Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Disiplin Cezası | 7068

Görev sırasında yardımdan kaçınma disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel […]

Görev sırasında yardımdan kaçınma disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli bakımından meslekten çıkarma sonucuna kadar ulaşan son derece ağır bir disiplin yaptırımıdır. Genel kolluk hizmetinin niteliği gereği güvenlik görevlilerinin yalnızca kendilerine verilen somut görevi yerine getirmeleri değil, görev sırasında ihtiyaç ortaya çıktığında diğer güvenlik görevlilerine destek olmaları ve bildikleri veya gördükleri suçlar karşısında gerekli mesleki girişimleri gerçekleştirmeleri de beklenmektedir.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin altıncı fıkrasının (ı) bendinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında;

“Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak.”

hükmüne yer verilmiştir.

Düzenleme dikkatle incelendiğinde aynı bent içerisinde birbirine yakın ancak farklı iki davranışın yaptırıma bağlandığı görülür. İlk davranış, görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlisine haklı bir neden bulunmaksızın yardım etmemektir. İkinci davranış ise personelin bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamasıdır.

Bu ayrım disiplin soruşturması bakımından önemlidir. Personelin başka bir güvenlik görevlisinden gelen yardım talebine cevap vermediği iddiasıyla, karşılaştığı bir suç hakkında herhangi bir girişimde bulunmadığı iddiası aynı maddede yer alsa da farklı maddi olayların ispatlanmasını gerektirir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca “görevini yapmadı”, “olaya müdahale etmedi” veya “arkadaşlarına yardım etmedi” şeklindeki genel ifadeler yeterli olmamalıdır. Hangi yardım talebinin yapıldığı, talebin personele ulaşıp ulaşmadığı, personelin yardım edebilecek durumda olup olmadığı, ileri sürülen haklı nedenin ne olduğu, hangi suçun bilindiği veya görüldüğü ve suçun izlenmesi ya da şüphelinin yakalanması için hangi girişimin yapılmasının mümkün olduğu somut biçimde ortaya konulmalıdır.

Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Disiplin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesinde belirtilen fiilin karşılığı meslekten çıkarma cezasıdır.

Meslekten çıkarma cezası, personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması sonucunu doğuran ağır bir disiplin yaptırımıdır.

Bu nedenle herhangi bir olayda güvenlik görevlisine yardım edilmemiş olmasının tespit edilmesi tek başına meslekten çıkarma cezasına ulaşmak için yeterli kabul edilmemelidir.

Kanun açıkça “haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak” ifadesini kullanmaktadır. Dolayısıyla yardımın yapılmamasının yanında personelin bu davranışını haklı kılabilecek objektif bir nedenin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir.

Aynı şekilde personelin bir suçtan haberdar olması halinde doğrudan meslekten çıkarma cezası verilmesi mümkün değildir. Personelin suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması amacıyla yapması gereken somut bir girişimin bulunması ve buna rağmen bu girişimin yapılmamış olması gerekir.

7068 Sayılı Kanun 8/6-ı Maddesinin Unsurları Nelerdir?

Bu disiplin hükmünün sağlıklı biçimde uygulanabilmesi için iki farklı seçimlik hareketin birbirinden ayrılması gerekir.

Birinci durumda görev sırasında bir güvenlik görevlisinin yardım talebi bulunmaktadır. Bu yardım talebinin soruşturulan personele ulaştığının ortaya konulması, personelin talebi anlayabilecek durumda olması ve buna rağmen haklı bir neden olmaksızın yardımdan kaçınması gerekir.

İkinci durumda ise personelin bildiği veya gördüğü bir suç söz konusudur. Personelin bu suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması amacıyla mesleki olarak gerçekleştirmesi beklenen girişimde bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Her iki durumda da disiplin sorumluluğu soyut bir “pasif kalma” değerlendirmesine indirgenmemelidir.

Personelin hangi hareketi yapması gerektiği, bu hareketi yapabilecek hukuki ve fiilî imkanının bulunup bulunmadığı ve neden hareketsiz kaldığı belirlenmelidir.

Güvenlik Görevlisine Yardım Etmemek Ne Anlama Gelir?

7068 sayılı Kanunun düzenlediği ilk durum, görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı neden bulunmaksızın yardım etmekten kaçınmaktır.

Burada öncelikle gerçek bir yardım talebinin bulunması önem taşır.

Talep sözlü olarak yapılabilir. Telsiz anonsuyla, telefonla, ekip haberleşme sistemiyle veya olayın şartlarına göre açık bir yardım çağrısıyla personele ulaşabilir.

Örneğin bir ekibin müdahale ettiği olayda destek istemesi, şüphelinin yakalanması amacıyla çevredeki ekiplere anons geçilmesi veya fiziksel müdahale sırasında yakındaki başka güvenlik görevlilerinden yardım istenmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak personelin yardım talebinden haberdar olmadığı bir olay ile talebi duyduğu halde bilinçli biçimde uzaklaştığı bir olay aynı değildir.

Disiplin soruşturmasında yardım talebinin ne zaman ve nasıl yapıldığı, personele ulaşıp ulaşmadığı ve personelin talep anında nerede bulunduğu araştırılmalıdır.

Yardım Talebinin Personele Ulaştığı Nasıl İspatlanır?

Telsiz kayıtları, telefon görüşmeleri, kurum içi haberleşme sistemleri, kamera görüntüleri, araç takip kayıtları ve tanık anlatımları yardım çağrısının personele ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Örneğin ortak telsiz kanalından yardım anonsu yapılmış olması tek başına her personelin bu anonsu kesin biçimde duyduğunu göstermeyebilir.

Personel başka bir olayla ilgileniyor olabilir, telsizi teknik nedenle çalışmıyor olabilir veya farklı haberleşme kanalında görev yapıyor olabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca “anons geçildi” tespiti ile yetinilmemesi; soruşturulan personelin gerçekten çağrıyı duyup duymadığı ve yardım talebinin kendisine yönelip yönelmediğinin değerlendirilmesi gerekir.

Haklı Bir Neden Yokken Yardımdan Kaçınmak Ne Demektir?

