Jandarma personeli hakkında kullanılan “meslekten atılma”, “meslekten ihraç” ve “meslekten çıkarma” ifadeleri günlük dilde çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır. Bununla birlikte 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun bakımından hukuki terim “meslekten çıkarma cezası”dır. Bu ceza, personelin yalnızca mevcut kadrosuyla ilişiğini kesen sıradan bir görevden alma işlemi değildir. Cezanın kesinleşmesiyle personelin Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında yeniden çalıştırılmasının önü kapanır. Bu nedenle jandarma meslekten çıkarma cezası; kişinin mesleki statüsü, düzenli geliri, sosyal güvenliği ve kariyer planı üzerinde kalıcı sonuçlar doğuran en ağır disiplin yaptırımlarından biridir.
Jandarma meslekten atılma sebepleri yalnızca tek bir fiil listesine bakılarak belirlenemez. Doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin yanı sıra, normal şartlarda daha hafif cezaya bağlanan bazı davranışlar doğurduğu zarar veya hizmet üzerindeki etkisi nedeniyle meslekten çıkarmaya dönüşebilir. Ayrıca belirli dönemlerde biriken disiplin ceza puanları da doğrudan meslekten çıkarma sonucunu doğurabilir. Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler bakımından ise 7068 sayılı Kanunun yanında kendi statü kanunlarında yer alan sözleşme feshi ve ilişik kesme hükümleri de uygulanabilir. Bu sebeple her olayda önce personelin statüsü, ardından işlemin hukuki niteliği ve son olarak uygulanan özel kanun hükmü belirlenmelidir.

Jandarma Meslekten Atılma Ne Demektir?
Jandarma meslekten atılma, 7068 sayılı Kanundaki hukuki karşılığıyla meslekten çıkarma; personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekle ilişiğinin kesilmesidir. Buradaki yasak yalnızca personelin görev yaptığı birliğe veya Jandarma Genel Komutanlığına özgü değildir. Kanunun açık sonucu gereğince üç genel kolluk teşkilatını birlikte kapsar. Dolayısıyla meslekten çıkarılan personelin daha sonra polislik veya sahil güvenlik personelliği görevine geçmesi de mümkün değildir. Ancak cezanın idare mahkemesince iptal edilmesi hâlinde işlem hukuki dayanağını kaybeder ve göreve dönüş ile yoksun kalınan mali hakların iadesi gündeme gelir.
“Meslekten ihraç edilmek ne demek?” sorusuna verilecek cevap da esasen aynıdır. İhraç kelimesi mevzuattaki teknik adlandırma olmamakla birlikte kamuoyunda meslekten çıkarma, kamu görevinden çıkarma veya sözleşme feshi işlemlerini topluca ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Oysa bu işlemlerin hukuki dayanakları, yetkili mercileri ve sonuçları birbirinden farklıdır. Dava dilekçesinde ve hukuki değerlendirmede gündelik adlandırma yerine tebliğ edilen kararda yazılı işlemin niteliği esas alınmalıdır.
Jandarma Meslekten Çıkarma ile Devlet Memurluğundan Çıkarma Aynı Şey midir?
Meslekten çıkarma cezası ile devlet memurluğundan çıkarma cezası aynı değildir. Meslekten çıkarma cezası, kişinin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında yeniden çalışmasını engeller. Devlet memurluğundan çıkarma ise kişinin bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyet statüsünün sona erdirilmesidir. Bu nedenle devlet memurluğundan çıkarma, kapsamı bakımından meslekten çıkarma cezasından daha ağırdır.
Meslekten çıkarma cezası alan bir kişinin başka bir kamu kurumunda çalışıp çalışamayacağı, yalnızca 7068 sayılı Kanundaki cezanın adına bakılarak kesin biçimde cevaplandırılamaz. Meslekten çıkarma cezası tek başına bütün kamu görevlerini yasaklamaz; ancak kişinin mahkûmiyet durumu, atanmak istediği görevin özel şartları, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu ile kendi statü kanunundaki yasaklar ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık devlet memurluğundan çıkarma kararı, genel olarak yeniden memuriyete atanmanın önünde doğrudan engel oluşturur.
Jandarma Meslekten Atılma ile Uzman Çavuş Sözleşme Feshi Aynı İşlem midir?
Jandarma bünyesinde görev yapan uzman çavuş ve uzman onbaşılar aynı zamanda uzman erbaş statüsündedir. Bu personel hakkında 7068 sayılı Kanun hükümleri uygulanmakla birlikte 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunundaki sözleşme feshi hükümleri de saklıdır. Bu sebeple bir uzman çavuş, 7068 sayılı Kanun uyarınca disiplin kurulu kararıyla meslekten çıkarılabileceği gibi 3269 sayılı Kanunda düzenlenen intibak edememe, görevde başarısız olma, kendisinden istifade edilememe veya mahkûmiyet sebeplerinden biriyle sözleşme feshi işlemine de tabi tutulabilir.
İki işlem benzer biçimde görevle ilişkinin kesilmesine yol açsa da aynı hukuki işlem değildir. Meslekten çıkarma bir disiplin cezasıdır ve 7068 sayılı Kanundaki soruşturma, kurul, savunma ve kesinleşme usullerine tabidir. Sözleşme feshi ise uzman erbaşın statü ilişkisinin 3269 sayılı Kanunda belirtilen nedenle sona erdirilmesidir. Bu ayrım; yetkili makamın, savunma usulünün, işlemin gerekçesinin ve dava dilekçesinde ileri sürülecek hukuka aykırılıkların belirlenmesi bakımından önem taşır.
Jandarma Meslekten Atılma Sebepleri Nelerdir?
7068 sayılı Kanuna göre jandarma meslekten atılma sebepleri dört ana hukuki yol üzerinden ortaya çıkabilir. Birinci yol, Kanunun 8’inci maddesinde doğrudan meslekten çıkarma cezasına bağlanan fiillerden birinin işlendiğinin kabul edilmesidir. İkinci yol, daha hafif bir disiplin cezasını gerektiren fiilin Kanunun 10’uncu maddesinde öngörülen ağır sonuçları doğurması nedeniyle meslekten çıkarma cezasına yükseltilmesidir. Üçüncü yol, Kanunun 12’nci maddesindeki disiplin ceza puanı veya ceza adedi sınırlarının aşılmasıdır. Dördüncü yol ise uzman erbaş ve diğer sözleşmeli statüler bakımından kendi özel kanunlarındaki sözleşme feshi veya ilişik kesme sebeplerinin gerçekleşmesidir.
