle yetinilmez. Şirketin gerçek faaliyetinin kim tarafından yürütüldüğü araştırılabilir.
Şirket Eşin Üzerine Olursa Memur İşletmede Çalışabilir mi?
İşletmenin eş adına kayıtlı olması, memura fiilen işletmede çalışma hakkı vermez. Personel müşteri kabul ediyor, satış yapıyor, ürün tedarik ediyor, işçi yönetiyor, fatura veya sözleşme süreçlerini yürütüyor ve işletmenin ticari organizasyonunda aktif görev alıyorsa 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle “şirket benim değil, eşimin” savunması tek başına yeterli değildir. Önemli olan personelin faaliyetteki gerçek rolüdür.
Aile Şirketinde Ücretsiz Çalışmak Disiplin Suçu Olabilir mi?
Faaliyetten doğrudan ücret alınmaması tek başına 657 sayılı Kanunun 28. maddesinin uygulanmasını engellemez. Kişi ticari işletmenin yönetim veya temsilini fiilen yürütüyor olabilir.
Buna karşılık bir aile ferdine tek seferlik ve sınırlı yardım ile düzenli olarak işletmenin faaliyetini yürütmek birbirinden ayrılmalıdır. Fiilin sürekliliği, yapılan işlemler ve personelin işletme içindeki konumu değerlendirilmelidir.
Memur E-Ticaret Yapabilir mi?
Memurun internet üzerinden düzenli biçimde mal satın alıp satması, e-ticaret mağazası işletmesi, sipariş alması ve kâr amacıyla sürekli ticari organizasyon yürütmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki tacir veya esnaf sayılmayı gerektiren faaliyet yasağına girebilir.
Burada işlemin fiziksel mağazada değil internet üzerinden gerçekleştirilmesi yasağı ortadan kaldırmaz. Ticaretin dijital ortamda yapılması da ticari faaliyet niteliğini değiştirmez.
Buna karşılık kişinin artık kullanmadığı kendi kişisel eşyasını zaman zaman ikinci el platformlarında satması ile sürekli olarak ürün satın alıp yeniden satış yapması aynı değildir. Süreklilik, organizasyon, ticari amaç ve faaliyetin gerçek niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Polis Trendyol, Amazon veya Benzeri Platformlarda Satış Yapabilir mi?
Personelin bu platformlarda kendi adına düzenli mağaza işletmesi, ürün stoğu oluşturması, sipariş kabul etmesi ve devamlı biçimde satış gerçekleştirmesi ticari faaliyet niteliği taşıyabilir ve 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından ciddi risk oluşturur.
Tek seferlik kişisel eşya satışıyla düzenli e-ticaret organizasyonu birbirine karıştırılmamalıdır.
Ürünlerin eş veya yakın adına açılmış mağazadan satılması halinde de personelin fiilen işletmeyi yönetip yönetmediği önemlidir.
İkinci El Eşya Satmak Ticaret Yapmak Sayılır mı?
Kişinin kendi kullandığı telefon, otomobil, mobilya veya başka eşyalarını zaman zaman satması kural olarak profesyonel ticari faaliyetten farklıdır.
Ancak kişinin sürekli biçimde ürün satın alıp yeniden satması, çok sayıda ilan vermesi, satış faaliyetini düzenli bir gelir modeline dönüştürmesi veya stok bulundurması halinde ticaret niteliği gündeme gelebilir.
Disiplin soruşturmasında satış adedi kadar faaliyetin amacı ve sürekliliği de araştırılmalıdır.
Instagram Üzerinden Ürün Satmak Disiplin Cezası Doğurur mu?
Instagram veya başka sosyal medya hesabı üzerinden düzenli ürün satışı yapılması, ödeme alınması, sipariş oluşturulması ve ticari organizasyon kurulması halinde faaliyet 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Personelin hesabın yalnızca tanıtım amacıyla kullanıldığını ileri sürmesi halinde gerçek satışların kim tarafından yapıldığı ve ödemelerin hangi hesaplara gittiği incelenebilir.
Memur YouTube’dan Para Kazanabilir mi?
İnternet ve sosyal medya gelirleri son yıllarda 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından özellikle tartışılan alanlardan biridir. Düzenli içerik üretimi, reklam geliri, sponsorluk, üyelik veya benzeri yöntemlerle ekonomik kazanç elde edilmesi bakımından faaliyetin ticari veya kazanç getirici niteliği değerlendirilmelidir.
2026 yılında kamuoyuna yansıyan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü görüşünde, devlet memurlarının içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardan elde ettikleri gelirin 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde idari görüş bildirilmiştir.
Bu tür idari görüşler kanun veya kesinleşmiş yargı kararıyla aynı hukuki niteliğe sahip olmamakla birlikte güncel idari uygulamanın hangi yönde geliştiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Bu nedenle polis veya jandarma personelinin YouTube, Instagram, TikTok veya benzeri platformlardan düzenli reklam ve sponsorluk geliri elde ettiği durumlarda 8/6-r kapsamında disiplin soruşturması riski dikkate alınmalıdır.
Sosyal Medyada İçerik Üretmek Tek Başına Disiplin Suçu mudur?
Sosyal medya hesabı açmak ve herhangi bir ekonomik faaliyet yürütmeden içerik paylaşmak ile profesyonel içerik üretimi üzerinden düzenli gelir elde etmek aynı değildir.
Bunun yanında paylaşımların içeriğine göre 7068 sayılı Kanunun başka disiplin hükümleri de gündeme gelebilir. Dolayısıyla sosyal medya kullanımı ile kazanç getirici faaliyet yasağı birbirinden ayrılmalıdır.
8/6-r bakımından temel değerlendirme faaliyetin ticari veya kazanç getirici yapısıdır.
Sponsorluk Geliri Kazanç Getirici Faaliyet Sayılır mı?
Personelin sosyal medya veya başka mecralarda düzenli biçimde firmalarla sponsorluk anlaşması yapması, ürün tanıtması ve bunun karşılığında ücret veya ekonomik menfaat elde etmesi, ticari organizasyon niteliği bakımından 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Tek seferlik ve istisnai bir durum ile süreklilik taşıyan profesyonel sponsorluk faaliyeti arasında fark bulunabilir. Ancak genel kolluk personeli bakımından yaptırımın ağırlığı nedeniyle bu tür faaliyetlerde özellikle dikkatli olunması gerekir.
Uygulama veya Yazılım Geliştirerek Para Kazanmak Mümkün müdür?
Uygulama geliştirme, yazılım satışı veya dijital platform üzerinden düzenli ücret elde edilmesi faaliyetinin ticari ya da serbest meslek niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilmelidir.
2026 yılında kamuoyuna yansıyan idari görüşte uygulama geliştiriciliğinden elde edilen gelir de 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamındaki yasaklarla ilişkilendirilmiştir.
Bu nedenle bir uygulamanın mağazalarda satışa sunulması, abonelik veya reklam geliri elde edilmesi gibi durumlarda yalnızca faaliyetin internet üzerinden yürütülmesi nedeniyle serbest olduğu varsayılmamalıdır.
Memur İnternet Sitesinden Reklam Geliri Elde Edebilir mi?
Düzenli biçimde işletilen ve reklam geliri üreten web sitesi faaliyeti, somut şartlarına göre ticari organizasyon olarak değerlendirilebilir. Personelin içerik üretimi, reklam anlaşmaları, site işletmeciliği ve gelir elde etme biçimi birlikte incelenmelidir.
Özellikle güncel idari yaklaşımın dijital içerik üretiminden elde edilen gelir konusunda kısıtlayıcı yönde olduğu dikkate alınmalıdır.
Polis Özel Ders Verebilir mi?
Özel ders meselesinde faaliyetin nasıl yürütüldüğü önemlidir. Personelin özel bir dershane veya eğitim kurumunda çalışan sıfatıyla görev yapması, 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki özel işyerinde çalışma yasağını gündeme getirebilir.
Kendi adına sürekli ücretli ders vererek serbest meslek organizasyonu yürütülmesi de ayrıca değerlendirilmelidir.
