TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri TSK’dan ayırma cezasıdır. […]

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri TSK’dan ayırma cezasıdır. Özellikle birden fazla disiplin cezası bulunan personel bakımından “Çok disiplin cezası aldım, TSK’dan atılır mıyım?”, “Disiplin cezaları nedeniyle ordudan atılabilir miyim?”, “TSK’dan ayırma kararı verilirse ne yapabilirim?” ve “TSK’dan ayırma cezasına dava açabilir miyim?” soruları gündeme gelmektedir.

Bu soruların cevabı, yalnızca personelin kaç kez disiplin cezası aldığına bakılarak verilemez. 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, belirli hâllerde disiplin cezalarının belirli bir yoğunluğa ulaşmasını TSK’dan ayırma bakımından önem taşıyan bir durum olarak düzenlemiş olmakla birlikte, somut olayın özelliklerinin, disiplin cezalarının hukuki geçerliliğinin ve personelin gerçekten disiplinsizliği alışkanlık hâline getirip getirmediğinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirmektedir.

Bu nedenle hakkında TSK’dan ayırma işlemi tesis edilen personel bakımından yalnızca son karara bakılması yeterli değildir. Karara esas alınan geçmiş disiplin cezalarının tamamı, bu cezaların veriliş şekli, kesinleşme durumları, ceza puanı hesabı, personelin savunmaları ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yapılan değerlendirme birlikte incelenmelidir.

TSK’dan Atılma Sebepleri Nelerdir?

TSK personeli bakımından görevden veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmaya neden olabilecek farklı hukuki mekanizmalar bulunmaktadır. Bunların tamamı aynı hukuki sebebe dayanmadığı gibi aynı personel grupları bakımından da aynı şekilde uygulanmamaktadır.

6413 sayılı Kanun kapsamında ise Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler Kanun’un 20. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda kanunda sayılan bazı ağır disiplinsizliklerin gerçekleşmesi hâlinde, kanunda öngörülen usul ve şartlar çerçevesinde Silahlı Kuvvetlerden ayırma yaptırımı gündeme gelebilmektedir.

Bunlardan biri de uygulamada özellikle çok sayıda disiplin cezası bulunan personel açısından önem taşıyan “disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek” hâlidir.

Dolayısıyla “TSK’dan atılma sebepleri nelerdir?” sorusunun cevabı yalnızca “çok disiplin cezası almak” şeklinde verilemez. Hangi personel hakkında hangi kanun hükmünün uygulandığı, fiilin niteliği ve ayırma cezasının hangi hukuki sebebe dayandırıldığı ayrıca incelenmelidir.

Çok Disiplin Cezası Almak TSK’dan Atılma Sebebi midir?

Bu soru, TSK personeli bakımından en fazla önem taşıyan konulardan biridir.

Bir personelin birden fazla disiplin cezası almış olması, tek başına her durumda otomatik olarak TSK’dan ayırma sonucunu doğurmaz. Bununla birlikte 6413 sayılı Kanun, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde disiplin cezalarının sayısı ve ceza puanlarının personelin TSK’dan ayrılmasına kadar varabilecek sonuçlar doğurmasını öngörmektedir.

Kanun’un 21. maddesinde, belirli dönemler içerisinde belirli disiplin ceza puanlarına veya belirli sayıda disiplin cezasına ulaşılması hâlinde bunun disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Buna göre son disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde 18 disiplin ceza puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam 12 veya daha fazla disiplin cezası alınması; son beş yıl içerisinde ise 35 disiplin ceza puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam 25 veya daha fazla disiplin cezası alınması Kanun’da özel olarak düzenlenmiştir.

Ancak bu düzenlemenin uygulanmasında hangi cezaların hesaba katıldığı ve bu cezaların hukuken geçerli olup olmadığı ayrıca önem taşımaktadır.

Kaç Disiplin Cezası Alınca TSK’dan Atılma Olur?

“Kaç disiplin cezası alınca TSK’dan atılırım?” sorusuna tek bir rakam üzerinden cevap vermek doğru değildir.