Bu dört yol birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik kalır. Örneğin bir uzman çavuş hakkında “meslekten atılma” şeklinde ifade edilen sonuç, disiplin ceza puanı nedeniyle verilmiş bir meslekten çıkarma cezasından kaynaklanabileceği gibi görevde başarısızlık veya kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle yapılan sözleşme feshinden de kaynaklanabilir. İşlemin hukuka uygunluğu incelenirken idarenin hangi kanuna, hangi maddeye ve hangi somut olguya dayandığı açıkça belirlenmelidir.
Görevin Yürütülmesine, Hiyerarşiye ve Yetkinin Kullanılmasına İlişkin Fiiller
Jandarma meslekten çıkarma, görev sırasında ayrımcılık yapmak; göreve çıkılmaması için propaganda, kışkırtma veya zorlama faaliyetinde bulunmak; amir veya üstlerin icraatına karşı çıkışı toplu bir harekete dönüştürerek görevin yapılmasını engellemek; bu tür hareketlere katılmak ya da başkalarını teşvik etmek doğrudan meslekten çıkarma sonucuna yol açabilen fiillerdendir. Bunun yanında yetki veya nüfuzun kişisel çıkar, başkasına menfaat sağlama, kin veya dostluk saikiyle kötüye kullanılması da meslekten çıkarma cezasının dayanağını oluşturabilir. Ancak “yetkinin kötüye kullanılması” şeklindeki genel bir değerlendirme yeterli değildir. Kullanılan yetkinin ne olduğu, hangi kişi lehine veya aleyhine sonuç doğurduğu, çıkar ya da saikin nasıl belirlendiği ve eylemle sonuç arasındaki bağ somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlisine haklı neden olmaksızın yardım etmemek, öğrenilen veya görülen suçun izlenmesi ve failin yakalanması için gereken girişimde bulunmamak; amir veya üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilî saldırıya tahrik veya teşvik etmek; üstlere, aynı rütbedeki meslektaşlara ya da diğer çalışma arkadaşlarına fiilî saldırıda bulunmak da meslekten çıkarma kapsamına girebilir. Kurum içi telsiz haberleşmesinde amir veya üstler hakkında olumsuz ve eleştirici nitelikte konuşmalar yapılması da Kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu fiiller değerlendirilirken sözün söylendiği ortam, muhatap, kullanılan ifade, göreve etkisi ve personelin kastı birlikte incelenmelidir.
Resmî Belge, Delil, Gizli Bilgi ve Kişisel Verilere İlişkin Fiiller
Hizmetle ilgili dosya, kayıt, resmî evrak, belge veya bunların örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek ya da buna göz yummak; gizli kalması gereken görev bilgilerini yetkisiz kişilere açıklamak; kasıtlı olarak gerçeğe aykırı rapor veya tutanak düzenlemek; suç delillerini bilerek yok etmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak veya bu fiillere yardım etmek meslekten çıkarma cezasını gerektirebilir. Muhafaza veya sevk görevi bulunan şüpheli, sanık, tutuklu ya da hükümlünün kaçmasına bilerek imkân sağlanması da aynı ağırlıktaki fiiller arasında yer alır.
Dijital sistemler ve kişisel veriler bakımından da kapsam geniştir. Hukuka aykırı biçimde haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, özel konuşmaları kaydetmek veya ifşa etmek, özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri paylaşmak, kişisel verileri hukuka aykırı biçimde kaydetmek, yaymak ya da ele geçirmek, silinmesi gereken verileri kasıtlı olarak sistemde tutmak, yetkisi olmadığı hâlde elektronik ortamda kişisel veri sorgulamak, bilgisayar loglarını değiştirmek veya silmek ve görev nedeniyle öğrenilen kişisel bilgileri yetkisiz kişilerle ya da basınla paylaşmak meslekten çıkarma yaptırımına bağlanabilir. Bununla birlikte dijital bir isnatta kullanıcı hesabının kime ait olduğu, işlemin hangi cihazdan ve hangi zaman aralığında yapıldığı, şifrenin başkalarınca kullanılıp kullanılmadığı ve log kayıtlarının bütünlüğü teknik incelemeyle belirlenmeden yalnızca kullanıcı adı üzerinden sonuç kurulması hukuken tartışmalıdır.
Kamu Malı, Silah, Mühimmat ve Haberleşme Sistemlerine İlişkin Fiiller
Devlete ait araç, gereç, hayvan, silah, mermi veya mühimmatı satmak ya da mal edinmek; personel kimlik kartını veya hizmete tahsis edilen araç, silah ve mühimmatı başkasının kullanımına vermek doğrudan meslekten çıkarma sebebi olabilir. Menşei belli olmayan veya bulundurulması ve taşınması yasak silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak da aynı kapsamdadır. Görevde kullanılan telsiz, telefon haberleşmesi veya kurum içi iletişim sistemlerini kasıtlı olarak engellemek de teşkilatın operasyonel güvenliği üzerindeki etkisi nedeniyle ağır yaptırıma bağlanmıştır.
Silah kullanılan olaylarda fiilin niteliği ayrıca önem taşır. Kasten yaralama, dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu yaralama, ölüme sebebiyet verme ya da meskûn yerde ateş etme fiilleri bazı durumlarda esasen uzun süreli durdurma karşılığını taşırken olayın işleniş şekli, zarar veya tehlikenin ağırlığı nedeniyle meslekten çıkarma cezasına dönüşebilir. Dolayısıyla silahlı bir olayda yalnızca neticenin meydana gelmiş olması yeterli kabul edilmemeli; silahın kullanım amacı, görev bağlantısı, emir ve talimatlar, kusurun türü, olay yeri incelemesi, balistik bulgular ve illiyet bağı birlikte değerlendirilmelidir.