Kanunun özellikle “haklı bir neden yokken” ifadesini kullanması önemlidir.

Bu ifade, güvenlik görevlisinin her durumda ve koşulsuz biçimde yardım talebine uymadığı anda meslekten çıkarılacağı anlamına gelmediğini göstermektedir.

Haklı nedenin bulunup bulunmadığı her olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Personelin aynı anda daha ağır ve acil başka bir görevi yürütüyor olması, sağlık veya fiziki durum nedeniyle istenen yardımı gerçekleştirmesinin fiilen mümkün olmaması, çağrının görev alanı ve olayın koşulları içerisinde yerine getirilmesinin objektif olarak mümkün olmaması veya personelin başka bir hayati tehlikeye müdahale ediyor olması somut olay bakımından değerlendirmeye alınabilir.

Ancak güvenlik hizmetinin doğası gereği sıradan zorluk, rahatsızlık veya risk her durumda haklı neden olarak kabul edilemez.

Polis ve jandarma görevinin niteliği zaten belirli ölçüde risk içermektedir. Bu nedenle “olay tehlikeliydi, bu sebeple gitmedim” şeklindeki bir açıklamanın tek başına yeterli olup olmayacağı, olayın gerçek şartları ve personelden objektif olarak beklenebilecek davranış üzerinden değerlendirilmelidir.

Başka Bir Görevde Olmak Haklı Neden Sayılır mı?

Personelin aynı anda başka bir görev yürütmesi önemli bir değerlendirme unsurudur.

Ancak bu durumun otomatik biçimde haklı neden kabul edilmesi doğru olmadığı gibi tamamen önemsiz görülmesi de mümkün değildir.

İki görevin aciliyeti ve önemi karşılaştırılmalıdır.

Örneğin personel yardım çağrısı geldiği sırada başka bir şüpheliyi takip ediyor, yaralı bir kişiye müdahale ediyor veya terk edilmesi mümkün olmayan güvenlik görevini yürütüyorsa yardım talebine doğrudan katılamamasının objektif bir nedeni bulunabilir.

Bununla birlikte personelin yardım çağrısına doğrudan katılamaması, hiçbir girişimde bulunamayacağı anlamına da gelmez.

Yakındaki başka ekibi yönlendirmek, merkezi bilgilendirmek, takviye talep etmek veya kendi görevinin durumunu bildirerek yardım çağrısına cevap vermek mümkün olabilir.

Dolayısıyla somut olayda personelin yalnızca fiziksel olarak olay yerine gidip gitmediği değil, yardım talebi karşısında gerçekleştirebileceği diğer mesleki girişimler de değerlendirilebilir.

Suçu Görüp Müdahale Etmemek Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesinin ikinci kısmı, personelin bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamasını meslekten çıkarma cezasına bağlamaktadır.

Ancak burada “müdahale” yalnızca suçüstü halinde fiziki müdahale şeklinde anlaşılmamalıdır.

Olayın şartlarına göre suçu yetkili birime bildirmek, şüphelinin kimliğinin tespiti için girişimde bulunmak, kaçan kişinin yönünü bildirmek, destek ekibi istemek, suçun izlenmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri aktarmak veya yakalama işleminin başlatılması amacıyla gerekli mesleki süreci harekete geçirmek de girişim niteliğinde olabilir.

Bu nedenle personelin her suç olayında tek başına fiziksel müdahalede bulunması gerektiği şeklinde mutlak bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Asıl soru, görev ve imkanları çerçevesinde suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için kendisinden beklenebilecek gerekli girişimleri yapıp yapmadığıdır.

Bildiği Suç ile Gördüğü Suç Arasındaki Fark Nedir?

Kanun koyucu yalnızca “gördüğü suç” ifadesini kullanmamış, ayrıca “bildiği” suçtan söz etmiştir.

Bu nedenle disiplin sorumluluğunun doğabilmesi için personelin mutlaka suçun işlendiği ana gözleriyle tanık olması gerekmeyebilir.

Personel başka bir yolla suçtan haberdar olmuş olabilir.

Görev sırasında incelediği belge, aldığı güvenilir bilgi, dinlediği tarafların beyanı, yaptığı kontrol veya başka mesleki faaliyet nedeniyle bir suçun işlendiğini öğrenmiş olabilir.

Ancak salt söylenti veya doğruluğu belirsiz bir duyum ile gerçek bir suç bilgisi birbirinden ayrılmalıdır.

Personelin sahip olduğu bilginin niteliği, kaynağı ve ciddiyeti değerlendirilmelidir.

Suç işlendiğine dair gerçek ve ciddi bilgiye sahip olunmasına rağmen hiçbir mesleki girişimde bulunulmaması ile doğrulanmamış bir söylentiye dayanarak işlem yapılmaması aynı değildir.

Suçu Bizzat Görmek Şart mıdır?

Kanunun açık lafzı karşısında suçun bizzat görülmesi şart değildir.

“Bildiği ya da gördüğü” ifadeleri alternatif biçimde kullanılmıştır.

Dolayısıyla personelin görev sırasında karşılaştığı bilgi ve belgelerden suç işlendiğini öğrenmesi de somut olayın özelliklerine göre bu hükmü gündeme getirebilir.

Bu durum özellikle görev gereği bilgi sahibi olunan suçlarda önem taşımaktadır.

Örneğin personelin tarafların anlatımı veya yazılı bir belge nedeniyle tehdit, şantaj, hırsızlık, yaralama ya da başka bir suç işlendiğine ilişkin açık bilgi edinmesi halinde, bunun adli mercilere veya yetkili kolluk birimlerine aktarılması gerekebilir.

Ancak yine bilginin kesinliği ve personelin gerçekten suç işlendiğini anlayabilecek durumda olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Her İhbar Karşısında İşlem Yapmamak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Her ihbarın aynı nitelikte olduğu kabul edilemez.

Kolluk birimlerine çok sayıda ihbar ulaşabilir. Bunların bir bölümü yanlış, eksik veya asılsız olabilir.

Bu nedenle soruşturmanın yalnızca “ihbar geldi ama personel işlem yapmadı” şeklinde kurulması yeterli olmayabilir.