Çünkü 6413 sayılı Kanun’da yalnızca disiplin cezası sayısı değil, disiplin ceza puanı, disiplin amirlerinin sayısı ve belirli zaman aralıkları da dikkate alınmaktadır.

Kanun’un 21. maddesinde son disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl ve son beş yıllık dönemler bakımından ayrı eşikler öngörülmüştür. Bu nedenle personelin yalnızca toplam kaç disiplin cezası bulunduğuna bakmak yeterli değildir. Hangi cezaların hangi tarihlerde verildiği, hangi cezaların kesinleştiği ve hangi puanların hesaba katıldığı belirlenmelidir.

Bunun yanında, personel hakkında 6413 sayılı Kanun’un 20/1-f maddesi kapsamında ayrıca değerlendirme yapılmışsa, yalnızca 21. maddedeki matematiksel eşiklerin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, disiplinsizliğin gerçekten alışkanlık hâline gelip gelmediği veya personelin aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olup olmadığı da önem taşıyabilir.

Disiplinsizliği Alışkanlık Hâline Getirmek Ne Demektir?

“Disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek” günlük hayatta kullanılan bir ifade değil, 6413 sayılı Kanun’da özel olarak tanımlanan hukuki bir kavramdır.

Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde bu durum, disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık hâline getirmek veya alınan disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamak şeklinde düzenlenmiştir. Danıştay kararlarında da bu düzenleme aynı şekilde aktarılmaktadır.

Burada iki ayrı durumdan söz edilmektedir.

İlk durumda personelin disiplini bozucu tavır ve davranışları süreklilik kazanarak alışkanlık niteliğine ulaşmaktadır.

İkinci durumda ise personel daha önce disiplin cezaları almasına rağmen davranışlarını düzeltmemekte ve disipline aykırı davranışlarını sürdürmektedir.

Bu nedenle tek bir disiplin olayı ile disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek aynı şey değildir.

Disiplin Cezalarına Rağmen Islah Olmamak Ne Demektir?

6413 sayılı Kanun’un 20/1-f maddesinde kullanılan “aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamak” ifadesi, özellikle geçmişinde birden fazla disiplin cezası bulunan personel bakımından önemlidir.

Burada yalnızca personelin daha önce ceza almış olması yeterli değildir. İdarenin, verilen disiplin cezalarına rağmen personelin neden ıslah olmadığını ve hangi yeni davranışların bu değerlendirmeyi desteklediğini ortaya koyması gerekir.

Örneğin personelin daha önce farklı ve birbirinden tamamen bağımsız olaylar nedeniyle disiplin cezası almış olması ile aynı veya benzer nitelikteki disiplinsizlikleri tekrarlaması arasında hukuki açıdan fark bulunmaktadır.

Bu nedenle TSK’dan ayırma işlemine karşı açılan davalarda, geçmiş disiplin cezalarının yalnızca sayısal toplamına değil, hangi fiiller nedeniyle verildiklerine ve personelin sonraki davranışlarıyla nasıl bir bağlantı kurulduğuna da bakılması gerekir.

Her Disiplin Cezası Disiplinsizliği Alışkanlık Hâline Getirmek Anlamına Gelir mi?

Hayır.

6413 sayılı Kanun’un 20/1-f maddesindeki düzenlemenin varlık sebebi, personelin bir defa veya münferit olarak gerçekleştirdiği her disiplinsizliğin TSK’dan ayırma sonucunu doğurması değildir.

“Alışkanlık” kavramı, davranışların sürekliliğini ifade etmektedir. Bu nedenle personelin geçmişinde disiplin cezalarının bulunması önemli olmakla birlikte, cezaların tamamının aynı davranış biçiminin göstergesi olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

Ayrıca 6413 sayılı Kanun’un 21. maddesinde belirli ceza puanı ve disiplin cezası sayılarına ilişkin özel düzenleme bulunduğundan, 20/1-f maddesindeki genel düzenleme ile 21. maddedeki özel düzenlemenin birbirinden ayrılması gerekir.

Disiplin Cezaları Nedeniyle Ordudan Atılma Nasıl Olur?