Alkol, Uyuşturucu, Kumar, Kaçakçılık ve Mali Yaşama İlişkin Fiiller
Görev mahallinde veya görevli bulunulan sırada alkollü içki içmek ya da buna göz yummak, göreve sarhoş veya alkollü olduğu anlaşılacak biçimde gelmek, resmî kıyafetle halka açık yerde alkollü içki içmek veya gizlenemeyecek ölçüde sarhoş görünmek meslekten çıkarma cezasının dayanağı olabilir. Uyuşturucu madde yapmak veya kullanmak; üretim, saklama, taşıma, satış, satın alma ya da ortadan kaldırma süreçlerine aracılık etmek; kullanımı kolaylaştırmak veya özendirmek de doğrudan meslekten çıkarma yaptırımına bağlanan fiillerdendir.
Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak, kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak, geliriyle açıklanamayacak biçimde yaşamak ve aşırı harcamanın haklı kaynağını gösterememek de jandarma meslekten atılma sebepleri arasında değerlendirilebilir. Bununla birlikte “ilişki kurmak”, “aşırı harcama” veya “gelirle uyumsuz yaşam” gibi kavramlara dayanılırken soyut kanaat yeterli değildir. İlişkinin bilerek kurulup kurulmadığı, sürekliliği, niteliği, personelin karşı tarafın faaliyetini bilip bilmediği ve mali farklılığın yasal gelir, borç, miras, eş geliri veya mal satışı gibi açıklanabilir bir kaynağa dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
Siyasi Faaliyet, Dernek, Vakıf, Kazanç Getirici İş ve Meslek Saygınlığına İlişkin Fiiller
657 sayılı Kanundaki grev yasağına giren eylemlerde bulunmak; devlet memurlarına yasaklanan kazanç getirici faaliyetleri yürütmek; siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak, siyasi eylemlerde bulunmak veya görevli olmaksızın siyasi toplantı ve gösterilere katılmak meslekten çıkarma cezasına neden olabilir. Kanuna aykırı sendika üyeliği veya kanunda belirtilen şartlara aykırı toplantı ve gösteri faaliyetleri ile dernek kurma, spor dernekleri dışındaki derneklere üye olma, vakıf kurma veya izin verilenler dışındaki vakıfların organlarında görev alma da 7068 sayılı Kanunda ayrıca düzenlenmiştir.
Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyen biçimde bildiri dağıtmak veya iletişim kanalları üzerinden kamuoyuna bilgi, yazı ve demeç vermek; mesleğin saygınlığını zedeleyecek yerlere gitmek; göreve, sosyal yaşama veya aile hayatına zarar verecek derecede menfaate, içkiye, kumara ya da benzeri alışkanlıklara düşkün olmak; fuhşa teşvik veya aracılık eden kişilerle bilerek ilişki kurmak gibi fiiller de meslekten çıkarma sebebi olarak öngörülmüştür. Bu tür isnatlar çoğu zaman özel hayat, aile hayatı ve ifade özgürlüğüyle temas ettiğinden idare yalnızca ahlaki kanaat veya söylentiye dayanamaz. Eylemin gerçekliği, sürekliliği, mesleki göreve somut etkisi ve yaptırımın demokratik toplum düzeninde gerekli ve ölçülü olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
7068 sayılı Kanunda özel ve aile hayatına ilişkin bazı fiiller de açıkça sayılmıştır. Ancak bu nitelikteki hükümler uygulanırken personelin yalnızca özel hayat alanında kalan davranışları ile kamu hizmetinin güvenilirliği ve disiplin düzeni arasında gerçek ve yeterli bir bağ kurulması gerekir. Kişinin yaşam tarzını veya özel ilişkisini tek başına cezalandırmaya dönüşen, mesleki etkiyi somutlaştırmayan değerlendirmeler özel hayata saygı hakkı ve ölçülülük ilkesi yönünden ciddi hukuka aykırılık iddiaları doğurabilir.
Daha Hafif Bir Disiplin Fiili Jandarma Meslekten Çıkarma Cezasına Dönüşebilir mi?
Normal şartlarda aylıktan kesme, kısa süreli durdurma veya uzun süreli durdurma cezasını gerektiren bazı fiiller, 7068 sayılı Kanunun ağırlaştırıcı nedenleri gerçekleştiğinde meslekten çıkarma cezasına dönüşebilir. Amirin usulüne uygun emrinin yerine getirilmemesi sonucunda Devletin veya kişilerin zarara uğraması ya da hizmetin gecikmesi veya durması; görev yerinden ayrılmanın uzun sürmesi, görevi aksatması veya zarara yol açması; belge ve kayıtlar üzerindeki yasak fiillerin hizmeti aksatması veya zarara neden olması bu kapsamdadır.
Nöbet görevine gelmeme veya nöbet talimatına aykırılık sonucunda zarar doğması, silahla ölüme sebebiyet verme, silahla dikkatsizlik veya ihmal sonucu yaralama, meskûn yerde silah atılması nedeniyle zarar meydana gelmesi, görevde uyumanın Devleti ya da kişileri zarara uğratması, çeşitli mazeretlerle verilen göreve gitmemenin hizmeti aksatması veya kamu zararına yol açması ve görevin yerine getirilmesinde savsaklama nedeniyle zarar ya da ciddi aksama oluşması da olayın ağırlığına göre meslekten çıkarma sonucuna ulaşabilir. Kasten silahla yaralama fiilinde de işleniş biçimi ve zarar derecesine göre meslekten çıkarma uygulanabilir.
Burada meslekten çıkarma sonucu otomatik değildir. Ağırlaştırıcı hükmün uygulanabilmesi için Kanunda aranan zarar, tehlike, hizmetin gecikmesi, durması veya aksaması gibi ek sonucun somut biçimde gerçekleştiği ortaya konulmalıdır. Disiplin kurulu, normal yaptırımdan neden ayrıldığını ve en ağır cezayı neden gerekli gördüğünü gerekçeli biçimde açıklamalıdır. Sonuç gerçekleşmeden yalnızca gerçekleşme ihtimaline veya soyut hizmet hassasiyetine dayanılması, tipiklik ve ölçülülük yönünden hukuki tartışma doğurur.
Disiplin Ceza Puanı Nedeniyle Jandarma Meslekten Çıkarma Nasıl Uygulanır?