Danıştay kararlarında, bir memurun özel dershanede ders verdiği iddiasının yalnızca soyut ifadelerle ileri sürüldüğü, çalıştığının ve ücret aldığının somut delillerle ortaya konulamadığı durumda ticaret veya kazanç getirici faaliyet fiilinin sübuta ermediği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla disiplin yaptırımı açısından gerçekten çalışma ve gelir ilişkisini ortaya koyan somut deliller bulunmalıdır.
Özel Kursta Çalışmak Polis İçin Yasak mıdır?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi memurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine ait işyerlerinde çalışmasını yasaklamaktadır. Bu nedenle özel kurs, dershane, şirket veya başka özel işyerinde çalışan sıfatıyla düzenli görev alınması yasak kapsamında değerlendirilebilir.
Faaliyetin mesai dışında gerçekleştirilmesi yasağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Memur Danışmanlık Yapabilir mi?
Personelin kendi mesleki bilgisini ücret karşılığında düzenli biçimde üçüncü kişilere sunması, serbest meslek faaliyeti veya özel işyerinde çalışma niteliği taşıyabilir.
Özellikle kendi adına büro açılması, müşteri kabul edilmesi, ücret karşılığı düzenli danışmanlık verilmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasağa girebilir.
Faaliyetin “danışmanlık”, “koçluk” veya başka bir isim altında tanıtılması tek başına hukuki niteliği değiştirmez. Fiilen ne yapıldığına bakılmalıdır.
Freelance Çalışmak Memur İçin Yasak mıdır?
Freelance çalışma çok farklı faaliyetleri kapsayabildiğinden her durum aynı değerlendirilemez. Ancak kişinin düzenli biçimde müşterilere hizmet sunması ve bunun karşılığında ücret elde etmesi serbest meslek veya ticari faaliyet niteliği taşıyabilir.
Grafik tasarım, yazılım, çeviri, danışmanlık veya başka hizmetlerin sürekli biçimde ücret karşılığı sunulması 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında dikkatle değerlendirilmelidir.
Memur Kitap Yazabilir ve Telif Ücreti Alabilir mi?
Fikir ve sanat eseri meydana getirilmesi ile ticari işletme veya serbest meslek faaliyeti yürütülmesi aynı değildir. Geçmiş Devlet Personel Başkanlığı görüşlerinde, devlet memurunun gizli bilgileri açıklamamak şartıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser meydana getirebileceği ve telif sözleşmesi çerçevesinde gelir elde edebileceği kabul edilmiştir.
Bununla birlikte yalnızca bir eser üzerindeki telif hakkından gelir elde edilmesi ile bunun etrafında sürekli ticari organizasyon kurulması birbirinden ayrılmalıdır. Personelin kendi yayınevini veya satış işletmesini fiilen yönetmesi halinde mesele artık yalnızca telif gelirinden ibaret olmayabilir.
Makale veya Kitap Telifi Ticaret Sayılır mı?
Salt eser sahibi sıfatıyla telif geliri elde edilmesi ile tacir veya esnaf olarak faaliyet yürütmek aynı değildir. Ancak her olayın çalışma yöntemi ve gelir modeli ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin yayıneviyle telif sözleşmesi yapan yazar ile kendi adına yayıncılık işletmesi kurup sürekli kitap basıp satan kişi aynı durumda değildir.
Memur Kira Geliri Elde Edebilir mi?
Kişinin sahip olduğu ev, işyeri veya başka taşınmazı kiraya vermesi, tek başına 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde yasaklanan ticari faaliyetle aynı değildir. Kira, malvarlığının değerlendirilmesinden doğan bir gelir olabilir.
Ancak kişinin düzenli ve profesyonel bir organizasyon kurarak çok sayıda taşınmazı sürekli alıp satması veya işletme niteliğinde konaklama faaliyeti yürütmesi farklı değerlendirmeye konu olabilir.
Bu nedenle pasif kira geliri ile gayrimenkul ticareti birbirinden ayrılmalıdır.
Airbnb veya Günlük Kiralama Yapan Memurun Durumu Nedir?
Kişinin tek bir taşınmazını klasik uzun süreli kiraya vermesi ile sürekli müşteri kabul edilen, rezervasyon, temizlik, hizmet ve fiyatlandırma organizasyonuna dayanan günlük konaklama faaliyeti aynı değildir.
Günlük kiralama faaliyeti profesyonel ve sürekli bir organizasyon haline gelmişse ticari faaliyet niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla sırf taşınmaz sahibi olmaktan doğan kira geliriyle işletme faaliyeti arasında ayrım yapılmalıdır.
Memur Borsadan Para Kazanabilir mi?
Kişinin kendi birikimini hisse senedi, yatırım fonu veya benzeri sermaye piyasası araçlarında değerlendirmesi ile başkaları adına yatırım hizmeti sunması veya ticari organizasyon işletmesi farklıdır.
Salt kişisel yatırım, 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki ticaret yasağıyla otomatik olarak aynı tutulmamalıdır. Bununla birlikte faaliyet profesyonel bir ticari işletme niteliğine dönüşüyorsa somut şartlar ayrıca değerlendirilir.
Kripto Para Alıp Satan Memur Disiplin Cezası Alır mı?
Kişisel malvarlığının kripto varlıklarda değerlendirilmesi ile başkalarına hizmet sunulan veya düzenli ticari organizasyon biçiminde yürütülen faaliyet aynı değildir.
Bu alanda faaliyetin sıklığı, organizasyonu, üçüncü kişilere hizmet sunulup sunulmadığı ve kişinin tacir veya serbest meslek faaliyeti yürütüp yürütmediği önemlidir.
Bu nedenle “kripto para işlemi yapan her memur ticaret yapmış olur” şeklinde mutlak bir sonuca ulaşılamaz.
Memur Araba Alıp Satabilir mi?
Kişinin kendi kullandığı aracını zaman zaman satması sıradan malvarlığı tasarrufudur. Ancak düzenli biçimde araç satın alıp kârla yeniden satmak, bunu sürekli hale getirmek ve organizasyon oluşturmak tacir veya esnaf niteliğinde bir faaliyet olarak değerlendirilebilir.
Disiplin soruşturmasında satış sayısı, süreklilik, araçların kullanım amacı ve ticari kazanç organizasyonu araştırılmalıdır.
Sürekli Ev veya Arsa Alıp Satmak Ticaret Sayılır mı?
Kişisel bir taşınmazın satılması ile düzenli olarak taşınmaz alım satımı yaparak ticari kazanç elde edilmesi aynı değildir. İşlemlerin sürekliliği ve ticari organizasyon niteliği önemlidir.
Personelin yıl içerisinde çok sayıda taşınmazı kısa sürelerde alıp sattığı ve bu faaliyeti düzenli gelir modeline dönüştürdüğü iddia ediliyorsa 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından daha ayrıntılı inceleme yapılabilir.
Memur Çiftçilik veya Hayvancılık Yapabilir mi?
Tarım, hayvancılık ve benzeri faaliyetlerde faaliyetin ölçeği ve ticari organizasyon niteliği önem taşır. Kişinin aileden kalan arazisini değerlendirmesi ile büyük ölçekli ve tacir veya esnaf niteliği doğuracak şekilde ticari işletme yürütmesi aynı değildir.
Bu konuda geçmiş yargı kararlarında farklı olaylara göre farklı değerlendirmeler bulunduğundan, faaliyet yalnızca “çiftçilik” etiketi üzerinden değil somut büyüklüğü ve örgütlenme biçimi üzerinden incelenmelidir.
Kooperatifte Görev Almak Ticaret Yasağına Girer mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi belirli kooperatif ve kuruluş görevlerini açık biçimde yasağın dışında bırakmıştır. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile maddede belirtilen bazı kuruluşların yönetim, denetim veya disiplin kurullarındaki görevleri kanundaki şartlarla istisna kapsamındadır.