Disiplin cezalarının personel hakkında TSK’dan ayırma sonucunu doğurabilmesi için uygulanacak hukuki mekanizma, personelin statüsüne ve işlemin dayandığı kanun hükmüne göre değişmektedir.

6413 sayılı Kanun bakımından Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, yüksek disiplin kurulları tarafından verilen ağır bir disiplin cezasıdır. Anayasa Mahkemesinin kararlarında da 6413 sayılı Kanun kapsamında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının yüksek disiplin kurulları tarafından verildiği belirtilmektedir.

Bu nedenle personelin hakkında ayırma sürecinin başlatılması ile kesin olarak TSK’dan ayrılması aynı aşama değildir. Sürecin hangi aşamada bulunduğu, personelin savunmasının alınıp alınmadığı ve kararın hangi makam tarafından verildiği ayrıca incelenmelidir.

TSK’dan Ayırma Cezası Nedir?

TSK’dan ayırma cezası, personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine neden olan ağır bir disiplin yaptırımıdır.

6413 sayılı Kanun’un 20. maddesi, bu cezayı gerektiren çeşitli disiplinsizlikleri düzenlemektedir. Bunlardan biri de disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmektir.

Bu nedenle “TSK’dan ayırma cezası” ile sıradan bir disiplin cezası arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Ayırma işlemi personelin yalnızca bir disiplin sicili kaydını değil, doğrudan doğruya Türk Silahlı Kuvvetlerindeki mesleki statüsünü etkileyebilmektedir.

TSK’dan Ayırma Kararı Verilirse Ne Yapmalıyım?

TSK’dan ayırma kararı verilmesi hâlinde öncelikle kararın tebliğ tarihi tespit edilmelidir. Ardından kararın hangi kanun hükmüne dayandığı ve personelin hangi fiilleri nedeniyle ayırma yaptırımına tabi tutulduğu belirlenmelidir.

Bunun ardından ayırma işlemine dayanak gösterilen geçmiş disiplin cezalarının tamamının incelenmesi gerekir.

Özellikle cezaların hukuka uygunluğu, kesinleşme durumları, ceza puanı hesabına dahil edilip edilmedikleri, personelin bu cezalara karşı daha önce yaptığı başvurular ve varsa mahkeme kararları ortaya konulmalıdır.

Çünkü son ayırma işleminin hukuka uygunluğu, bazı durumlarda geçmiş disiplin cezalarının hukuki durumuyla doğrudan bağlantılı olabilir.

TSK’dan Ayırma Cezasına İtiraz Edilebilir mi?

TSK’dan ayırma işlemleri bakımından izlenecek hukuki yol, işlemin niteliğine ve ilgili mevzuata göre değerlendirilmelidir.

Özellikle ayırma kararının tebliğ edilmesinden sonra dava açma süresinin geçirilmemesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kararın içeriği ve tebliğ tarihi görülmeden yalnızca genel bilgi üzerinden hareket edilmemelidir.

Ayrıca ayırma kararına karşı açılacak davada, yalnızca “disiplin cezası haksızdır” şeklindeki genel bir iddia yerine, işlemin hangi hukuki ve maddi sebeplerle hukuka aykırı olduğu ortaya konulmalıdır.

TSK’dan Ayırma Cezasına Dava Açılabilir mi?

Evet. Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, yargısal denetime tabi bir işlemdir. 6413 sayılı Kanun’un yargı denetimine ilişkin düzenlemeleri kapsamında yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezalarına karşı dava yolu bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezalarının yargı denetimine tabi olduğu açıkça ele alınmıştır.

Bu nedenle TSK’dan ayırma davası, ayırma kararının hukuka uygunluğunun idari yargı tarafından denetlenmesini sağlayan önemli bir hukuki yoldur.

TSK’dan Ayırma Davası Nasıl Açılır?

TSK’dan ayırma davasında öncelikle dava konusu işlemin kesin ve uygulanabilir bir idari işlem olup olmadığı belirlenmelidir.

Ardından işlemin tebliğ tarihi tespit edilmeli ve dava açma süresi içerisinde görevli ve yetkili idari yargı merciine başvurulmalıdır.