Jandarma meslekten çıkarma fiillerinden birini işlememiş olması, ceza puanı nedeniyle meslekten çıkarma ihtimalini ortadan kaldırmaz. En son disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde yirmi disiplin ceza puanına ulaşılması veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki ya da daha fazla disiplin cezası alınması, disiplinsizliğin alışkanlık hâline getirildiğinin kabulüne yol açar. Benzer biçimde son beş yıl içinde kırk disiplin ceza puanına ulaşılması veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmi beş ya da daha fazla disiplin cezası alınması da meslekten çıkarma sebebidir.
Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli bakımından uyarma cezası bir, kınama cezası iki, aylıktan kesme cezası üç puandır. Terfileri özel personel kanunlarına tabi olan jandarma personeline kısa süreli durdurma karşılığı uygulanan aylıktan kesme beş, uzun süreli durdurma karşılığı uygulanan aylıktan kesme ise altı puandır. Bu puanlar Emniyet personeline ait dört ve beş puanlık sistemle karıştırılmamalıdır. Aynı disiplin dosyasında birden fazla ceza verilmişse puan hesabında yalnızca en yüksek cezanın puanı esas alınır.
Puan nedeniyle meslekten çıkarma işleminde her cezanın kesinleşme tarihi, geriye doğru hesaplanan bir ve beş yıllık dönem, cezaları veren disiplin amirlerinin sayısı ve aynı dosyada birden fazla ceza bulunup bulunmadığı ayrı ayrı denetlenmelidir. Kesinleşmemiş cezanın hesaba katılması, süre aralığının yanlış belirlenmesi, aynı dosyadaki cezaların ayrı ayrı puanlandırılması veya jandarma personeline Emniyet puan cetvelinin uygulanması işlemi hukuka aykırı hâle getirebilir. Ayrıca meslekten çıkarma sonucuna temel olan önceki cezaların her biri, kendi dava açma süresi içinde hukuki denetime taşınmalıdır. Önceki cezalara karşı süre geçirilmiş olması, puan esaslı son işleme karşı açılan davada bu cezaların esasının baştan sona yeniden inceleneceği anlamına gelmez.
Güncel 7068 sayılı Kanun bakımından her tekrarın kendiliğinden meslekten çıkarma sonucunu doğurduğunu söylemek doğru değildir. Tekrar eden disiplin fiillerinin etkisi özellikle ceza puanı ve ceza adedi sistemi üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle “aynı uzun süreli durdurma fiili on yıl içinde tekrarlandıysa otomatik olarak meslekten çıkarma verilir” şeklindeki genel ifadeler, güncel kanun metniyle ayrıca doğrulanmadan uygulanmamalıdır.
Uzman Çavuşların Meslekten Atılma Sebepleri Nelerdir?
Jandarma bünyesindeki uzman çavuş ve uzman onbaşılar bakımından 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ayrıca önem taşır. İlk beş aylık intibak döneminde göreve uyum sağlayamayanlar, en az iki disiplin amirinden toplam üç veya daha fazla disiplin cezası alanlar, intibak eğitiminde başarısız olanlar ya da bu dönemde görevde başarısızlık veya kendisinden istifade edilememe hâli tespit edilenler hakkında sözleşme feshi uygulanabilir. Bu sonucun doğabilmesi için isnatların rapor, tutanak, sınav sonucu veya diğer nesnel belgelerle ortaya konulması gerekir.
Görevde başarısızlık; atış, spor ve eğitim standartlarına ulaşılamaması, harekât, operasyon, iç güvenlik, hudut, kolluk veya kadro görevinin gereklerinde yetersizlik ya da isteksizlik gösterilerek görevin veya birliğin emniyetinin tehlikeye düşürülmesi yahut hizmetin aksatılması ve kadro göreviyle ilgili üç ay veya daha uzun süreli kurs ya da eğitimde başarısız olunması hâllerini kapsar. “Başarısız” şeklindeki soyut kanaat tek başına yeterli değildir. Ölçütlerin önceden belirlenmiş olması, başarısızlığın hangi faaliyette ortaya çıktığının gösterilmesi ve değerlendirmenin denetlenebilir belgelere dayanması gerekir.
Kendisinden istifade edilememe hâlleri arasında mücbir sebep dışında gelirin çok üzerinde borçlanmayı ve borç ödememeyi alışkanlık hâline getirme; göreve, sosyal veya aile hayatına zarar verecek ölçüde menfaate, içkiye ya da kumara düşkünlük; Jandarma Genel Komutanlığının veya Devletin manevi şahsiyetine zarar verecek fiiller; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle ilgili üretme, kullanma, taşıma, saklama ya da aracılık eylemleri; bir sözleşme yılı içinde mazeretsiz toplam yedi gün veya daha uzun süre göreve gelmeme; belirli şartlarla dört yıllık hizmet tamamlanmadan komando niteliğinin kaybedilmesi ve uzman erbaş olmak için gereken niteliklerden birinin bulunmadığının sonradan anlaşılması veya bu niteliğin görev sırasında kaybedilmesi yer alır. Bu nedenlerin her biri farklı maddi unsurlara sahip olduğundan, idarenin genel ve kalıp bir “kendisinden istifade edilemez” değerlendirmesiyle yetinmesi mümkün değildir.
3269 sayılı Kanunda belirli suçlardan mahkûmiyet, Askerî Ceza Kanununun 148’inci maddesindeki suçlardan mahkûmiyet ve taksirli suçlar dışında kalan suçlardan otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet de sözleşme feshi sonucunu doğurabilir. Bazı katalog suçlar bakımından cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırıma çevrilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya affa uğraması sonuca engel olmayabilir. Buna karşılık taksirli suçtan altı ay veya daha fazla hapis cezasını otomatik sözleşme feshi sebebi sayan 3269 sayılı Kanunun 12’nci maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Bu nedenle söz konusu eski hüküm günümüzde yürürlükteymiş gibi uygulanamaz.
Son bir yıl içinde toplam otuz gün veya daha fazla oda hapsi ya da hizmet yerini terk etmeme cezası alınması veya en az iki disiplin amirinden toplam sekiz ya da daha fazla disiplin cezası alınması da uzman erbaş sözleşmesinin feshine yol açabilir. Bunun yanında Türk vatandaşlığının kaybedilmesi ve terör örgütleriyle eylem birliği içinde olma, yardım etme, kamu imkânlarını kullandırma veya propaganda yapma fiilleri de kanunda ilişik kesme nedeni olarak düzenlenmiştir. Uzman erbaş hakkında 7068 sayılı Kanuna göre disiplin ceza puanı işlemi ile 3269 sayılı Kanuna göre sözleşme feshi aynı olayda gündeme gelmişse hangi işlemin tesis edildiği ve iki kanundaki şartların birbirine karıştırılıp karıştırılmadığı özellikle incelenmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Cezasını Kim Verir?