İhbarın içeriği, suç şüphesinin ağırlığı, personelin görevi, olayın aciliyeti ve yapılması gereken işlem belirlenmelidir.

İhbar açık biçimde suç işlendiğini gösteriyor ve personelin görevi gereği bunu değerlendirme imkanı bulunuyorsa tamamen hareketsiz kalması farklı değerlendirilebilir.

Buna karşılık belirsiz, soyut ve herhangi bir somut veri içermeyen bir iddia karşısında aynı sonuca doğrudan ulaşılmamalıdır.

Suçun İzlenmesi Ne Anlama Gelir?

Kanunda kullanılan “suçun izlenmesi” ifadesi, suçun adli makamların ve kolluğun görev alanına girecek şekilde takip edilmesi için gerekli sürecin harekete geçirilmesi anlamında değerlendirilmelidir.

Bu yalnızca failin fiziksel olarak peşinden koşulması değildir.

Olayın Cumhuriyet savcısına bildirilmesi, adli kolluk biriminin haberdar edilmesi, olay yerinin korunması, suç delillerinin muhafaza edilmesi, mağdur veya tanık bilgilerinin alınması, olay hakkında tutanak düzenlenmesi ya da yetkili ekibin çağrılması olayın özelliklerine göre suçun izlenmesine yönelik girişimler arasında bulunabilir.

Hangi girişimin gerekli olduğu her olay bakımından aynı değildir.

Önemli olan personelin görevi ve sahip olduğu imkanlar çerçevesinde tamamen hareketsiz kalıp kalmadığıdır.

Suçlunun Yakalanması İçin Gerekli Girişimde Bulunmamak Ne Demektir?

Suçlunun yakalanması için girişimde bulunmamak, 7068 sayılı Kanunun ağır disiplin yaptırımına bağladığı davranışlardan biridir.

Ancak “yakalama için girişim” yalnızca kişinin doğrudan yakalanması anlamına gelmez.

Şüphelinin kaçış yönünün telsizle bildirilmesi, eşkâl bilgisinin paylaşılması, yakındaki ekiplere haber verilmesi, araç plakasının bildirilmesi, gerekli takip işleminin başlatılması veya yetkili birimin derhal haberdar edilmesi de olayın özelliklerine göre gerekli girişim niteliğinde olabilir.

Dolayısıyla disiplin soruşturmasında hangi girişimin yapılması gerektiği açık biçimde ortaya konulmalıdır.

“Şüpheliyi yakalamadı” şeklindeki sonuç cümlesi yeterli değildir. Personelin yakalama için neleri yapabileceği ve bunlardan hangisini yapmadığı belirlenmelidir.

Tek Başına Müdahale Etmek Tehlikeliyse Ne Yapılmalıdır?

Kolluk hizmeti riskli bir kamu hizmetidir. Bununla birlikte personelden her olayda tek başına ve hiçbir güvenlik değerlendirmesi yapmadan fiziksel müdahalede bulunmasının beklenmesi de doğru değildir.

Özellikle silahlı birden fazla şüphelinin bulunduğu veya personelin tek başına fiziki müdahalesinin daha büyük tehlikeye yol açabileceği durumlarda destek istemek, olayın takibini sürdürmek, kaçış yönünü bildirmek veya diğer ekipleri yönlendirmek daha uygun olabilir.

Bu nedenle “fiziki müdahale etmedi” tespiti doğrudan “gerekli girişimde bulunmadı” sonucuna dönüştürülmemelidir.

Personelin başka hangi girişimleri gerçekleştirdiği araştırılmalıdır.

Polis Mesai Dışında Gördüğü Suça Müdahale Etmezse 8/6-ı Uygulanır mı?

Maddenin lafzında “görev sırasında” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle 8/6-ı kapsamında yapılacak değerlendirmede olayın görev sırasında meydana gelip gelmediğinin ayrıca belirlenmesi önemlidir.

Mesai dışında gerçekleşen davranışların başka hukuki veya disiplin sonuçları bulunabilir. Ancak 8/6-ı maddesinin tipiklik koşulları değerlendirilirken personelin olay sırasındaki görev durumu gözden kaçırılmamalıdır.

Personelin nöbet, devriye, sevk veya başka bir görev kapsamında olup olmadığı görev çizelgeleri ve diğer kurum kayıtlarıyla belirlenebilir.

Görev Yeri Dışında Meydana Gelen Suça Müdahale Yükümlülüğü

Olayın personelin rutin görev bölgesinin dışında meydana gelmesi tek başına hiçbir sorumluluğun bulunmadığı anlamına gelmez.

Ancak somut olayda personelin hukuki yetkisi, fiilî müdahale imkanı ve hangi işlemi yapmasının beklenebileceği değerlendirilmelidir.

Doğrudan müdahale yetkisinin veya imkanının tartışmalı olduğu bir olayda dahi ilgili birimleri haberdar etmek veya suçun takibini sağlayacak bilgileri aktarmak mümkün olabilir.

Bu nedenle değerlendirme yalnızca coğrafi görev alanı üzerinden yapılmamalıdır.

Suçu Bildirmek Yeterli midir?

Bazı olaylarda yetkili birime derhal bildirim yapılması gerekli girişim bakımından yeterli olabilir. Bazı olaylarda ise yalnızca bildirim yapmak yeterli görülmeyebilir ve personelin şartların gerektirdiği başka tedbirleri de alması gerekebilir.

Örneğin olay yerinde kaçmak üzere olan bir şüpheli bulunurken personelin yalnızca telefonla bilgi vermesi ve yapabileceği başka hiçbir işlemi yapmaması farklı değerlendirilebilir.

Buna karşılık tek başına fiziksel müdahalenin mümkün olmadığı bir olayda merkeze bilgi vermek, destek istemek ve şüpheliyi güvenli biçimde takip etmek gerekli girişimin yerine getirilmesi anlamına gelebilir.

Dolayısıyla “bildirim yaptım” veya “bildirim yapmadım” şeklindeki tek bir olgu üzerinden değil, olayın bütünlüğü üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.

Şikâyete Bağlı Suçlarda Durum Değişir mi?