Dava dilekçesinde ise yalnızca personelin kendisini haklı gördüğünü açıklamak yeterli değildir. Ayırma işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka aykırılıkları somutlaştırılmalıdır.

6413 sayılı Kanun’un 20/1-f maddesi bakımından özellikle “disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme” veya “aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmama” değerlendirmesinin hangi somut olaylara dayandığı ortaya konulmalıdır.

TSK’dan Ayırma Davasında Hangi Hususlar İncelenir?

TSK’dan ayırma davasında mahkemenin önüne yalnızca son ayırma kararı gelmez. İşlemin dayanağını oluşturan maddi olayların ve hukuki değerlendirmelerin de incelenmesi gerekir.

Bu nedenle soruşturma dosyası, disiplin cezaları, savunmalar, tanık ifadeleri, tutanaklar, ceza puanı hesaplamaları, Yüksek Disiplin Kurulu kararları ve diğer belgeler önem taşımaktadır.

Özellikle 20/1-f kapsamında işlem tesis edilmişse, personelin davranışlarının gerçekten süreklilik gösterip göstermediği ve geçmiş disiplin cezalarının personelin ıslah olmadığı sonucunu destekleyip desteklemediği somut biçimde değerlendirilmelidir.

Daha Önce Aldığım Disiplin Cezaları TSK’dan Ayırma Kararında Kullanılabilir mi?

Bu sorunun cevabı, cezaların niteliğine ve hukuki durumuna göre değişmektedir.

Geçmişte verilen disiplin cezaları, belirli şartlarda sonraki disiplin süreçlerinde dikkate alınabilir. Ancak bu cezaların hukuka uygun şekilde tesis edilmiş olması, ilgili mevzuata göre hesaba katılabilir nitelikte bulunması ve somut işlem bakımından hukuken kullanılabilir olması önemlidir.

Özellikle daha önce iptal edilmiş bir disiplin cezasının ayırma kararına esas alınması veya ceza puanı hesabında kullanılması, somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Anayasa Mahkemesi, geçmişte verilen bazı disiplin cezalarının TSK’dan ayırma veya sözleşmenin feshi gibi ağır sonuçlara ulaşabilmesi nedeniyle, bu cezaların yargısal denetiminin etkili olması gerektiğini vurgulamıştır.

İptal Edilen Disiplin Cezası TSK’dan Ayırma Kararında Kullanılabilir mi?

Bu husus özellikle önemlidir.

Eğer personelin geçmişte aldığı disiplin cezalarından biri yargı kararıyla iptal edilmişse, bu cezanın daha sonra TSK’dan ayırma işlemine dayanak yapılmasının sonuçları somut olay üzerinden incelenmelidir.

Özellikle ayırma işlemi 6413 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenen ceza puanı veya ceza sayısı üzerinden tesis edilmişse, iptal edilen disiplin cezasının hesaplamadan çıkarılması sonucunda kanunda öngörülen eşiklerin gerçekleşip gerçekleşmediği yeniden değerlendirilmelidir.

Bunun yanında Danıştay kararlarında, disiplin cezalarının hukuka uygunluğu ve ceza puanına etkisi ile birlikte, disiplin cezalarının verilme koşullarının da ayırma işleminin hukuka uygunluğu bakımından önem taşıdığı görülmektedir.

Disiplin Cezası Haksız Verildiyse TSK’dan Ayırma Kararı İptal Edilir mi?

Bu soruya her dosya bakımından otomatik olarak “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek mümkün değildir.

Ancak ayırma kararının dayanağını oluşturan disiplin cezalarının hukuka aykırılığı, somut olayın özelliklerine göre ayırma işleminin sebep unsurunu etkileyebilir.

Örneğin ayırma işleminin oluşmasında belirleyici olan bir disiplin cezasının daha sonra iptal edilmesi hâlinde, ayırma işleminin dayanağının değişip değişmediği değerlendirilmelidir.

Ayrıca ceza puanına dayalı ayırma bakımından iptal edilen cezanın toplam puanı kanuni eşik altında bırakıp bırakmadığı da önemlidir.