Jandarma meslekten çıkarma cezasını tek başına herhangi bir disiplin amiri veremez. Ceza, personelin statüsüne, rütbesine ve görev yaptığı teşkilat birimine göre 7068 sayılı Kanunda yetkilendirilmiş disiplin kurulu tarafından verilir. İl veya ilçe jandarma komutanlıklarında görevli uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler hakkında İl Jandarma Disiplin Kurulunun meslekten çıkarma cezası verme yetkisi bulunmaktadır. Eğitim kurumları ile asayiş kolordu, komando tugay ve alayları gibi Kanunda ayrıca gösterilen birliklerde görev yapan uzman erbaşlar bakımından ise ilgili birlik veya eğitim kurulu yetkili olabilir.
Yüzbaşı ve daha alt rütbedeki subaylar, astsubaylar, uzman jandarmalar ve diğer sınıflardaki memurlar yönünden yetki, görev yapılan birime göre çoğunlukla Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kuruluna; binbaşı ve yarbaylar yönünden Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna aittir. Albaylar hakkında meslekten çıkarma ve generaller hakkında bütün disiplin cezaları bakımından Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu yetkilidir. Somut olayda kurulun yetkisi, fiilin işlendiği tarihteki görev yeri ile karar tarihindeki rütbe ve görev unvanına ilişkin özel kurallar birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Disiplin kurulunun meslekten çıkarma kararı vermesi her durumda işlemin hemen kesinleştiği anlamına gelmez. İl Jandarma Disiplin Kurulunun meslekten çıkarma kararı valinin önerisi, Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüşü ve İçişleri Bakanının onayıyla kesinleşir. Diğer bazı jandarma disiplin kurullarının meslekten çıkarma kararları da Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüşü ve Bakan onayını gerektirir. Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun kararları ise Bakanın onayıyla kesinleşir. Bu nedenle “cezayı kim verir?” sorusuyla “cezayı hangi makamın onayı kesinleştirir?” soruları birbirinden ayrılmalıdır.
Nitekim güncel yargısal yaklaşımda, uzman erbaş hakkında İl Jandarma Disiplin Kurulunun meslekten çıkarma cezası verme yetkisinin bulunduğu; ancak bu kararın kanunda gösterilen görüş ve onay zinciri tamamlanmadan kesin ve uygulanabilir hâle gelmediği kabul edilmektedir. İki yıllık ceza verme zamanaşımı yönünden ise yalnızca Bakan onay tarihine bakılması doğru değildir; ceza vermeye yetkili disiplin kurulunun karar tarihi esas alınır. Buna karşılık dava açma süresi, bütün kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra nihai kararın personele tebliğiyle başlar.
Askeri davalar bir askerin genel durumunu belirlemede oldukça önemlidir. Bu noktada profesyonel bir askeri avukat ile çalışmak meslek hayatınız için önemli olabilir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Soruşturmasında Savunma Hakkı Nasıl Kullanılır?
Savunma alınmadan jandarma personeline disiplin cezası verilemez. Savunma için personele yedi günden az süre tanınamaz. Savunma isteminde isnat edilen olayın tarihi, yeri, oluş biçimi, uygulanması düşünülen disiplin hükmü ve isnadın temelini oluşturan maddi olgular savunmayı mümkün kılacak açıklıkta bildirilmelidir. Yalnızca “meslek onuruna aykırı davranmak” veya “yetkiyi kötüye kullanmak” gibi genel ifadelerle savunma istenmesi, personelin hangi somut fiile cevap vereceğini belirsiz bırakabilir.
Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personel, savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulu önünde sözlü veya yazılı olarak kendisi ya da vekili aracılığıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Bu hak yalnızca şeklen bir savunma dilekçesi alınmasından ibaret değildir. Personelin aleyhindeki delillere erişebilmesi, bunlara karşı açıklama sunabilmesi, lehindeki kayıtların toplanmasını talep edebilmesi ve kurul önünde isnadın hukuki vasfını tartışabilmesi gerekir. Gizlilik gerekçesiyle bütün dosyanın kapatılması veya sonucu belirleyen delillerin personele hiç açıklanmaması, silahların eşitliği ve etkili savunma hakkı bakımından hukuki sorun yaratabilir.
Jandarma meslekten çıkarma cezasında savunma hazırlanırken yalnızca olay anlatılmamalı; her isnadın kanuni unsuruna ayrı ayrı cevap verilmelidir. Örneğin yetki kötüye kullanma iddiasında kullanılan yetki, amaç, çıkar, saik ve nedensellik; kişisel veri sorgulama iddiasında kullanıcı, cihaz, zaman, log ve yetki kaydı; göreve gelmeme iddiasında mazeret belgeleri, tebliğ edilen görev emri ve gün hesabı; ceza puanı iddiasında ise her cezanın kesinleşme tarihi ve puan değeri ayrıca incelenmelidir. Geçmiş hizmetlerin olumlu olması, iyi veya çok iyi değerlendirme puanları, ödül ve takdirler de bir derece hafif ceza uygulanması yönünden kurula sunulmalıdır.
Jandarma Meslekten Çıkarma Cezasında Bir Alt Ceza Nedir?
7068 sayılı Kanundaki ceza sıralamasına göre meslekten çıkarma cezasının bir derece hafifi uzun süreli durdurma cezasıdır. Jandarma Genel Komutanlığında terfileri 926, 3466, 3269 veya 6191 sayılı kanunlara tabi personel bakımından durdurma cezaları, kanunda belirtilen oranlarda aylıktan kesme biçiminde uygulanır. Kurumda geçmiş hizmetleri olumlu olan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif ceza uygulanması mümkündür.