Bir suçun şikâyete bağlı olup olmaması, kolluk görevlisinin yapması gereken işlemlerin niteliğini etkileyebilir.

Ancak personelin karşılaştığı olayda suçun hukuki niteliğini doğru biçimde değerlendirmesi ve mevzuatın gerektirdiği işlemleri yapması gerekir.

Özellikle suçun şikâyete bağlı olup olmadığı konusunda tereddüt bulunuyorsa olayın kayıt altına alınması, mağdurun beyanının alınması veya yetkili adli makamdan talimat alınması gerekebilir.

Bu nedenle personelin sonradan “şikâyete bağlı olduğunu düşündüm” açıklamasının olayın şartlarıyla uyumlu olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bir Suçun İşlendiğinden Emin Olmamak Durumu

Personelin gördüğü veya öğrendiği olayın suç olup olmadığı her zaman ilk anda açık olmayabilir.

Disiplin hukukunda personelin sonradan hukukçu gözüyle yapılabilecek bütün değerlendirmeleri olay anında eksiksiz yapmasının beklenmesi gerçekçi değildir.

Ancak açık suç belirtilerinin bulunduğu durumlarda tamamen hareketsiz kalmak ile hukuki niteliği belirsiz bir uyuşmazlık karşısında ölçülü hareket etmek aynı değildir.

Personelin mesleki tecrübesi, görev alanı ve olaydan elde ettiği bilgiler değerlendirmeye dahil edilebilir.

Suç İşleyen Kişinin Arkadaş veya Meslektaş Olması

Suç işlendiğinin bilinmesine rağmen failin arkadaş, akraba veya meslektaş olması nedeniyle gerekli işlemlerin yapılmaması 8/6-ı hükmünün uygulanması bakımından önem taşıyabilir.

Kolluk görevinin temel özelliklerinden biri objektifliktir.

Şüphelinin meslektaş olması, suçun izlenmesi veya gerekli yakalama girişiminin yapılmaması için tek başına haklı neden oluşturmaz.

Aksine kişisel yakınlığın görevin yerine getirilmesini etkilediği iddiası başka disiplin hükümleri bakımından da ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.

Tanıdığı Kişi Suç İşlerse Müdahale Etmemek

Benzer şekilde arkadaş, akraba veya tanıdık kişinin suça karışmış olması personelin görev yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Ancak disiplin soruşturmasında personelin gerçekten suç işlendiğini bilip bilmediği ve failin kimliğini belirleyebilecek durumda olup olmadığı ortaya konulmalıdır.

Sadece fail ile personelin geçmişten tanışıyor olması, tek başına personelin suçu bildiğini göstermez.

Güvenlik Görevlisine Yardımdan Kaçınma Nasıl İspatlanır?

Yardımdan kaçınma fiilinin ispatında yardım çağrısının yapıldığını, personele ulaştığını ve personelin yardım etme imkanına rağmen bunu gerçekleştirmediğini gösteren deliller önemlidir.

Telsiz kayıtları, ekip haberleşmeleri, kamera görüntüleri, görev konum kayıtları, araç takip sistemleri ve diğer personelin ifadeleri değerlendirilebilir.

Ayrıca personelin olay sonrasındaki açıklamaları ve neden yardım etmediğine ilişkin beyanları da dikkate alınır.

Ancak “orada olmasına rağmen yardım etmedi” şeklindeki genel bir tanık ifadesinin yanında, hangi yardımın istendiği ve personelin hangi davranışla yardımdan kaçındığı da belirlenmelidir.

Suça Müdahale Etmeme Nasıl İspatlanır?

Bu durumda öncelikle personelin suçtan haberdar olduğu veya suçu gördüğü ispatlanmalıdır.

Ardından suçun izlenmesi veya şüphelinin yakalanması için hangi girişimin gerekli olduğu belirlenir.

Son olarak personelin bu girişimi yapmadığı ortaya konulmalıdır.

Bu üç aşamadan biri eksik kalırsa disiplin fiilinin oluşup oluşmadığı tartışmalı hale gelebilir.

Örneğin suç meydana gelmiş olsa dahi personelin bundan haberdar olduğu gösterilemiyorsa “bildiği suç için girişimde bulunmadı” sonucuna doğrudan ulaşılamaz.

Telsiz Kayıtları Disiplin Soruşturmasında Önemli midir?

Özellikle yardım talebine cevap vermeme iddialarında telsiz kayıtları önemli deliller arasında yer alabilir.

Yardım çağrısının saati, hangi kanaldan yapıldığı, personelin bulunduğu ekip, çağrıya verdiği cevap ve diğer ekiplerin iletişimi bu kayıtlardan belirlenebilir.

Ancak telsiz anonsunun yapılmış olması ile ilgili personelin bunu kesin olarak duyduğu aynı şey değildir.

Teknik kesinti, farklı kanal kullanımı veya cihaz arızası gibi ihtimaller somut olayda araştırılabilir.

Kamera Kaydı Varsa Ne Şekilde Değerlendirilir?

Kamera görüntüleri personelin olay yerine yakınlığı, suçun açık biçimde görülüp görülmediği ve personelin davranışları konusunda önemli bilgi sağlayabilir.

Ancak görüntünün açısı, ses içermemesi veya olayın yalnızca belirli kısmını göstermesi dikkate alınmalıdır.

Kamera görüntüsünde personelin olayı izlediğinin görülmesi, suçun bütün ayrıntılarını bildiği anlamına her durumda gelmeyebilir.

Bu nedenle görüntü diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Tanık Anlatımları Tek Başına Yeterli Olur mu?

Tanık ifadeleri disiplin soruşturmasında kullanılabilir. Ancak anlatımın doğrudan görgüye dayanması, tutarlı olması ve diğer delillerle uyumu önemlidir.

“Bize yardım etmek istemedi” şeklindeki yorum ile “üç kez telsizden kendisine destek çağrısı yapıldı, cevap verdi ancak gelmeyeceğini söyledi” şeklindeki somut anlatım aynı delil niteliğinde değildir.

Meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırımın soyut kanaatlerden ziyade maddi olgulara dayanması gerekir.