TSK’dan Ayırma Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Somut olayın şartları mevcutsa, TSK’dan ayırma işlemine karşı açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması talep edilmesi mümkündür.

Yürütmenin durdurulması, ayırma işleminin uygulanmasının dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasına yönelik bir hukuki koruma mekanizmasıdır.

Ancak yürütmenin durdurulması için kanunda öngörülen şartların somut olayda gerçekleştiğinin ortaya konulması gerekir. Bu nedenle yalnızca “işlem haksızdır” şeklindeki genel ifadeler yerine, işlemin neden hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğabilecek sonuçlar somutlaştırılmalıdır.

TSK’dan Ayırma Davasında Savunma Hakkı Önemli midir?

Evet.

TSK’dan ayırma gibi personelin mesleki statüsünü doğrudan etkileyen ağır bir disiplin yaptırımında savunma hakkı önemli bir hukuki güvencedir.

Anayasa Mahkemesi, 6413 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezalarının TSK’dan ayrılmaya veya sözleşmenin feshedilmesine kadar varabilecek sonuçlar doğurabildiğini ve bu süreçte etkili yargısal denetimin önem taşıdığını vurgulamıştır. Özellikle dayanak disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılmasının, daha sonra tesis edilen ayırma veya fesih işlemlerinin yargısal denetimini etkisizleştirebileceği belirtilmiştir.

Bu nedenle personelin kendisine yöneltilen isnatları bilip bilmediği, savunmasını hazırlamak için yeterli imkâna sahip olup olmadığı ve savunmasının karar makamınca değerlendirilip değerlendirilmediği incelenmelidir.

TSK’dan Ayırma Kararı Veren Makam Kimdir?

6413 sayılı Kanun kapsamında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, yüksek disiplin kurulları tarafından verilen ağır bir disiplin cezasıdır. Anayasa Mahkemesinin kararlarında da bu husus açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle personel hakkında ayırma sürecinin hangi makam tarafından yürütüldüğü ve nihai kararın hangi makam tarafından tesis edildiği önemlidir.

Yetki konusunda ortaya çıkabilecek bir hukuka aykırılık da, somut olayın özelliklerine göre ayırma işleminin hukuki denetiminde dikkate alınabilecek hususlardan biridir.

TSK’dan Ayırma Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

TSK’dan ayırma davasında mümkün olduğunca bütün disiplin dosyasının incelenmesi gerekir.

Özellikle ayırma kararı, Yüksek Disiplin Kurulu kararı, soruşturma raporu, personelin savunması, önceki disiplin cezaları, ceza puanı hesaplamaları, disiplin amiri kararları, varsa itiraz kararları ve daha önce açılmış davalara ilişkin mahkeme kararları önem taşımaktadır.

Bunların yanında personelin kendi lehine olan belgeleri de dosyanın bütünlüğü içerisinde değerlendirilmelidir.

Buradaki temel amaç, yalnızca son ayırma kararının neden verildiğini anlamak değil, idarenin ayırma sonucuna ulaşırken kullandığı bütün maddi ve hukuki dayanakları ortaya çıkarmaktır.

TSK’dan Ayırma Kararı İptal Edilirse Ne Olur?

Ayırma işleminin yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, somut olayın ve kararın içeriğine göre personelin görev ve özlük durumuna ilişkin sonuçlar ortaya çıkabilir.

Danıştay’ın bir kararında, daha önce 6413 sayılı Kanun kapsamında verilmiş TSK’dan ayırma cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi sonrasında, personelin görev dışında kaldığı döneme ilişkin maddi ve manevi zararlarının tazmini konusunda uyuşmazlık incelenmiştir. Kararda, iptal edilen ayırma işleminin doğurduğu zararlar bakımından idarenin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmiştir.

Bu nedenle ayırma kararının iptal edilmesi yalnızca personelin görev statüsü açısından değil, işlem nedeniyle ortaya çıkmış olabilecek mali sonuçlar bakımından da önem taşıyabilir.

TSK’dan Atılma Kararına Karşı Dava Açarken En Önemli Nokta Nedir?

En önemli noktalardan biri, ayırma kararının dayanağının doğru tespit edilmesidir.