Ancak alt ceza uygulanması kendiliğinden doğan mutlak bir hak değildir. Buna karşılık personelin olumlu sicili, ödülleri, görev başarıları ve önceki disiplin durumu dosyada bulunmasına rağmen kurulun alt ceza ihtimalini hiç değerlendirmemesi veya kalıp bir ifadeyle reddetmesi, takdir yetkisinin gerekçeli, adaletli ve ölçülü kullanılması yükümlülüğü yönünden iptal sebebi oluşturabilir. Kurul, fiilin işleniş biçimini, zamanını, yerini, hizmete etkisini, meydana gelen zarar veya tehlikeyi, kusurun ağırlığını, önceki disiplin durumunu, ikrarı ve pişmanlığı birlikte değerlendirmelidir.
Ceza Davası veya Beraat Kararı Jandarma Meslekten Çıkarma Sürecini Etkiler mi?
Aynı olay hakkında adli soruşturma veya ceza davası yürütülmesi, disiplin soruşturmasının yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine tek başına engel değildir. Ceza yargılaması ile disiplin soruşturmasının koruduğu hukuki değerler ve ispat değerlendirmeleri farklı olabilir. Bu nedenle kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına, beraate veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi her durumda disiplin dosyasını otomatik olarak sona erdirmez.
Bununla birlikte ceza mahkemesinin maddi olayla ilgili kesin tespitleri göz ardı edilemez. Fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması veya olayın hiç gerçekleşmediğinin belirlenmesi hâlinde idarenin aynı maddi olguyu aksi yönde kabul ederek ceza vermesi hukuken ciddi sorun doğurur. Delil yetersizliği nedeniyle beraat hâlinde ise disiplin makamı, beraat kararını suçluluk kararı gibi sorgulamadan, elindeki delilleri daha düşük disiplin hukuku ispat standardı çerçevesinde bağımsız değerlendirebilir. Ancak kurul kararında kişiyi beraat ettiği suçtan mahkûm olmuş gibi gösteren bir dil kullanılamaz; masumiyet karinesine uygun gerekçe kurulmalıdır.
Uzman erbaşlar bakımından ayrıca 3269 sayılı Kanundaki özel hükümler incelenmelidir. Kanunda sayılan bazı suçlar yönünden cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırıma çevrilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya affa uğraması sözleşme feshine engel sayılmamıştır. Bu sebeple HAGB kararının etkisi, suçun türü ve uygulanan statü hükmü görülmeden genel bir cümleyle açıklanamaz.
Sosyal Medya veya WhatsApp Paylaşımı Jandarma Meslekten Atılma Sebebi Olur mu?
Bir sosyal medya paylaşımı veya mesaj içeriği tek başına ve her durumda meslekten çıkarma sebebi değildir. Bununla birlikte paylaşımın siyasi faaliyet niteliği taşıması, gizli veya kişisel verileri içermesi, göreve ilişkin yetkisiz açıklama oluşturması, mesleğin onur ve saygınlığını ağır biçimde zedelemesi, amir veya üstlere itaatsizliğe teşvik etmesi ya da kanunda sayılan başka bir disiplinsizliğin bütün unsurlarını taşıması hâlinde disiplin soruşturmasına konu edilmesi mümkündür.
Bu tür dosyalarda hesabın personele aidiyeti, içeriğin gerçekten personel tarafından oluşturulup oluşturulmadığı, hesabın ele geçirilme ihtimali, paylaşımın herkese açık olup olmadığı, mesajın bağlamı, ekran görüntüsünün bütünlüğü ve elde edilme yöntemi araştırılmalıdır. Eleştiri ile hakaret, özel haberleşme ile kamuya açıklama ve kişisel görüş ile kurumsal bilgi paylaşımı birbirinden ayrılmalıdır. İfade özgürlüğünü sınırlayan disiplin yaptırımında idare, müdahalenin kanuni dayanağını ve mesleki düzen bakımından zorunluluğunu somutlaştırmalı; özellikle meslekten çıkarma gibi en ağır cezaya neden ihtiyaç duyulduğunu gerekçelendirmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Cezasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse, kural olarak ceza verme yetkisi sona erer. Tamamlanmış fiillerde süre fiilin işlendiği, kesintisiz fiillerde kesintinin gerçekleştiği, zincirleme fiillerde ise son fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.
İki yıllık süre değerlendirilirken jandarma disiplin kurulunun karar tarihi ile kararın Bakan onayıyla kesinleştiği tarih birbirinden ayrılmalıdır. Güncel yargısal yaklaşım, iki yıllık ceza verme süresi bakımından yetkili disiplin kurulunun ceza verdiği tarihi esas almaktadır. Bu nedenle Bakan onayının iki yıldan sonra verilmiş olması tek başına zamanaşımının gerçekleştiği anlamına gelmez. Buna karşılık soruşturmanın altı aylık öğrenme süresinde başlatılıp başlatılmadığı, öğrenme makamının kim olduğu ve soruşturma onayının hangi tarihte verildiği ayrıca incelenmelidir.
Mahkeme disiplin cezasını fiilin hatalı nitelendirilmesi veya düzeltilebilir bir şekil eksikliği nedeniyle iptal etmişse, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya amir, kesinleşmiş kararın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde yeniden değerlendirme yapabilir. Dolayısıyla her iptal kararı soruşturmanın bir daha ele alınamayacağı anlamına gelmez. İptal gerekçesinin yeniden işlem kurulmasına imkân verip vermediği, mahkeme kararının bağlayıcı içeriğine göre değerlendirilmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Cezasına İtiraz Edilebilir mi?
7068 sayılı Kanunda disiplin amirlerince verilen cezalara karşı on günlük idari itiraz yolu bulunmaktadır. Ancak meslekten çıkarma cezası disiplin kurulu tarafından verildiği için bu cezaya karşı aynı on günlük üst amir itirazı uygulanmaz. Bakanın veya disiplin kurullarının verdiği disiplin cezalarına karşı başvurulabilecek yol idari yargıdır. Bu nedenle kurul tarafından verilen ve gerekli görüş ile onay aşamalarından geçerek kesinleşen meslekten çıkarma kararının tebliğinden sonra doğrudan iptal davası açılmalıdır.
Kurul kararının kesinleşme zinciri tamamlanmadan personele tebliğ edilen ara nitelikteki kararın dava konusu edilmesi, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem bulunup bulunmadığı tartışmasına yol açabilir. Tebliğ edilen belgenin yalnızca kurul kararı mı yoksa Bakan onayıyla kesinleşmiş nihai ceza mı olduğu dikkatle incelenmelidir. Nihai işlemin tebliği beklenirken altı aylık soruşturma veya iki yıllık ceza verme süreleriyle, tebliğden sonra başlayacak altmış günlük dava açma süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Jandarma Meslekten Çıkarma Nasıl İptal Edilir?