Bu nedenle her kooperatif görevinin otomatik olarak yasak olduğu söylenemez. Ancak kooperatif türü ve üstlenilen görevin kanuni istisna içerisinde bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Memur Kurumunun İştirakinde Yönetim Görevi Alabilir mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi, memurun görevli bulunduğu kurumun iştirakinde kurumunu temsilen aldığı görevleri ticaret yasağının dışında bırakmaktadır.
Buradaki istisna kişisel tercih ile herhangi bir şirkette yöneticilik yapılmasına izin veren genel bir hüküm değildir. Görevin personelin çalıştığı kurumun iştirakiyle bağlantılı olması ve kurumunu temsilen verilmesi gerekir.
Özel Bir Şirkette Çalışmak Yasak mıdır?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi memurların özel hukuk tüzel kişilerine ait işyerlerinde çalışmalarını açık biçimde sınırlandırmaktadır. Bu nedenle personelin mesai dışında dahi özel bir şirkette ücretli çalışan olarak düzenli görev yapması kazanç getirici faaliyet yasağını gündeme getirebilir.
Personelin iş sözleşmesinin bulunmaması da her zaman tek başına belirleyici değildir. Fiilen şirket için düzenli çalışma yapılıp yapılmadığı araştırılabilir.
Sigortalı Olarak Başka İşyerinde Çalışmak Meslekten Çıkarma Sebebi Olabilir mi?
Personelin özel bir işyerinde SGK kaydıyla çalışması, fiilî çalışma ilişkisinin önemli delillerinden biridir. Bununla birlikte sadece kayıt değil gerçek çalışma koşulları da değerlendirilebilir.
Genel kolluk personelinin 657 sayılı Kanunun 28. maddesine aykırı biçimde özel işyerinde çalıştığı sabit hale gelirse 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi kapsamında meslekten çıkarma yaptırımı gündeme gelebilir.
Ücret Alınmadan Özel İşyerinde Çalışmak Yasak Olabilir mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesi bazı yasakları yalnızca “kazanç elde edilmiş olması” üzerine kurmamaktadır. Ticaret ve sanayi kuruluşlarında görev alma veya özel işyerinde çalışma faaliyetin niteliğine ilişkindir.
Bu nedenle kişi ücret almadan ancak düzenli biçimde bir özel şirketin faaliyetlerini yürütüyorsa sırf ücret bulunmadığı gerekçesiyle her durumda yasak dışında kaldığı söylenemez.
Bununla birlikte disiplin makamı personelin gerçekte ne yaptığına ilişkin somut delilleri ortaya koymalıdır.
Bir Defalık Yardım Ticari Faaliyet Sayılır mı?
Arkadaş veya aile ferdinin işletmesinde tek seferlik, olağan sosyal yardım niteliğindeki davranış ile düzenli şekilde ticari organizasyona katılmak aynı değildir.
Örneğin bir yakının dükkânına kısa süreli uğrayıp yardımcı olmak ile haftanın belirli günlerinde satış yapmak, müşterilerle ilgilenmek, kasa yönetmek veya mal siparişi vermek farklı niteliktedir.
Disiplin hukukunda fiilin gerçek niteliği, sürekliliği ve kişinin işletmedeki konumu birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari Faaliyetten Para Kazanmak Şart mıdır?
Bu konuda faaliyetin türüne göre ayrım yapmak gerekir. Bir özel işyerinde görev alma veya ticari işletmeyi yönetme gibi 657 sayılı Kanunun açıkça yasakladığı davranışlarda, kişinin fiilen ücret veya kâr elde edip etmemesi tek başına belirleyici olmayabilir.
Buna karşılık disiplin isnadı “ticaret yaparak gelir elde etme” şeklinde kurulmuş ve kişinin gerçekten çalıştığı veya kazanç sağladığı ileri sürülmüşse bu iddianın somut delillerle ispatlanması gerekir.
Danıştay da özel dershanede çalışıldığı iddiasına ilişkin bir dosyada çalışma ve ödeme ilişkisinin somut delille ortaya konulamamasını fiilin sübutu bakımından önemli görmüştür.
Ticaret Yapıldığı Nasıl İspatlanır?
Disiplin soruşturmasında vergi kayıtları, ticaret sicili, esnaf sicili, şirket ana sözleşmesi, müdürlük ve temsil kayıtları, banka hareketleri, faturalar, satış kayıtları, internet mağazaları, sosyal medya hesapları, müşteri yazışmaları, kargo kayıtları, SGK kayıtları ve tanık anlatımları kullanılabilir.
Ancak her delilin neyi ispatladığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Örneğin şirket ortağı olduğuna ilişkin ticaret sicili kaydı, kişinin şirket müdürü olduğunu veya fiilen çalıştığını tek başına göstermeyebilir.
Aynı şekilde banka hesabına para gelmesi, paranın ticari faaliyetten elde edildiği ortaya konulmadan yeterli olmayabilir.
Vergi Kaydı Ticaret Yaptığını Kesin Olarak Gösterir mi?
Personel adına vergi mükellefiyeti bulunması ticari veya serbest meslek faaliyeti iddiası bakımından önemli bir delildir. Ancak kaydın ne tür faaliyet için açıldığı, aktif olup olmadığı ve personelin fiilen faaliyet yürütüp yürütmediği ayrıca incelenebilir.
Meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından yalnızca sistem kaydı değil, olayın gerçek mahiyeti de değerlendirilmelidir.
Ticaret Sicili Kaydı Tek Başına Yeterli midir?
Ticaret sicili şirket ortaklığı, müdürlük ve temsil yetkisi gibi hususların belirlenmesinde son derece önemli bir kaynaktır. Ancak yalnızca limited veya anonim şirket ortağı olunduğunu gösteren kayıt, kişinin yasak ticari faaliyeti fiilen yürüttüğü anlamına her durumda gelmez.
Buna karşılık kişinin şirket müdürü, yönetim kurulu üyesi veya temsil yetkilisi olduğunun sicil kaydında bulunması disiplin soruşturmasında çok daha farklı bir ağırlığa sahip olabilir.
Banka Hesabına Şirketten Para Gelmesi Yeterli midir?
Şirketten personele gelen paranın niteliği belirlenmelidir. Pasif ortaklık nedeniyle dağıtılan kâr payı ile çalışma karşılığı maaş, danışmanlık ücreti, satış komisyonu veya başka ticari ödeme aynı değildir.
Disiplin makamının yalnızca para transferinin varlığından hareketle faaliyet türünü varsaymaması gerekir.
Kargo Kayıtları E-Ticaretin Delili Olabilir mi?
Personelin düzenli biçimde çok sayıda müşteriye ürün gönderdiğini gösteren kargo kayıtları, e-ticaret faaliyetinin ispatında önemli bir delil olabilir.
Ancak tek veya sınırlı sayıdaki kişisel eşya gönderimi ile aylar boyunca yüzlerce ticari gönderi yapılması aynı değildir. Gönderilerin niteliği, ödeme kayıtları ve internet satış hesaplarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sosyal Medya Mesajları Ticari Faaliyeti İspatlar mı?
Ürün fiyatı, sipariş, ödeme ve teslimat konularını içeren mesajlar ticari faaliyet iddiasını destekleyebilir. Bununla birlikte mesajın kime ait olduğu, hesabın gerçekten personel tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve konuşmanın tamamı değerlendirilmelidir.
Tek bir ekran görüntüsünün bağlamından koparılarak meslekten çıkarma cezasına esas alınması ispat bakımından dikkatli değerlendirme gerektirir.
Şirket Eşin Adına Kayıtlıysa Hangi Deliller Önemlidir?
Eş adına kayıtlı işletmenin fiilen personel tarafından yürütüldüğü iddia ediliyorsa müşteri ve tedarikçilerle görüşmeler, banka hesapları, şirket adına yapılan yazışmalar, imza ve temsil işlemleri, işyerindeki fiili çalışma ve tanık anlatımları önem kazanabilir.
Sadece eşler arasındaki evlilik bağı nedeniyle işletmenin diğer eş tarafından da yürütüldüğü varsayılamaz.
Danıştay Memurun Ticaret Yapması Konusunda Ne Diyor?