Yardımdan Kaçınma ile Görevi Savsaklama Aynı Şey midir?

Bu iki fiil aynı değildir.

7068 sayılı Kanunda görevi savsaklama, emri yerine getirmeme ve benzeri davranışlar farklı disiplin hükümlerinde düzenlenmiştir.

8/6-ı maddesinin kendine özgü unsurları bulunmaktadır.

Özellikle yardım talebi ve haklı neden unsuru ile bilinen veya görülen suç bakımından gerekli girişimde bulunmama hususları ortaya konulmalıdır.

Personelin genel anlamda görevini eksik yapması ile güvenlik görevlisinin yardım çağrısından bilinçli biçimde kaçınması birbirine karıştırılmamalıdır.

Yardımdan Kaçınma ile Emre İtaatsizlik Aynı Şey midir?

Bir amirin verdiği açık görevin yerine getirilmemesi ile başka güvenlik görevlisinden gelen yardım talebine cevap verilmemesi farklı hukuki nitelendirmelere konu olabilir.

Bazı olaylarda aynı davranış birden fazla disiplin hükmüyle ilişkili görünebilir.

7068 sayılı Kanuna göre bir fiil birden fazla disiplinsizlik oluşturuyorsa ağır olan cezanın uygulanması gündeme gelebilir. Ancak bunun için öncelikle her disiplin fiilinin unsurlarının somut olayda gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.

Suçu Bildirmemek ile Suçluyu Yakalamamak Aynı Şey midir?

Kanunda kullanılan ifade yalnızca “suçu bildirmemek” değildir.

Düzenleme, suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamayı yaptırıma bağlamaktadır.

Bu nedenle yalnızca ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği değil, personelin görevine göre başka hangi girişimleri yapmasının beklendiği de önem taşır.

Bazı olaylarda bildirim yeterli olabilirken bazı olaylarda olay yerinin korunması, şüphelinin takibi veya başka ekiplerin yönlendirilmesi gerekebilir.

Ceza Soruşturması Açılmaması Disiplin Cezasını Engeller mi?

7068 sayılı Kanunda disiplin soruşturması ile adli soruşturmanın birbirinden bağımsız olduğu kabul edilmiştir.

Bu nedenle aynı olay hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açılmaması veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi disiplin soruşturmasını otomatik olarak sona erdirmez.

Ancak ceza dosyasındaki maddi olaya ilişkin tespitlerin disiplin uyuşmazlığında önem taşıması mümkündür.

Özellikle personelin suçtan haberdar olmadığı veya suçun hiç meydana gelmediğinin adli mercilerce tespit edildiği durumlarda bu tespitler değerlendirmeye alınmalıdır.

Yardımdan Kaçınma Nedeniyle Meslekten Çıkarma Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?

Savunmanın ilk aşamasında personele isnat edilen iki seçimlik hareketten hangisinin söz konusu olduğu belirlenmelidir.

İsnat güvenlik görevlisine yardımdan kaçınmak ise yardım talebinin varlığı, personele ulaşıp ulaşmadığı ve yardım etmeme konusunda haklı neden bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

İsnat suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için girişimde bulunmamak ise personelin hangi suçu bildiği veya gördüğü, bu bilgiyi ne zaman edindiği ve hangi girişimi yapması gerektiği açık biçimde belirlenmelidir.

Savunmada “yardım etmedim” veya “müdahale etmedim” şeklindeki sonuç ifadelerinden önce olayın şartlarının ortaya konulması gerekir.

Personelin bulunduğu yer, yürüttüğü başka görevler, haberleşme imkanları, olayın tehlike seviyesi, diğer ekiplerin durumu ve alınan tedbirler ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Haklı Neden Savunması Nasıl Değerlendirilir?

“Haklı neden” soyut bir mazeret değildir.

Personelin ileri sürdüğü nedenin somut olayla bağlantılı ve objektif olarak kabul edilebilir olması gerekir.

Örneğin “başka işim vardı” şeklindeki genel bir açıklama yerine hangi görevin yürütüldüğü, bu görevin neden terk edilemediği ve yardım çağrısı üzerine başka bir ekibin yönlendirilip yönlendirilmediği açıklanmalıdır.

Haklı nedenin bulunup bulunmadığı disiplin makamının keyfî değerlendirmesine bırakılmamalı; karar gerekçesinde somut olay üzerinden açıklanmalıdır.

Meslekten Çıkarma Soruşturmasında Dosyayı İnceleme Hakkı Var mıdır?

Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.

Personel ayrıca tanık dinletebilir ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü veya yazılı savunma yapabilir.

Bu hak özellikle yardım çağrısı ve suça müdahale etmeme dosyalarında önemlidir. Çünkü telsiz kayıtları, kamera görüntüleri, diğer personelin beyanları ve görev çizelgeleri incelenmeden etkili savunma hazırlanması güç olabilir.

Savunma İçin Kaç Gün Süre Verilir?

7068 sayılı Kanuna göre savunma için verilen süre yedi günden az olamaz.

Savunma isteminin ardından personelin soruşturma evrakını inceleyebilmesi ve kendisine yöneltilen isnadın hangi delillere dayandığını görebilmesi gerekir.

Meslekten çıkarma cezasının ağırlığı nedeniyle bu usul güvenceleri özellikle önem taşır.

Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Cezasında Zamanaşımı

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerde, fiilin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.

Bunun yanında fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması gündeme gelir.

Bu nedenle olay tarihi, disiplin amirinin öğrenme tarihi, soruşturma onayı tarihi ve disiplin kurulunun karar tarihi ayrı ayrı incelenmelidir.

Geçmiş Hizmetleri İyi Olan Personele Daha Hafif Ceza Uygulanabilir mi?

7068 sayılı Kanun, kurumda geçmiş hizmetleri olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanına sahip personel bakımından bir derece hafif cezanın uygulanmasına imkan veren düzenleme içermektedir.

Ancak bu durum otomatik olarak daha hafif ceza uygulanacağı anlamına gelmez.

Ayrıca hukuki savunmada öncelikle fiilin 8/6-ı kapsamında oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır.