Jandarma meslekten çıkarma cezası, yetkili idare mahkemesinde açılacak iptal davasıyla hukuki denetime taşınır. Dava açma süresi, kesinleşmiş meslekten çıkarma kararının personele tebliğini izleyen günden itibaren altmış gündür. Bu süre içinde dava açılmazsa mahkeme işin esasına girmeden süre aşımı nedeniyle davayı reddedebilir. İdareye ihtiyari başvuru yapılması düşünülüyorsa bu başvurunun dava süresine etkisi ayrıca hesaplanmalı; sürenin kendiliğinden ve sınırsız biçimde durduğu varsayılmamalıdır.
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Meslekten çıkarma görev ilişkisinin sona ermesi sonucunu doğurduğundan yetkili mahkeme, personelin son görev yaptığı yerdeki idare mahkemesidir. Davanın Ankara’da bulunan Jandarma Genel Komutanlığı veya İçişleri Bakanlığı işlemi olduğu düşüncesiyle doğrudan Ankara’da açılması her olayda doğru değildir. Yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan son görev yeri açık biçimde tespit edilmelidir.
İptal davasında işlem; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden incelenir. Yetki yönünden doğru disiplin kurulunun karar verip vermediği, kurulun usulüne uygun oluşup oluşmadığı ve gerekli görüş ile onayların bulunup bulunmadığı; şekil yönünden soruşturma onayı, savunma süresi, dosya inceleme, tanık dinletme ve sözlü savunma haklarının sağlanıp sağlanmadığı araştırılır. Sebep yönünden isnadın somut, güvenilir ve hukuka uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı; konu yönünden fiilin uygulanan disiplin maddesinin bütün unsurlarını taşıyıp taşımadığı ve doğru cezanın seçilip seçilmediği; maksat yönünden ise yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında kişisel veya cezalandırıcı bir amaçla kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilir.
Mahkeme idarenin yerine geçerek yeni bir disiplin cezası vermez ve yerindelik denetimi yapmaz. Ancak idarenin takdir yetkisi sınırsız değildir. Disiplin kurulu, meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırımda eylemin nasıl sabit olduğunu, hangi delile neden üstünlük tanıdığını, karşı delilleri neden reddettiğini ve daha hafif cezanın neden yeterli olmayacağını açıklamalıdır. Gerekçesiz, kalıp ifadeli, çelişkili veya yalnızca soruşturmacı kanaatini tekrar eden kararlar etkili yargısal denetimi engelleyebilir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Jandarma meslekten çıkarma cezasında iptal davasının açılması meslekten çıkarma işleminin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Personelin dava sürerken görevine dönebilmesi için yürütmenin durdurulması talebinde bulunması gerekir. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Meslekten çıkarma kararının gelir kaybı, mesleki statünün sona ermesi, aile düzeninin bozulması ve sosyal güvence üzerindeki etkileri telafisi güç zarar değerlendirmesinde önemlidir. Bununla birlikte yalnızca maaş kaybından söz edilmesi yeterli olmayabilir. Dava dilekçesinde açık hukuka aykırılık; somut olayla bağlantılı olarak yetkisiz kurul, savunma hakkı ihlali, delil yokluğu, puan hesabı hatası, zamanaşımı, yanlış madde uygulaması veya ölçüsüzlük gibi nedenlerle ortaya konulmalıdır. Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Davasında İptal Sebepleri Nelerdir?
Uygulamada en önemli iptal nedenlerinden biri fiilin sübuta ermemesidir. Bir ihbar, soyut tanık anlatımı, doğrulanmamış ekran görüntüsü veya varsayıma dayalı müfettiş kanaati tek başına her olayda meslekten çıkarma için yeterli değildir. Delillerin birbiriyle uyumu, elde edilme yöntemi, olayla bağlantısı ve personelin karşı açıklamaları değerlendirilmelidir. Özellikle dijital kayıtların teknik doğrulaması, mali iddiaların hesap hareketleriyle desteklenmesi ve alkol veya uyuşturucu isnatlarının usulüne uygun tıbbi ya da kriminal incelemeye dayanması gerekir.
Fiilin yanlış hukuki nitelendirilmesi de önemli bir iptal sebebidir. İsnat edilen davranış başka bir disiplin maddesini oluşturuyor veya Kanunda aranan özel amaç, zarar, süreklilik, bilme ya da kasıt unsuru kanıtlanamıyorsa meslekten çıkarma cezası uygulanamaz. Disiplin hukukunda kıyas yoluyla yeni bir meslekten çıkarma sebebi oluşturulamaz. Kanunda yer alan belirsiz kavramların da yaptırımın ağırlığı dikkate alınarak dar ve öngörülebilir biçimde yorumlanması gerekir.
Savunma için yedi günden az süre verilmesi, isnadın açıkça bildirilmemesi, soruşturma evrakının incelettirilmemesi, talep edilen esaslı tanıkların gerekçesiz reddedilmesi, kurul huzurunda sözlü savunma imkânının tanınmaması ve vekil aracılığıyla savunmanın engellenmesi usule ilişkin iptal nedenleri arasındadır. Kurul üyelerinin tarafsızlığı, toplantı ve karar yeter sayısı, çekimser oy kullanılıp kullanılmadığı, soruşturmayı yapan kişinin kurul görüşmesine katılması veya yasaklılık hâli bulunması da incelenmelidir.
Ceza puanı dosyalarında yanlış puan cetveli kullanılması, kesinleşmemiş cezaların hesaba alınması, bir veya beş yıllık dönemin hatalı belirlenmesi, aynı dosyadaki cezaların ayrı ayrı puanlandırılması ve farklı disiplin amiri şartının gerçekleşmemesi iptal sebebi olabilir. Uzman erbaş sözleşme feshi dosyalarında ise statü kanununda bulunmayan bir sebebin uygulanması, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş hükme dayanılması, görevde başarısızlık veya kendisinden istifade edilememe iddiasının rapor ve nesnel kayıtlarla kanıtlanmaması işlemi sakatlayabilir.