Danıştayın yaklaşımında 657 sayılı Kanunun 28. maddesi ile disiplin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi esastır. “Ticaret yapmak” kavramı tacir veya esnaf sayılmayı gerektiren faaliyetlerle; “diğer kazanç getirici faaliyetler” ise Kanunun 28. maddesinde yasaklanan diğer çalışma ve görevlerle bağlantılı olarak değerlendirilmektedir.
Özellikle Danıştay 12. Dairesinin E.2018/239, K.2021/82 sayılı kararında, personelin özel dershanede ders verdiği ileri sürülmesine rağmen çalıştığına veya ders karşılığı para aldığına ilişkin somut ve objektif delil bulunmaması nedeniyle fiilin sübuta ermediği kabul edilmiştir.
Bu karar, ticaret ve kazanç getirici faaliyet soruşturmalarında yalnızca söylenti veya kanaatle meslekten çıkarma sonucuna ulaşılamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Danıştay Şirket Ortaklığı Konusunda Ne Diyor?
Danıştay kararlarında limited şirkette yalnızca pay sahibi olmak ile şirket müdürlüğü yapmak arasında ayrım yapılmaktadır. Kanuni temsilci veya yönetici sıfatı bulunmayan pasif limited şirket ortaklığı tek başına yasak faaliyet olarak değerlendirilmezken, şirket müdürlüğünün üstlenilmesi ve şirketin temsil edilmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında kabul edilmektedir.
Bu nedenle polis veya jandarma personeli hakkında yalnızca “şirket ortağıdır” şeklindeki tespit yeterli olmayabilir. Şirket içerisindeki görev, temsil yetkisi ve fiilî faaliyet mutlaka belirlenmelidir.
Network Marketing veya Ürün Pazarlamak Ticaret Sayılır mı?
Bir firmanın ürünlerinin düzenli biçimde tanıtılması, müşteri bulunması, ürün satılması ve satış veya üye kazandırma üzerinden kazanç elde edilmesi ticari faaliyet niteliği taşıyabilir.
Faaliyetin evden, internetten veya mesai dışında yapılması tek başına yasağı ortadan kaldırmaz. Özellikle süreklilik gösteren ürün pazarlama ve satış faaliyetleri 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından ciddi risk taşımaktadır.
Memur Emlakçılık Yapabilir mi?
Kişinin kendi taşınmazını satması ile başkalarının taşınmazlarının satış veya kiralanmasına aracılık ederek düzenli komisyon elde etmesi birbirinden farklıdır.
Düzenli emlak aracılığı faaliyeti tacir veya esnaf niteliğini ve ticari organizasyonu gündeme getirebilir. Bu nedenle polis veya jandarma personelinin mesai dışında emlakçılık yapması da 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından değerlendirilebilir.
Sigorta Acenteliği Yapmak Mümkün müdür?
Sigorta ürünlerinin sürekli biçimde pazarlanması, müşteri bulunması ve komisyon karşılığı aracılık yapılması ticari faaliyet niteliği taşıyabilir. Personelin kendi adına veya başka kişi üzerinden acentelik faaliyetini fiilen yürütmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından sorun oluşturabilir.
Faaliyetin özel mevzuattaki statüsü de ayrıca değerlendirilmelidir.
Polis Taksi veya Servis İşletmeciliği Yapabilir mi?
Kendi adına ticari taksi, servis veya benzeri taşımacılık işletmesi yürütmek tacir veya esnaf sayılmayı gerektirebilecek faaliyetlerdendir. Aracın personel adına kayıtlı olması tek başına her zaman fiilî işletmeciliği göstermese de ticari faaliyet personel tarafından yürütülüyorsa 8/6-r gündeme gelebilir.
Aracın kiraya verilmesi veya başkası tarafından işletilmesi halinde gerçek hukuki ilişki ayrıca incelenmelidir.
Ortak Olduğu İşletmede Sadece Arada Yardım Eden Polis İçin Ne Olur?
Pasif ortaklığın fiilî yöneticiliğe dönüşüp dönüşmediği önemlidir. Personel sürekli işyerine gidiyor, mal alıyor, satış yapıyor, çalışanlara talimat veriyor veya şirket adına kararlar alıyorsa yalnızca “ben ortak olarak yardım ediyorum” açıklaması yeterli olmayabilir.
Buna karşılık şirket faaliyetlerine hiç katılmayan pasif pay sahibinin durumu farklıdır.
Yasak Faaliyetin Bir Defa Yapılması Yeterli midir?
Kanunda her yasak faaliyet bakımından ayrıca “sürekli” şartı öngörülmemiştir. Ancak tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyetlerin niteliği gereği süreklilik ve organizasyon önem kazanabilir.
Tek seferlik bir satış veya işlem ile devamlı ticari işletme faaliyeti birbirine karıştırılmamalıdır.
Buna karşılık özel işyerinde belirli bir görevin üstlenilmesi veya şirket müdürlüğü gibi hukuki statüler bakımından tek bir kayıt veya görevlendirme dahi farklı sonuç doğurabilir.
Ticari Faaliyet Hiç Gelir Getirmemişse Ceza Verilebilir mi?
Bir işletmenin zarar etmiş olması veya henüz gelir üretmemesi, faaliyetin ticari niteliğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Kişi bir ticari işletmeyi fiilen yürütüyor ancak kazanç elde edememiş olabilir.
Bu nedenle bazı yasaklar bakımından asıl unsur kâr elde etmek değil, yasaklanan faaliyetin yürütülmesidir.
Bununla birlikte personelin gerçekten faaliyeti yürüttüğünün somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Başkasının Hesabına Para Yatması Personelin Ticaret Yaptığını Gösterir mi?
Ticari gelir eşin, akrabanın veya başka kişinin hesabına yatırılmış olabilir; ancak bu ihtimal somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Sırf personelin yakın akrabasının hesabında ticari para hareketleri bulunması, personelin kendisinin ticaret yaptığını otomatik olarak göstermez.
Disiplin sorumluluğu bireysel olmalıdır.
Ticari Faaliyetin Eş veya Yakın Üzerinden Gizlenmesi
Personelin hukuki kayıtlarda hiçbir bağlantısı bulunmamasına rağmen ticari faaliyeti fiilen kendisinin yürüttüğü yönünde deliller bulunabilir. Bu durumda yalnızca vergi levhasının veya şirket paylarının eş ya da yakına ait olması belirleyici değildir.
Müşteri ilişkilerini kim yürütüyor, tedarikçilerle kim görüşüyor, işletmenin kararlarını kim alıyor, ticari ödemeleri kim yapıyor ve işletmenin gerçek yöneticisi kim soruları önem kazanır.
Ticaret Yapmak Nedeniyle Ceza Soruşturması Açılması Şart mıdır?
7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesinin uygulanması için mutlaka ceza soruşturması veya ceza mahkûmiyeti bulunması şart değildir. Ticaret yapmak veya yasak kazanç getirici faaliyette bulunmak esas olarak disiplin hukukuna ilişkin bir konudur.
Ancak faaliyetin aynı zamanda vergi, sahtecilik, görevi kötüye kullanma veya başka bir suçla bağlantısı bulunması halinde ayrıca adli soruşturma gündeme gelebilir.
Vergi Cezası Olmaması Disiplin Cezasını Engeller mi?
Vergi mevzuatına aykırılık ile 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki memuriyet yasağı farklı hukuki konulardır. Kişinin bütün vergilerini eksiksiz ödemesi, devlet memuruna yasaklanmış ticari faaliyeti yürütmesini hukuka uygun hale getirmez.
Tersine vergi cezası bulunması da tek başına 7068 sayılı Kanun kapsamında ticari faaliyetin bütün unsurlarını otomatik olarak ispatlamaz.
Vergi Mükellefi Olmak Disiplin Cezası İçin Önemli midir?
Vergi mükellefiyeti personelin ticari veya serbest meslek faaliyeti yürüttüğüne ilişkin güçlü bir gösterge olabilir. Ancak mükellefiyetin hangi faaliyet nedeniyle açıldığı, faaliyetin devam edip etmediği ve gerçek işlem hacmi ayrıca incelenebilir.