Yardım talebinin personele ulaşmadığı veya yardım etmemek bakımından haklı neden bulunduğu bir olayda mesele yalnızca alt ceza talebi değildir; doğrudan disiplin fiilinin unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Yardımdan Kaçınma Nedeniyle Verilen Meslekten Çıkarma Cezasına Dava Açılabilir mi?

Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.

Dava sırasında yardım talebinin gerçekten yapılıp yapılmadığı, personele ulaşıp ulaşmadığı, haklı nedenin bulunup bulunmadığı, personelin hangi suçu bildiği veya gördüğü, suçun izlenmesi ve failin yakalanması için hangi girişimi yapması gerektiği ve bu girişimin yapılmadığının nasıl ispatlandığı değerlendirilebilir.

Bunun yanında disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, savunma hakkının korunup korunmadığı ve disiplin kararının yeterli gerekçe içerip içermediği de yargısal denetime konu olabilir.

Meslekten Çıkarma Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Meslekten çıkarma işlemine karşı açılacak iptal davasında şartlarının bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Mahkeme yürütmenin durdurulması istemini değerlendirirken işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığını ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğup doğmayacağını inceler.

Meslekten çıkarma kararının personelin mesleki statüsü, maaşı ve özlük hakları üzerinde doğrudan sonuç doğurması nedeniyle yürütmenin durdurulması talebi bu tür davalarda önemli bir hukuki koruma aracıdır.

Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Polis Başka Bir Polise Yardım Etmezse Meslekten Atılır mı?

Başka bir güvenlik görevlisinin yardım çağrısına cevap verilmemesi her durumda otomatik olarak meslekten çıkarma sonucunu doğurmaz. 7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesindeki fiilin oluşması için yardım talebinin görev sırasında yapılması, ilgili personele ulaşması ve personelin haklı bir neden bulunmaksızın yardımdan kaçınması gerekir. Personelin yardım talebi sırasında başka ve daha acil bir görev yürütüp yürütmediği, yardım edebilecek fiilî durumda bulunup bulunmadığı ve en azından başka ekipleri yönlendirmek gibi alternatif bir girişim gerçekleştirip gerçekleştirmediği değerlendirilmelidir.

Jandarma Yardım İsteyen Başka Jandarmaya Yardım Etmezse Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun kapsamındaki jandarma personelinin görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlisine haklı neden olmaksızın yardım etmekten kaçınması meslekten çıkarma cezasını gündeme getirebilir. Ancak yalnızca yardımın gerçekleşmemiş olması yeterli değildir. Yardım talebinin ilgili personele ulaştığı, yardım imkânının bulunduğu ve yardım etmeme davranışının haklı bir nedene dayanmadığı somut olay üzerinden ortaya konulmalıdır.

Polis Suçu Görüp Müdahale Etmezse Meslekten Çıkarma Cezası Alır mı?

Polis memurunun görev sırasında gördüğü suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmaması 7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesi kapsamında meslekten çıkarma yaptırımına neden olabilir. Bununla birlikte “gerekli girişim” her olayda fiziksel olarak suçluya müdahale etmek anlamına gelmez. Olayın niteliğine göre merkezi bilgilendirmek, destek istemek, şüpheliyi takip etmek, eşkâl veya plaka bilgisi vermek ve adli süreci başlatmak yeterli veya gerekli olabilir. Bu nedenle personelin bütün davranışları birlikte değerlendirilmelidir.

Suçu Görmeden Sadece Duyduysa Müdahale Etmesi Gerekir mi?

Kanun yalnızca personelin “gördüğü” suçtan değil, aynı zamanda “bildiği” suçtan söz etmektedir. Bu nedenle personelin suç anına gözleriyle tanık olması zorunlu değildir. Görev sırasında güvenilir bir bilgi, belge, taraf beyanı veya başka mesleki kaynak üzerinden bir suçun işlendiğini öğrenmesi de gerekli girişimde bulunma yükümlülüğünü gündeme getirebilir. Bununla birlikte doğruluğu belirsiz söylenti ile güvenilir ve ciddi suç bilgisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Telsizden Yardım Anonsunu Duymadığını Söyleyen Polis Meslekten Çıkarılır mı?

Yardım anonsunun yapılmış olması tek başına ilgili personelin anonsu kesin olarak duyduğunu göstermez. Telsiz cihazının durumu, kullanılan kanal, personelin o sıradaki görevi, teknik kayıtlar ve anonsa cevap verilip verilmediği incelenmelidir. Personelin gerçekten çağrıdan haberdar olmadığı ortaya çıkıyorsa “yardımdan kaçınma” unsurunun nasıl gerçekleştiğinin disiplin makamı tarafından ayrıca açıklanması gerekir.

Olay Tehlikeliyse Yardıma Gitmemek Haklı Neden Sayılır mı?

Güvenlik hizmetinin niteliği belirli ölçüde tehlike ve risk içermektedir. Bu nedenle yalnızca olayın tehlikeli olması her durumda yardımdan kaçınmak için haklı neden oluşturmaz. Buna karşılık tek başına yapılacak müdahalenin açık biçimde sonuçsuz kalacağı veya daha büyük bir tehlikeye neden olacağı durumlarda personelin destek istemesi, olayın takibini sürdürmesi veya başka ekipleri yönlendirmesi uygun olabilir. Haklı neden değerlendirmesi olayın gerçek şartlarına göre yapılmalıdır.

Başka Bir Görevde Olduğu İçin Yardıma Gidemeyen Personele Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi?

Personelin yardım talebi sırasında başka bir görevi yürütüyor olması önemli bir değerlendirme unsurudur. Ancak diğer görevin varlığı tek başına otomatik haklı neden oluşturmaz. Devam eden görevin terk edilmesinin mümkün olup olmadığı, hangi görevin daha acil olduğu ve personelin yardım çağrısı için alternatif girişimde bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Somut şartlar personelin fiilen yardım edemediğini gösteriyorsa meslekten çıkarma hükmünün uygulanması ayrıca tartışılmalıdır.