Ölçülülük, alt ceza ve gerekçe denetimi de ayrıca yapılmalıdır. Personelin uzun yıllar olumlu sicille çalışması, ödül ve takdirleri, olayın tekliği, hizmete somut zarar vermemesi, kastın bulunmaması veya zararın giderilmesi gibi unsurlar değerlendirilmeden doğrudan en ağır cezanın seçilmesi hukuka aykırı olabilir. Kurul alt ceza uygulamıyorsa bunun nedenini somut olayla ilişkilendirmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Davası Kazanılırsa Ne Olur?
Meslekten çıkarma işleminin iptal edilmesi, işlemi hukuka aykırı biçimde tesis edildiği tarihten itibaren hukuki dayanaktan yoksun bırakır. Kural olarak personelin görevine iadesi, meslekten ayrı kaldığı döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve hizmet süresinin özlük kayıtlarında değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme kararının idareye tebliğinden sonra idare, kararın gereğini gecikmeksizin ve kural olarak en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.
Ancak 2026 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme uyarınca Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet personeli hakkında terör örgütleriyle eylem birliği, yardım, kamu kaynaklarını kullandırma, propaganda veya iltisak gerekçeleriyle tesis edilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararlarının uygulanması, nihai kararın kesinleşmesine bağlanmıştır. Bu istisna her meslekten çıkarma davasına uygulanmaz; işlemin kanunda sayılan terör veya iltisak gerekçelerinden birine dayanması gerekir. Diğer meslekten çıkarma davalarında mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin genel hükümler geçerlidir.
İdare mahkemesi kararına karşı bölge idare mahkemesinde istinaf yoluna başvurulabilir. Belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere ilişkin davalar, güncel İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca bölge idare mahkemesi kararından sonra Danıştayda temyiz incelemesine de açıktır. Kanun yolu süreleri kararın tebliğiyle başladığından tebligat tarihi ayrıca takip edilmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Cezası Alan Yeniden Memur Olabilir mi?
Yalnızca 7068 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarma cezası alan kişi, devlet memurluğundan çıkarma cezası almış sayılmaz. Bu nedenle başka bir kamu kurumunda çalışması teorik olarak tamamen yasaklanmış değildir. Bununla birlikte yeni görevin özel mevzuatı, güvenlik şartları, arşiv araştırması, mahkûmiyet kayıtları ve personelin eski statüsüne ilişkin özel yasaklar sonucu değiştirebilir. Ayrıca meslekten çıkarma cezası devam ettiği sürece Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında yeniden çalıştırılması mümkün değildir.
Uzman erbaşlar bakımından durum ayrıca değerlendirilmelidir. 3269 sayılı Kanun, sözleşmesi feshedilerek ilişiği kesilen uzman erbaşların tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmayacağını düzenlemektedir. Bu nedenle 7068 sayılı Kanundaki meslekten çıkarma sonucu ile 3269 sayılı Kanundaki sözleşme feshi sonucu aynı kabul edilmemeli; kişinin yeniden atanmak istediği kurum ve statüye göre özel mevzuat incelenmelidir.
Jandarma Meslekten Çıkarma Dosyasında İlk Olarak Hangi Belgeler İncelenmelidir?
Hukuki değerlendirme, yalnızca tebliğ edilen sonuç kararına bakılarak yapılmamalıdır. Soruşturma onayı ve görevlendirme yazısı, öğrenme tarihini gösteren ilk ihbar veya tutanak, ifade tutanakları, olay ve yakalama kayıtları, kamera görüntüleri, dijital loglar, HTS veya mesaj kayıtları, mali inceleme belgeleri, kriminal ve bilirkişi raporları, savunma istem yazısı, tebliğ belgesi, yazılı savunma, kurul toplantı ve karar tutanağı, muhalefet şerhleri, uygun görüş yazısı, vali önerisi ve Bakan onayı birlikte incelenmelidir. Puan nedeniyle çıkarma söz konusuysa puana dahil edilen bütün disiplin kararları ile bunların ayrı ayrı tebliğ ve kesinleşme belgeleri de dosyaya alınmalıdır.
Belgeler incelenirken fiil, öğrenme, soruşturma başlatma, kurul kararı, onay, kesinleşme ve tebliğ tarihleri ayrı bir kronoloji hâlinde belirlenmelidir. Bu kronoloji; zamanaşımı, yetkili kurul, dava süresi ve işlemin kesinliği bakımından çoğu zaman dosyanın sonucunu etkiler. Uzman erbaş sözleşme feshinde ayrıca statü belgesi, sözleşme ve yenileme evrakı, sicil belgeleri, eğitim ve atış sonuçları, sağlık raporları, ödül ve takdirler ile başarısızlık veya istifade edilememe iddiasına dayanak gösterilen bütün raporların karşılaştırılması gerekir.
Jandarma Meslekten Atılma Sebepleri Hakkında Genel Değerlendirme
Jandarma meslekten atılma sebepleri; doğrudan meslekten çıkarma cezasına bağlanan fiiller, ağırlaştırıcı nedenler, disiplin ceza puanı ve personelin statüsüne özgü sözleşme feshi hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle yalnızca isnat edilen davranışın adına bakılması yeterli değildir. Fiilin bütün kanuni unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, delillerin hukuka uygun ve yeterli olup olmadığı, doğru kurulun karar verip vermediği, savunma haklarının kullandırılıp kullandırılmadığı, sürelerin korunup korunmadığı ve en ağır yaptırımın ölçülü olup olmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Meslekten çıkarma kararının tebliğinden sonra altmış günlük dava süresi işlemeye başladığından dosyanın gecikmeden ele alınması önem taşır. Kurul kararı, soruşturma raporu ve dayanak belgeler birlikte incelenmeden yalnızca kısa bir itiraz dilekçesi hazırlanması; yetki, tipiklik, zamanaşımı, puan hesabı, delil ve ölçülülük gibi belirleyici hukuka aykırılıkların gözden kaçmasına neden olabilir. Somut olayın statü ve delil yapısına uygun biçimde hazırlanacak yürütmenin durdurulması istemli iptal davası, hukuka aykırı jandarma meslekten çıkarma cezasının ortadan kaldırılması ve personelin mesleki haklarının yeniden kazanılması için temel hukuki yoldur.