Meslekten çıkarma cezasında maddi olayın gerçekliği önemlidir.
Kazanç Getirici Faaliyette Bulunma Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Savunmanın ilk aşamasında disiplin makamının hangi 657 sayılı Kanun yasağının ihlal edildiğini ileri sürdüğü belirlenmelidir. Personelin tacir veya esnaf sayılmasını gerektirecek faaliyet yürüttüğü mü, özel işyerinde çalıştığı mı, şirket yönetiminde görev aldığı mı, serbest meslek faaliyeti yürüttüğü mü yoksa ticari temsilcilik yaptığı mı iddia edilmektedir?
Bu ayrım yapılmadan yalnızca “kazanç getirici faaliyette bulundu” şeklinde soyut bir isnatla meslekten çıkarma cezasına gidilmesi savunma hakkı ve tipiklik bakımından sorun oluşturabilir.
İkinci aşamada personelin gerçek faaliyeti ortaya konulmalıdır. Şirket ortaklığı varsa pasif ortaklık mı, müdürlük mü olduğu; internet satışı varsa kişisel eşya satışı mı yoksa düzenli ticaret mi olduğu; özel şirkette çalışma iddiası varsa ücret, SGK ve çalışma kayıtları bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Üçüncü aşamada soruşturmadaki deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ticaret sicili, vergi kayıtları, banka transferleri veya sosyal medya paylaşımlarından her biri farklı olguları ispatlayabilir. Bunlardan herhangi birinin kanundaki fiilin bütün unsurlarını kendiliğinden ispatladığı varsayılmamalıdır.
Savunmanın yalnızca “ticaret yapmadım” şeklindeki genel inkârdan oluşması yerine, gerçekleştirilen ekonomik faaliyetin neden 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasağa girmediğinin somut deliller üzerinden açıklanması daha güçlü olacaktır.
Faaliyetin 657 Sayılı Kanunun 28. Maddesine Girdiği Açıkça Gösterilmeli midir?
7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi kendi başına bağımsız bir ticaret tanımı içermemektedir. Hüküm doğrudan 657 sayılı Kanunda devlet memurlarına yasaklanan kazanç getirici faaliyetlere atıf yapmaktadır.
Bu nedenle disiplin kararında sadece “personelin kazanç sağladığı tespit edilmiştir” denilmesi yeterli değildir. Yapılan faaliyetin 657 sayılı Kanunun hangi yasağı kapsamında bulunduğu açıklanmalıdır.
Bu husus disiplin hukukundaki tipiklik ilkesi açısından özellikle önemlidir.
Ticari Faaliyetin Somut Delille İspatlanması Gerekir mi?
Meslekten çıkarma gibi ağır bir disiplin cezasında fiilin soyut kanaat veya söylentiye değil, yeterli ve hukuken değerlendirilebilir delillere dayanması gerekir.
Örneğin personelin özel dershanede ders verdiği ileri sürülüyorsa ders programı, ödeme kaydı, tanık anlatımları veya başka objektif veriler araştırılabilir. Yalnızca bir kişinin “orada ders veriyordu” şeklindeki genel ifadesi bütün dosyanın özelliklerine göre yetersiz kalabilir.
Danıştayın kararlarında da somut ve objektif delil bulunmaması fiilin sübuta ermemesi bakımından önem taşımaktadır.
Tanık Beyanı Tek Başına Yeterli midir?
Tanığın neyi doğrudan gördüğü önemlidir. “Ticaret yapıyor” şeklindeki hukuki sonuç içeren ifade ile “her akşam dükkânda müşterilerden ödeme alıyor ve ürün satıyordu” şeklindeki doğrudan gözleme dayanan anlatım aynı değildir.
Tanık beyanlarının ticaret sicili, banka, vergi veya satış kayıtlarıyla desteklenmesi ispatı güçlendirebilir.
Sosyal Medya Paylaşımı Tek Başına Ticari Faaliyet İspatı mıdır?
Bir ürünün fotoğrafını paylaşmak tek başına ticari faaliyet anlamına gelmeyebilir. Buna karşılık sosyal medya hesabında düzenli fiyat listesi, sipariş hattı, kargo bilgileri ve ödeme yöntemleri bulunması ticari organizasyon iddiasını güçlendirebilir.
Hesabın gerçekten personel tarafından yönetilip yönetilmediği de araştırılmalıdır.
Disiplin Soruşturmasında Dosyayı İnceleme Hakkı Var mıdır?
Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulu önünde kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı bulunmaktadır.
Ticaret ve kazanç getirici faaliyet soruşturmalarında bu hak özellikle önemlidir. Hangi banka kayıtlarının, ticaret sicili belgelerinin veya tanık anlatımlarının isnada esas alındığı görülmeden etkili bir savunma hazırlanması zor olabilir.
Savunma İçin Kaç Gün Süre Verilir?
7068 sayılı Kanuna göre savunma için personele yedi günden az süre verilemez. Personel savunma isteminden itibaren soruşturma evrakını inceleyebilir.
Şirket ve ticaret kayıtlarının yoğun olduğu dosyalarda bu süre içerisinde ticaret sicili, şirket ana sözleşmesi, vergi ve banka kayıtları gibi belgelerin incelenmesi önemlidir.
Ticaret Yapma Disiplin Cezasında Zamanaşımı
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. Bunun yanında fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde ceza verilmemesi halinde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması gündeme gelir.
Sürekli ticari faaliyet iddiasında fiilin başlangıç ve bitiş tarihleri ile disiplin amirinin ne zaman öğrendiğinin ayrıca belirlenmesi gerekir.
Özellikle uzun yıllar şirket ortaklığının veya ticari faaliyetin devam ettiği ileri sürülen dosyalarda, soruşturmanın hangi somut fiillere dayandığı açıkça ortaya konulmalıdır.
Bir Alt Ceza Uygulanabilir mi?
7068 sayılı Kanunun genel hükümleri, geçmiş hizmetleri olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanı bulunan personel hakkında şartların oluşması halinde bir derece hafif ceza uygulanmasına imkân tanımaktadır.
Bununla birlikte savunmada öncelikle faaliyetin gerçekten 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında olup olmadığı tartışılmalıdır.
Örneğin kişi yalnızca limited şirkette pasif ortaksa veya çalışma iddiası somut delille kanıtlanamamışsa mesele yalnızca bir alt ceza uygulanması değildir; doğrudan 8/6-r maddesindeki meslekten çıkarma fiilinin oluşup oluşmadığıdır.
Memurun Ticaret Yapması Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezasına Dava Açılabilir mi?
Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür. Davada personelin gerçekleştirdiği faaliyetin gerçekten 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasaklardan birine girip girmediği, ticari faaliyetin yeterli delille ispatlanıp ispatlanmadığı ve personelin fiilî rolünün doğru belirlenip belirlenmediği incelenebilir.
Özellikle şirket ortaklığı dosyalarında pasif ortaklık ile müdürlük veya temsil yetkisinin karıştırılması, e-ticaret dosyalarında kişisel satışlarla profesyonel ticaretin ayrılmaması ve özel çalışma iddialarında ücret veya çalışma ilişkisinin kanıtlanamaması dava bakımından önem taşıyabilir.
Bunun yanında savunma hakkı, disiplin kurulunun yetkisi, zamanaşımı ve kararın gerekçesi de yargısal denetime tabidir.
Meslekten Çıkarma Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Meslekten çıkarma cezasına karşı açılan iptal davasında kanuni şartların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Mahkeme, dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığını ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar meydana gelip gelmeyeceğini değerlendirir.
Özellikle işlemin yalnızca pasif şirket ortaklığına dayanması, yasak faaliyetin somut delille ispatlanamaması veya yapılan faaliyetin 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde açıkça yasaklanan faaliyetlerden biri olmadığının güçlü biçimde ortaya konulması halinde bu hususlar hukuka aykırılık değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Memurun Ticaret Yapması Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Polis Ek İş Yaparsa Meslekten Atılır mı?