Şüpheliyi Tek Başına Yakalamaya Çalışmamak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Kanun personelin her şartta tek başına şüpheliyle fiziksel mücadeleye girmesini zorunlu kılan bir ifade kullanmamaktadır. Esas olan suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimin yapılmasıdır. Silahlı veya sayıca üstün şüpheliler karşısında destek istemek, kaçış yönünü bildirmek, güvenli mesafeden takip etmek veya çevredeki ekipleri yönlendirmek gerekli girişimin parçası olabilir. Bu nedenle yalnızca şüpheliyi fiziksel olarak yakalamamış olmak üzerinden meslekten çıkarma sonucuna ulaşılmamalıdır.

Polis Suçu Savcılığa Bildirmezse Meslekten Çıkarma Cezası Alabilir mi?

Görev sırasında öğrenilen suçun niteliğine göre Cumhuriyet savcısının veya yetkili adli kolluk biriminin haberdar edilmesi suçun izlenmesi bakımından gerekli olabilir. Personelin suç işlendiğini açık biçimde bildiği halde adli sürecin başlamasını sağlayacak hiçbir girişimde bulunmaması 8/6-ı hükmü bakımından değerlendirilebilir. Ancak olayın suç niteliğinin açık olup olmadığı, personelin hangi bilgileri bildiği ve görev yetkisinin kapsamı somut dosya üzerinden araştırılmalıdır.

Polis Bir Arkadaşının Suç İşlediğini Görüp İşlem Yapmazsa Ne Olur?

Failin personelin arkadaşı, akrabası veya meslektaşı olması suçun izlenmesi ve yakalama için gerekli girişimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kişisel yakınlık nedeniyle görev gereklerinin yerine getirilmemesi 8/6-ı kapsamında ciddi disiplin sonucu doğurabilir ve olayın niteliğine göre yetki veya nüfuzun kişisel nedenlerle kötüye kullanılması gibi başka hükümleri de gündeme getirebilir. Bununla birlikte personelin gerçekten suçu bildiği ve failin suçla bağlantısını anladığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Yardım İsteyen Güvenlik Görevlisinin Talebi Hukuka Aykırıysa Yardım Etmek Zorunlu mudur?

Yardım talebinin hukuki niteliği de değerlendirilmelidir. Personelden açıkça hukuka aykırı bir fiile katılması beklenemez. Ancak yardım talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri süren personelin olay anındaki bilgi ve koşulları önem taşır. Açık hukuka aykırılık ile personelin yalnızca talebi uygun bulmaması birbirinden farklıdır. Bu nedenle “haklı neden” değerlendirmesi somut ve objektif gerekçelere dayanmalıdır.

Yardım Talebi Sözlü Yapılmışsa İspatlanabilir mi?

Yardım talebinin mutlaka telsiz veya yazılı sistem üzerinden yapılması şart değildir. Sözlü yardım çağrısı da tanık anlatımları, kamera kayıtları ve olayın diğer koşullarıyla ortaya konulabilir. Ancak meslekten çıkarma yaptırımının ağırlığı dikkate alındığında talebin ne şekilde yapıldığı, personelin bunu duyup duymadığı ve yardımdan açık biçimde kaçınıp kaçınmadığı mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.

Olay Sonrasında Tutanak Tutmak Gerekli Girişim Sayılır mı?

Olay sonrasında tutanak düzenlenmesi bazı durumlarda suçun izlenmesi için gerekli işlemlerden biri olabilir. Ancak yalnızca tutanak tutulması her durumda yeterli değildir. Şüpheli halen kaçıyorsa, mağdurun güvenliği tehlikedeyse veya deliller kaybolma riski taşıyorsa başka tedbirler de gerekebilir. Bu nedenle gerekli girişimin kapsamı olayın şartlarına göre belirlenir.

Suçlu Kaçtıktan Sonra Plakasını Bildirmek Yeterli midir?

Şüphelinin araçla kaçtığı olayda plakanın, aracın özelliklerinin ve kaçış yönünün derhal ilgili ekiplere bildirilmesi suçlunun yakalanması için önemli bir girişimdir. Bunun yeterli olup olmadığı personelin başka hangi imkânlara sahip olduğuna bağlıdır. Fiziksel takip imkânı bulunmayan personel açısından bu bildirim gerekli yükümlülüğün önemli kısmını yerine getirebilirken, takip imkânı bulunan başka bir olayda ek tedbirler beklenebilir.

Yardım Etmediği İleri Sürülen Personelin Kamera Görüntüsü Yoksa Ceza Verilebilir mi?

Kamera kaydının bulunması zorunlu değildir. Telsiz kayıtları, tanık anlatımları, görev çizelgeleri, telefon kayıtları ve başka delillerle fiilin ispatlanması mümkündür. Ancak meslekten çıkarma gibi ağır bir disiplin cezasında isnadın varsayımlardan değil, birbirini destekleyen somut olgulardan hareketle ortaya konulması gerekir.

Yalnızca Tanık İfadesiyle Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi?

Tanık beyanlarının delil niteliği somut olayın şartlarına göre değerlendirilir. Tanığın doğrudan ne gördüğü veya duyduğu, taraflarla ilişkisi ve beyanlarının diğer delillerle uyumu önemlidir. “Yardım etmek istemedi” şeklindeki yorum içeren ifade ile personelin yardım çağrısını duyduğunu ve açıkça reddettiğini doğrudan anlatan beyan aynı değildir. Disiplin makamı delillerin güvenilirliğini gerekçeli biçimde değerlendirmelidir.

Suç Gerçekte İşlenmemişse Suça Müdahale Etmeme Cezası Verilebilir mi?

8/6-ı hükmünün ikinci seçimlik hareketinde personelin bildiği veya gördüğü bir suçtan söz edilmektedir. Ortada gerçekte suç teşkil eden bir olay bulunmuyorsa bu madde kapsamında “suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması” unsurunun nasıl oluştuğu ayrıca değerlendirilmelidir. Bununla birlikte personelin olay anında suç işlendiğine ilişkin ciddi belirtiler karşısında yapması gereken başka görev işlemlerini yerine getirmemesi farklı disiplin hükümlerini gündeme getirebilir.

Polis Suçu Yanlış Değerlendirirse Meslekten Çıkarma Cezası Alır mı?