Eğer idare personelin “disiplinsizliği alışkanlık hâline getirdiğini” ileri sürüyorsa, hangi olayların bu değerlendirmeye esas alındığı belirlenmelidir.

Eğer işlem ceza puanına veya belirli sayıdaki disiplin cezasına dayandırılmışsa, hesaplamanın kanuna uygun olup olmadığı incelenmelidir.

Eğer geçmiş disiplin cezaları ayırma işleminde kullanılmışsa, bu cezaların hukuki geçerliliği ve işlemle bağlantısı değerlendirilmelidir.

Bütün bu hususlar birlikte incelenmeden yalnızca “TSK’dan atılma kararı haksızdır” şeklinde genel bir iddia ileri sürülmesi, hukuki uyuşmazlığın esasını yeterince ortaya koymayabilir.

Sonuç: Çok Disiplin Cezası Almak TSK’dan Atılmak Anlamına Gelir mi?

Çok disiplin cezası almak, her durumda ve kendiliğinden TSK’dan atılmak anlamına gelmez. Bununla birlikte 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, belirli koşullar altında disiplin cezalarının belirli bir yoğunluğa ulaşmasını disiplinsizliğin alışkanlık hâline getirilmesi kapsamında değerlendirerek Silahlı Kuvvetlerden ayırma sonucuna bağlayabilmektedir.

Bunun yanında 6413 sayılı Kanun’un 20/1-f maddesinde, disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık hâline getirmek veya alınan disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamak TSK’dan ayırma cezasını gerektiren disiplinsizliklerden biri olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle hakkında TSK’dan ayırma işlemi tesis edilen personelin yalnızca “kaç disiplin cezam var?” sorusuna odaklanması yeterli değildir. Asıl olarak hangi disiplin cezalarının hesaba katıldığı, bu cezaların hukuka uygun olup olmadığı, cezaların kesinleşme durumları, ceza puanının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, olayların gerçekten bir alışkanlık oluşturup oluşturmadığı ve idarenin personelin aldığı cezalara rağmen ıslah olmadığını hangi somut gerekçelerle kabul ettiği incelenmelidir.

Özellikle daha önce verilen disiplin cezalarından bazılarının iptal edilmiş olması, cezaların hukuka aykırı şekilde tesis edildiğine ilişkin ciddi iddiaların bulunması, ceza puanı hesabında hata yapılması, aynı olayların birden fazla şekilde değerlendirilmesi veya personelin savunma hakkının etkili biçimde kullandırılmaması gibi hususlar, somut olayın özelliklerine göre TSK’dan ayırma davasında ayrıca ileri sürülebilecek hukuki meselelerdir.

Anayasa Mahkemesi de geçmiş disiplin cezalarının daha sonra TSK’dan ayırma veya sözleşmenin feshi gibi ağır sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle, bu cezaların yargısal denetiminin etkili olması gerektiğine dikkat çekmiştir.

Bu nedenle TSK’dan atılma, TSK’dan ayırma veya çok sayıda disiplin cezası nedeniyle ordudan ayrılma riskiyle karşılaşan personel bakımından, kararın yalnızca sonuç kısmının değil, kararın dayandığı bütün disiplin işlemlerinin ve disiplin dosyasının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

TSK’dan ayırma kararının tebliğ edilmiş olması hâlinde ise özellikle tebliğ tarihi, ayırma kararının hukuki dayanağı, dayanak gösterilen disiplin cezaları ve varsa ceza puanı hesabı gecikmeksizin incelenmelidir. Dava süresinin kaçırılmaması ve işlemin hukuka aykırılıklarının somutlaştırılması, yargısal başvurunun sağlıklı biçimde yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
dijintrumyedek@gmail.com

https://hankahukuk.alternatifajans.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
16 dk
Genel
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası

Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanabilecek en ağır[…]

Devamını Gör
YAZI
14 dk
Genel
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b

Bir askerî personelin özel hayatındaki bir olay, kumar oynadığına ilişkin iddia veya[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanuna göre fuhşa teşvik eden,[…]

Devamını Gör