Polis memurunun yaptığı her ek iş otomatik olarak meslekten çıkarma nedeni değildir; ancak faaliyet 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde devlet memuruna yasaklanan ticaret, özel işyerinde çalışma veya serbest meslek faaliyetlerinden biriyse 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezası gündeme gelebilir. Bu nedenle faaliyetin yalnızca “ek iş” olarak isimlendirilmesi yeterli değildir. Personelin ne yaptığı, faaliyetin sürekliliği, özel bir işyerine bağlı çalışıp çalışmadığı ve tacir veya esnaf niteliği oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir.
Jandarma Mesai Sonrası Ek İş Yapabilir mi?
Faaliyetin mesai dışında yapılması, 657 sayılı Kanunun yasakladığı bir işi hukuka uygun hale getirmez. Jandarma personelinin akşam veya hafta sonu özel bir şirkette düzenli çalışması, kendi adına ticari işletme yürütmesi veya serbest meslek faaliyeti yapması kazanç getirici faaliyet yasağı kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık pasif yatırım ve hukuken farklı nitelikteki bazı gelirler ayrıca ele alınmalıdır.
Polis Şirket Kurarsa Meslekten Atılır mı?
Şirketin türü ve personelin şirket içerisindeki rolü belirleyicidir. Kendi adına tacir niteliğinde şahıs işletmesi kurulması ile anonim veya limited şirkette yalnızca pasif pay sahibi olunması aynı değildir. Özellikle şirket müdürlüğü, yönetim ve temsil yetkisinin üstlenilmesi veya ticari faaliyetin fiilen yürütülmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından ciddi risk taşır. Meslekten çıkarma kararı için personelin gerçek hukuki ve fiilî konumu ortaya konulmalıdır.
Polis Limited Şirket Ortağı Olursa Meslekten Çıkarılır mı?
Limited şirkette yalnızca pasif pay sahibi olmak ile şirket müdürü veya fiilî yöneticisi olmak arasında önemli fark bulunmaktadır. Memurun kanuni temsilci veya yönetici sıfatı taşımadan limited şirkette pay sahibi olması kural olarak ticaret yasağıyla aynı tutulmamaktadır. Buna karşılık şirket adına imza atılması, sözleşmeler yapılması, çalışanların yönetilmesi veya şirket müdürlüğü görevinin üstlenilmesi durumunda 657 sayılı Kanunun 28. maddesi gündeme gelebilir.
Polis Anonim Şirket Ortağı Olabilir mi?
Anonim şirkette yalnızca pay sahibi olmak, şirketin yönetim ve temsilinde görev almamak koşuluyla fiilî ticari faaliyetle aynı değildir. Özellikle halka açık şirket hisselerinin yatırım amacıyla satın alınması ile anonim şirketin yönetim kurulunda görev almak açık biçimde ayrılmalıdır. Disiplin soruşturmasında pay sahipliği ile yönetim görevini birbirine karıştırmamak gerekir.
Şirket Eşimin Üzerine Olursa Dükkânda Çalışabilir miyim?
İşletmenin eş adına kayıtlı olması personelin burada düzenli çalışmasını kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez. Polis veya jandarma personeli dükkânda sürekli müşteri karşılıyor, satış gerçekleştiriyor, sipariş veriyor veya işletmeyi yönetiyorsa fiilî faaliyet 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından değerlendirilebilir. İşletmenin kâğıt üzerinde kime ait olduğundan çok personelin gerçekten ne yaptığı önem taşır.
Eşimin Ticaret Yapması Benim İçin Disiplin Suçu mudur?
Eşin kendi adına ticaret yapması personelin bizzat ticaret yaptığı anlamına gelmez. Disiplin sorumluluğu şahsidir. Bununla birlikte 657 sayılı Kanun eşin veya maddede belirtilen çocukların yasaklanan faaliyetlerde bulunması halinde memura kuruma bildirim yükümlülüğü getirmektedir. Ayrıca personel eşin işini fiilen kendisi yönetiyorsa olay artık yalnızca eşin ticareti olarak değerlendirilemeyebilir.
Polis İnternetten Ürün Satarsa Meslekten Çıkarılır mı?
Düzenli biçimde internet mağazası işletilmesi, ürün tedariki yapılması, sipariş alınması ve kâr amacıyla satış gerçekleştirilmesi ticari faaliyet niteliğine dönüşebilir. Böyle bir faaliyet 657 sayılı Kanunun 28. maddesi ve polis veya jandarma bakımından 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kişinin kendi kullandığı birkaç kişisel eşyayı ikinci el olarak satması profesyonel ticari organizasyonla aynı değildir.
Polis Trendyol’da Mağaza Açabilir mi?
Kendi adına mağaza açarak düzenli ürün satışı yürütülmesi tacir veya esnaf niteliği doğurabilecek bir faaliyet olduğundan 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından ciddi hukuki risk taşır. Mağazanın eş veya yakın adına kayıtlı olması halinde ise personelin fiilen mağazayı yönetip yönetmediği araştırılır. Sipariş, kargo, müşteri iletişimi ve banka kayıtları gerçek faaliyetin belirlenmesinde kullanılabilir.
Polis Instagram’dan Ürün Satabilir mi?
Sosyal medya üzerinden düzenli şekilde sipariş alınması ve ürün satılması, faaliyetin internet ortamında yapılması nedeniyle ticari niteliğini kaybetmez. Kişisel ve tek seferlik satışlar ile profesyonel satış faaliyeti birbirinden ayrılmalıdır. Ürün stoğu, devamlı müşteri kabulü, fiyat listeleri, kargo ve ödeme organizasyonu varsa ticari faaliyet değerlendirmesi güçlenir.
Polis YouTube’dan Para Kazanabilir mi?
YouTube ve diğer dijital platformlardan düzenli reklam, sponsorluk veya abonelik geliri elde edilmesi güncel idari uygulamada 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından riskli görülmektedir. 2026 yılında kamuoyuna yansıyan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görüşünde içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardan elde edilen gelirlerin 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak kapsamında değerlendirildiği belirtilmiştir. Bu nedenle özellikle genel kolluk personelinin profesyonel ve gelir getirici sosyal medya faaliyetlerini 7068 sayılı Kanun 8/6-r yönünden ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Sadece YouTube Videosu Çekmek Disiplin Suçu mudur?
Gelir elde edilmeyen kişisel içerik paylaşımı ile ticari organizasyona dönüşmüş profesyonel içerik üretimi aynı değildir. Bunun yanında videonun içeriği başka disiplin kurallarını ihlal edebilir. 8/6-r bakımından ise temel sorun kazanç getirici veya ticari faaliyetin bulunup bulunmadığıdır. Somut faaliyetin niteliği ayrıca belirlenmelidir.
Sponsorluk Alan Polis Meslekten Çıkarılabilir mi?
Düzenli ürün tanıtımı, reklam sözleşmeleri ve sponsorluk karşılığında para veya ekonomik menfaat elde edilmesi ticari faaliyet niteliği bakımından 657 sayılı Kanunun 28. maddesi kapsamında değerlendirilebilir. Özellikle bu faaliyet sürekli bir gelir modeline dönüşmüşse risk artmaktadır. Disiplin makamı sponsorluk ilişkisinin gerçek niteliğini ve personelin düzenli faaliyette bulunup bulunmadığını ortaya koymalıdır.
Polis Kitap Yazıp Para Kazanabilir mi?
Fikir ve sanat eseri niteliğindeki bir kitabın yazılması ve telif geliri elde edilmesi ile ticari işletme yürütülmesi aynı değildir. Geçmiş kamu personeli görüşlerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser çıkarılması ve telif sözleşmesiyle gelir elde edilmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki ticaret yasağından farklı değerlendirilmiştir. Ancak personelin kendi adına yayıncılık veya satış işletmesi kurması durumunda faaliyet artık yalnızca eser sahipliğiyle sınırlı kalmayabilir.
Polis Evini Kiraya Verip Kira Geliri Alabilir mi?