Personelin hukuki değerlendirme hatası ile bildiği bir suçu bilinçli biçimde takip etmemesi aynı değildir. Olayın ilk anda suç niteliğinin açık olup olmadığı, personelin mesleki tecrübesi ve sahip olduğu bilgiler önemlidir. Açıkça suç teşkil ettiği anlaşılabilecek bir fiil karşısında tamamen pasif kalmak ile hukuki niteliği gerçekten tartışmalı bir olayda yanlış değerlendirme yapmak birbirinden ayrılmalıdır.

Ceza Davasında Beraat Edilmesi Disiplin Cezasını Ortadan Kaldırır mı?

Ceza soruşturması ve disiplin soruşturması kural olarak birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle beraat kararı meslekten çıkarma cezasını her durumda otomatik biçimde ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte beraat kararında maddi olayın hiç gerçekleşmediğinin veya personelin isnat edilen davranışı gerçekleştirmediğinin kesin şekilde belirlenmesi halinde bu tespit disiplin işlemine karşı açılan davada önemli hale gelebilir.

Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?

Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Davada yardım çağrısının varlığı, çağrının personele ulaşıp ulaşmadığı, haklı nedenin bulunup bulunmadığı, personelin suçtan haberdar olup olmadığı, gerekli girişimin ne olduğu ve bu girişimin gerçekten yapılmadığının kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilebilir. Ayrıca soruşturma usulü, savunma hakkı, zamanaşımı ve işlemin gerekçesi de hukuki denetim konuları arasındadır.

Meslekten Çıkarma Kararına Karşı Dava Açma Süresi Ne Kadardır?

Kesinleşen disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir ve özel bir dava süresi öngörülmeyen idari işlemlerde genel dava açma süresi kural olarak altmış gündür. Bununla birlikte disiplin cezasında sürenin başlangıcı kararın kesinleşmesi ve personele tebliğiyle bağlantılı olduğundan, tebliğ tarihi ve kararın kesinleşme usulü somut dosya üzerinden dikkatle incelenmelidir.

Meslekten Çıkarma Soruşturmasında Avukatla Savunma Yapılabilir mi?

Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personel soruşturma evrakını inceleyebilir, tanık dinletebilir ve disiplin kurulu önünde kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü veya yazılı savunma yapabilir. Yardımdan kaçınma veya suça müdahale etmeme dosyalarında telsiz kayıtları, görev çizelgeleri ve diğer teknik delillerin savunmadan önce incelenmesi özellikle önemlidir.

Görev Sırasında Yardımdan Kaçınma Disiplin Cezası Mahkemede İptal Edilebilir mi?

Disiplin fiilinin bütün unsurlarının yeterli delille ortaya konulamaması, yardım talebinin personele ulaşmaması, yardım etmeme konusunda objektif haklı neden bulunması, personelin isnat edilen suçtan haberdar olduğunun kanıtlanamaması veya gerekli girişimin somutlaştırılmaması durumlarında meslekten çıkarma işleminin hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelebilir. Ayrıca savunma hakkının kısıtlanması, yetki veya zamanaşımı yönünden hukuka aykırılıklar da iptal davasında ileri sürülebilir.

Sonuç

Görev sırasında yardımdan kaçınma disiplin cezası, 7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesinde polis, jandarma ve Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli bakımından meslekten çıkarma yaptırımına bağlanmıştır. Bununla birlikte hüküm, her yardım edememe veya her suç olayına fiziksel olarak müdahale etmeme durumunu otomatik biçimde meslekten çıkarma sebebi haline getirmemektedir.

Maddenin ilk bölümünde, görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlisine haklı bir neden olmaksızın yardımdan kaçınma düzenlenmiştir. Dolayısıyla yardım çağrısının personele ulaşıp ulaşmadığı, personelin yardım sağlayabilecek durumda olup olmadığı ve yardım etmeme konusunda objektif olarak kabul edilebilir bir neden bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Maddenin ikinci bölümünde ise personelin bildiği veya gördüğü suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmaması yaptırıma bağlanmıştır. Burada personelin suça mutlaka bizzat tanık olması gerekmez. Görev sırasında edindiği güvenilir bilgi veya belgeler nedeniyle suçtan haberdar olması da somut olayın şartlarına göre yeterli olabilir.

Bununla birlikte personelin suçtan gerçekten haberdar olduğu ispatlanmadan, hangi girişimi yapması gerektiği belirlenmeden ve bu girişimin yapılmasının fiilen mümkün olduğu ortaya konulmadan yalnızca “suça müdahale etmedi” şeklindeki genel bir gerekçeyle meslekten çıkarma sonucuna ulaşılması disiplin hukukunun tipiklik ve bireysel sorumluluk ilkeleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle fiziki müdahale ile gerekli girişimde bulunma kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Her olayda personelin tek başına şüpheliyi yakalamaya çalışması gerekmez. Destek istemek, kaçış yönünü bildirmek, suç bilgisini yetkili makamlara aktarmak, şüpheliyi güvenli biçimde takip etmek veya olay yerini korumak da koşullarına göre gerekli mesleki girişim niteliğinde olabilir.

Bu nedenle 7068 sayılı Kanunun 8/6-ı maddesine dayalı bir disiplin soruşturmasında temel sorular; yardım talebi gerçekten yapıldı mı, personele ulaştı mı, personelin yardım etmeme konusunda haklı nedeni var mı, personel hangi suçu biliyor veya görüyordu ve suçun izlenmesi ile failin yakalanması için somut olarak hangi girişimi yapması bekleniyordu? şeklinde olmalıdır.

Bu soruların açık ve somut delillerle cevaplandırılmadığı bir soruşturmada meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu idari yargı denetiminde tartışılabilecektir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

HH
dijintrumyedek@gmail.com

https://hankahukuk.alternatifajans.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
13 dk
Genel
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri[…]

Devamını Gör
YAZI
16 dk
Genel
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası

Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanabilecek en ağır[…]

Devamını Gör
YAZI
14 dk
Genel
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b

Bir askerî personelin özel hayatındaki bir olay, kumar oynadığına ilişkin iddia veya[…]

Devamını Gör