Kişinin sahip olduğu taşınmazı kiraya vermesi, tek başına ticari işletme veya serbest meslek faaliyeti değildir. Bu nedenle klasik pasif kira geliri ile 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki ticaret yasağını aynı tutmak doğru değildir. Buna karşılık sürekli işletmecilik organizasyonu gerektiren günlük konaklama faaliyetleri veya profesyonel gayrimenkul ticareti ayrıca değerlendirilebilir.
Memurun Borsadan Para Kazanması Yasak mıdır?
Kişinin kendi parasını hisse senedi veya yatırım fonunda değerlendirmesi ile başkaları adına yatırım hizmeti sunması aynı değildir. Kişisel yatırım doğrudan ticaret yasağıyla özdeşleştirilmemelidir. Ancak faaliyet başka kişilerden para toplama, yatırım danışmanlığı veya ticari organizasyon haline gelmişse farklı bir hukuki nitelik ortaya çıkar.
Polis Kripto Para Alıp Satabilir mi?
Kişinin kendi malvarlığını kripto varlıklarda değerlendirmesi ile profesyonel bir hizmet veya ticari işletme yürütmesi birbirinden ayrılmalıdır. Yalnızca kişisel yatırım hesabındaki işlemlerden hareketle her durumda 8/6-r fiilinin oluştuğu söylenemez. Faaliyetin niteliği, sürekliliği ve üçüncü kişilere hizmet verilip verilmediği önem taşır.
Polis Özel Ders Verebilir mi?
Özel bir eğitim kurumunda düzenli biçimde çalışan sıfatıyla ders verilmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki özel işyerinde çalışma yasağıyla karşılaşabilir. Kendi adına sürekli ücretli ders verilmesi ise serbest meslek faaliyeti yönünden ayrıca değerlendirilebilir. Bununla birlikte disiplin cezası verilebilmesi için kişinin gerçekten ders verdiğinin ve isnat edilen çalışma ilişkisinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Ücretsiz Ders Vermek Disiplin Suçu mudur?
Ücretsiz ve tek seferlik bir akademik veya sosyal katkı ile özel bir eğitim kurumunda düzenli görev üstlenmek aynı değildir. Ücretin bulunmaması her durumda yasağı ortadan kaldırmasa da gerçek faaliyetin ne olduğu belirlenmelidir. Özellikle özel bir işyerinde düzenli çalışma söz konusuysa sadece ücret alınmaması tek başına yeterli olmayabilir.
Polis Danışmanlık Yapabilir mi?
Düzenli olarak üçüncü kişilere ücret karşılığı danışmanlık hizmeti sunmak, serbest meslek veya özel çalışma niteliği taşıyabilir. Kendi adına büro açılması veya sürekli müşteri kabul edilmesi 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından yasak kapsamına girebilir. Faaliyete farklı bir isim verilmesi hukuki niteliği değiştirmez.
Polis Hafta Sonları Başka İşyerinde Çalışabilir mi?
657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasaklar mesai saatiyle sınırlı değildir. Özel işyerinde çalışmanın yalnızca hafta sonu yapılması, faaliyeti otomatik olarak serbest hale getirmez. Özellikle düzenli ücretli çalışma veya ticari görev üstlenilmesi disiplin soruşturmasına konu olabilir.
Polis Özel Güvenlik Şirketinde Çalışabilir mi?
Polis memurunun bir özel şirketin işyerinde çalışan sıfatıyla ayrıca görev yapması, 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki özel işyerinde çalışma yasağı bakımından değerlendirilir. Bunun güvenlik alanında olması temel yasağı ortadan kaldırmaz. Ayrıca mesleki yetkilerin özel amaçla kullanılması başka disiplin sorunları da doğurabilir.
Polis Taksi İşletebilir mi?
Kendi adına ticari taksi işletmeciliği yapmak esnaf veya tacir niteliği doğurabileceğinden 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak bakımından sorun oluşturabilir. Aracın yalnızca mülkiyetine sahip olunması ile fiilen taşımacılık işletmesinin yürütülmesi arasında ise ayrım yapılmalıdır.
Polis Emlakçılık Yapabilir mi?
Başkalarının taşınmazlarının satışı veya kiralanmasına sürekli aracılık edilmesi ve bunun karşılığında komisyon alınması profesyonel ticari faaliyet niteliğindedir. Personelin kendi taşınmazını satması ise aynı değildir. Disiplin soruşturmasında faaliyetin sürekli ve üçüncü kişiler adına yürütülüp yürütülmediği belirlenmelidir.
Polis Network Marketing Yapabilir mi?
Ürün pazarlama, müşteri bulma, satış yapma veya yeni üyeler üzerinden gelir elde etmeye dayanan düzenli network marketing faaliyeti ticaret yasağı kapsamına girebilir. Faaliyetin evden veya mesai dışında yürütülmesi bunu kendiliğinden serbest hale getirmez.
Şirket Ortağı Olup Hiç Çalışmayan Polis Ceza Alır mı?
Sadece anonim veya limited şirketin pasif pay sahibi olunması ile fiilen şirket yönetmek birbirinden ayrılmalıdır. Personelin şirket müdürü veya temsilcisi olmadığı, hiçbir çalışma yapmadığı ve yalnızca sermaye payına sahip olduğu durumda 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak faaliyetlerin hangisinin gerçekleştiğinin ayrıca gösterilmesi gerekir.
Şirket Müdürü Olan Polis Meslekten Çıkarılabilir mi?
Şirket müdürlüğü, şirketin yönetim ve temsilinde aktif rol üstlenilmesini içerdiğinden 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından yasak faaliyet olarak değerlendirilebilir. Danıştay kararlarında da limited şirkette pasif ortaklık ile şirket müdürlüğü açık biçimde ayrılmıştır. Kolluk personeli bakımından fiilin sübuta ermesi halinde 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesindeki meslekten çıkarma cezası gündeme gelebilir.
Ticaret Sicilinde Müdür Görünüp Hiç Çalışmayan Personelin Durumu Nedir?
Ticaret sicilinde müdürlük veya temsil yetkisi bulunması güçlü bir hukuki olgudur. Kişinin fiilen hiç işlem yapmadığını ileri sürmesi halinde müdürlük kaydının süresi, temsil yetkisi ve şirket adına işlem yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir. Yalnızca “fiilen çalışmadım” açıklamasının sicildeki aktif yönetici sıfatıyla nasıl bağdaştığı araştırılacaktır.
Personel Şirketten Maaş Almıyorsa Ceza Verilebilir mi?
Şirketin yönetim veya temsilinde yasak bir görev üstlenilmişse maaş alınmaması tek başına faaliyeti hukuka uygun hale getirmez. 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasak bazı durumlarda gelirin kendisinden çok görev ve faaliyetin niteliğine yöneliktir.
Ticaret Yapıldığı Sadece Tanık İfadesiyle İspatlanabilir mi?
Tanık anlatımları delil olabilir ancak beyanın somutluğu önemlidir. “Ticaret yapıyor” şeklindeki genel değerlendirme yerine personelin hangi işyerinde, ne sıklıkla, hangi işlemleri yaptığı anlatılmalıdır. Meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından tanık anlatımlarının vergi, banka, şirket veya diğer objektif kayıtlarla desteklenmesi ispatı güçlendirecektir.
Şirketin Instagram Hesabını Yönetmek Ticari Faaliyet Sayılır mı?
Personelin eşine veya başka kişiye ait işletmenin hesabını arada bir kullanması ile düzenli olarak müşteri mesajlarını cevaplaması, ürün tanıtması, sipariş ve satış süreçlerini yürütmesi aynı değildir. İkinci durumda işletmenin fiilî ticari faaliyetinde aktif rol bulunduğu ileri sürülebilir. Faaliyetin kapsamı ve sürekliliği belirlenmelidir.
Bir Arkadaşın Dükkânında Ara Sıra Durmak Disiplin Cezası Doğurur mu?
Tek seferlik sosyal yardım ile özel işyerinde düzenli çalışma aynı değildir. Personelin her hafta belirli saatlerde dükkânda satış yaptığı veya işletme faaliyetini yürüttüğü ortaya konulursa farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir. Yalnızca tesadüfen işyerinde bulunmuş olmak ise doğrudan ticaret yapıldığı anlamına gelmez.
Ticari Faaliyetten Hiç Para Kazanılmamışsa Meslekten Çıkarma Olur mu?
Faaliyetin zarar etmiş olması veya henüz kâr üretememiş olması, yasak ticari faaliyetin hiç gerçekleşmediği anlamına gelmeyebilir. Kişi bir işletmeyi kurup düzenli şekilde çalıştırdığı halde gelir elde edememiş olabilir. Bu nedenle “kazanç çıkmadı” savunması faaliyetin türüne göre tek başına yeterli değildir. Ancak disiplin makamı yasak faaliyetin gerçekten yürütüldüğünü somut delillerle ortaya koymalıdır.
Vergi Ödenmiş Olması Faaliyeti Yasal Hale Getirir mi?
Vergi mevzuatına uygun biçimde vergi ödenmesi, 657 sayılı Kanunun devlet memuruna getirdiği ticaret yasağını ortadan kaldırmaz. Bir ekonomik faaliyet vergi hukuku bakımından usulüne uygun olsa dahi memuriyet statüsü bakımından yasak olabilir. İki hukuki alan birbirinden ayrılmalıdır.
Vergi Mükellefiyeti Olmaması Ticaret Yapılmadığını Gösterir mi?
Vergi kaydı bulunmaması da kişinin fiilen ticaret yapmadığını kesin olarak göstermez. Kayıt dışı ticari faaliyet mümkün olduğundan, disiplin soruşturmasında gerçek satış ve çalışma faaliyeti ayrıca incelenebilir. Ancak kayıtsız ticaret iddiasının da somut delillerle ispatlanması gerekir.
Kazanç Getirici Faaliyet Nedeniyle Ceza Davası Olmadan Meslekten Çıkarma Verilebilir mi?
Bu disiplin fiili için mutlaka ceza davası veya adli mahkûmiyet bulunması şart değildir. Devlet memurunun ticaret yasağı öncelikle idare ve disiplin hukukuna ilişkin bir konudur. İdarenin kendi soruşturmasında fiilin unsurlarını yeterli delille ortaya koyması gerekir.
Kazanç Getirici Faaliyet Soruşturmasında Avukatla Savunma Yapılabilir mi?
Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı vardır. Şirket kayıtları, banka hareketleri, vergi belgeleri ve dijital satış kayıtlarının bulunduğu bu tür dosyalarda isnadın hangi maddi delillere dayandığının görülmesi etkili savunma bakımından özellikle önemlidir.
Ticaret Yapma Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezası Mahkemede İptal Edilebilir mi?
Personelin gerçekleştirdiği faaliyetin 657 sayılı Kanunun 28. maddesindeki yasaklardan birine girmemesi, yalnızca pasif şirket ortaklığının ticaret yapmak olarak değerlendirilmesi, fiilî çalışmanın yeterli delille ispatlanamaması veya yapılan faaliyetin kişisel malvarlığı tasarrufundan ibaret olması halinde meslekten çıkarma işleminin hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelebilir.
Bunun yanında soruşturmanın eksik yürütülmesi, savunma hakkının kısıtlanması, zamanaşımı, yetki ve kararın gerekçesiz olması da iptal davasında ileri sürülebilecek hukuka aykırılıklar arasındadır.
Memurun Ticaret Yapması Disiplin Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?
Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava açılırken yalnızca personelin gelir elde etmediğinin ileri sürülmesiyle yetinilmemeli; yapılan faaliyetin 657 sayılı Kanunun 28. maddesinde yasaklanan faaliyetlerden hangisine girmediği açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Şirket ortaklığı dosyalarında şirket ana sözleşmesi ve temsil kayıtları; internet satışı dosyalarında satışın sürekliliği; özel işyerinde çalışma dosyalarında ise çalışma ve ücret ilişkisinin ispatı özellikle önem taşır.
Sonuç
Memurun ticaret yapması disiplin cezası, polis ve jandarma personeli bakımından 7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesi uyarınca meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek ağır bir disiplin yaptırımıdır. Ancak hüküm, kamu görevlisinin maaşı dışında herhangi bir gelir elde etmesini yasaklayan genel bir düzenleme değildir. Disiplin yaptırımının uygulanabilmesi için yapılan faaliyetin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun devlet memuruna yasakladığı ticari veya kazanç getirici faaliyetlerden biri olması gerekir.
657 sayılı Kanunun 28. maddesi; memurun tacir veya esnaf sayılmasını gerektiren faaliyette bulunmasını, ticaret veya sanayi kuruluşlarında görev almasını, ticari temsilcilik yapmasını, belirli şirket ortaklıklarını, mesleki veya serbest faaliyet için ofis ve benzeri yer açmasını ve özel işyerlerinde çalışmasını yasaklamaktadır. Buna karşılık her ekonomik gelir veya malvarlığı işlemi aynı kapsamda değildir.
Özellikle şirket ortaklığı bakımından pasif pay sahipliği ile şirket yönetimi birbirinden ayrılmalıdır. Anonim veya limited şirkette yalnızca pay sahibi olmak ile şirket müdürü, temsilci veya fiilî yönetici olarak görev yapmak aynı değildir. Ticaret sicilinde ortaklık bulunması tek başına kişinin yasak ticari faaliyeti yürüttüğünü göstermeyebilir.
Benzer ayrım internet üzerinden yapılan işlemlerde de geçerlidir. Kişinin kullanmadığı kişisel eşyasını zaman zaman satması ile sürekli ürün temin ederek e-ticaret mağazası işletmesi aynı değildir. Ürün stoğu, düzenli satış, reklam, müşteri iletişimi ve kargo organizasyonu bulunan profesyonel faaliyet tacir veya esnaf niteliğinde değerlendirilebilir.
Dijital içerik üretimi de özellikle güncel uygulamada önem kazanmıştır. YouTube, sosyal medya, uygulama geliştiriciliği ve benzeri faaliyetlerin düzenli reklam veya sponsorluk gelirine dönüşmesi halinde 657 sayılı Kanunun 28. maddesi bakımından disiplin riski bulunmaktadır. Buna karşılık fikir ve sanat eserlerinden doğan telif, kişisel malvarlığından elde edilen klasik kira geliri veya pasif yatırım faaliyetleri ile ticari işletmecilik aynı hukuki kategori içerisinde değerlendirilmemelidir.
7068 sayılı Kanunun 8/6-r maddesinin atıf yoluyla düzenlenmiş olması nedeniyle disiplin kararında 657 sayılı Kanunun hangi yasağının nasıl ihlal edildiğinin açıklanması özellikle önemlidir. Sadece “para kazanmıştır”, “ek iş yapmıştır” veya “şirketle bağlantısı bulunmaktadır” şeklindeki genel ifadeler meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından yeterli olmayabilir.
Bu nedenle bu bent kapsamında yürütülen bir disiplin soruşturmasında temel sorular; personelin gerçekleştirdiği somut faaliyet nedir, faaliyet devamlı ve ticari nitelikte midir, personel tacir veya esnaf sayılmasını gerektirecek şekilde hareket etmiş midir, bir özel işyerinde çalışmış mıdır, şirket içerisinde yalnızca ortak mıdır yoksa yönetim ve temsil görevini de üstlenmiş midir, elde edilen paranın hukuki kaynağı nedir ve bütün bu hususlar hangi somut delillerle ispatlanmaktadır? şeklinde kurulmalıdır.
Bu sorular açık biçimde cevaplandırılmadan yalnızca şirket ortaklığı, banka hesabına gelen para, sosyal medya paylaşımı veya başka bir ekonomik ilişki üzerinden meslekten çıkarma sonucuna ulaşılması; tipiklik, sübut, bireysel sorumluluk ve gerekçeli karar ilkeleri bakımından idari yargı denetimine konu olabilecektir.